Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Temmuz '07

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
423
 

Simitçinin oyu

Simitçinin oyu
 

Avanta-Torpil-Kuralsızlık... Bu üç düsturun bize ne kadar pahalıya mal olduğunu, gün gelip anlayabilecekmiyiz acaba!

Emeklilik yaşını düşürme vaadi ile yıllarca oy alan yönetimlerin, bugün sosyal güvencelerimizi getirdiği duruma ağlaşmanın ne faydası var?

Üniversite sayısını arttırmanın, hesapsızca mezun vermesi sonucu gelinen noktada, işsiz mezunlar yetiştirmesi gayet normal değilmiydi?

Bol keseden dağıtılan imar izin ve ruhsatlarının bedeli plansız yapılaşarak yaşanması cehennemi andıran şehirler meydana getirmek olmadı mı?

Her şeyin bir karşılığı olduğunu acaba ne zaman anlayacağız?

''Simitçi'' hayatında hiç bir şey düzelmediği halde yine aynı partiye oy verecekmiş! Çünkü düzenli olarak erzak yardımı alıyormuş. Bunun bedelinin aslında kendisine, ''eğitimsizlik'', ''sağlıksızlık'' ve ''adaletsizlik'' olarak döndüğünü idrak etmesi için ne yapmak lazım?
Bir zamanlar proje geliştirip, yardımlar yapmayı şiar edinmiş bir kulübe üye olmuştuk. Geri kalmış bölgelerdeki okullara yardım organizasyonları yapıyorduk. Çok bariz bir gerçeği yakından yaşadık: Götürdüğümüz yardımlar dağıtılacağı zaman, bize yardımcı olan ''ileri gelen'', öncelikler gözetiyordu. Bazan bir köşede boynu bükük bir ''mazlum'', hiç sesini çıkarmaz, çağrılmayı beklerken, ''ileri gelen''imiz kendi tanıdık ya da sevdiklerini öne sürerdi. Biz tabii ki buna müdahale eder ve elimizden geldiği kadar dağıtımda adalet gözetirdik. Ama bu her zaman mümkün olamaz ki...Yapılacak şey, burada, kişilerin inayetine gerek olmadan yürütülebilecek adaletli sistemler kurgulayabilmek olmalıydı. ''Aç birine balık vereceğine balığı tutmayı öğret.'' deyişine çok
katılıyorum.

Fakirlerin oyu, yine ''iktidar partisine''ymiş. Bugünkü yazısında, ''işleyiş''i, Meral Tamer mükemmel anlatmış. ''İşleyiş'' yine avanta ve torpil sistemlerine dayanıyor. Bunlardan faydalananların, zaten geçmişte de hep bu avantaları sağlayacağını vaadedenleri iktidara getirdiklerini düşünürsek, kendilerine dönen
bedelin ağırlığını artık görmelerini umut ederdik ama görmüyorlar demek ki...ne yazık!

Kavşaklarda çoğu zaman, yine kendilerini tıkayanların, çok acelesi olup başkalarının önünü kesenler olduğunu da izlemişimdir. Hem kendisi, hem de yol vermesi gereken tıkanır kalır, trafik de kördüğüm olur. Böylece hiç kimse yol alamaz. Her alanda bu şekilde bir yaşam tarzı, ne fena bir kader!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bırakın ruhunu makarna paketi fiyatına yobaza satanla, onurlu-bilinçli-gururlu yaşamayı seçen arasında fark olsun. Adalet, bireyin seçimleri doğrultusunda hakettiğini almasıdır. İyi ya da kötü, ceza ya da ödül.

turgenyev 
 08.03.2008 22:36
Cevap :
Peki ''Adalet'' varsa, biz niye hiç seçmediklerimiz tarafından yönetiliyoruz? Yoksa yeterince çabalamadığımız için mi ''Adalet'' böyle tecelli ediyor? Biz bunu mu hakediyoruz? Daha çok mu çocuk doğurmak lazımdı? Ne desek boş....  09.03.2008 11:15
 

Sorun insanların niteliklerinde...Bizler niteliği oluşturan ahlak, bilgi, zeka, beceri, liyakat vb. şeylerimizi geliştirirsek sorun zaten çözülecek...sevgi ve saygılar...

Ramazan Serdar 
 03.07.2007 22:13
Cevap :
Aslında belki de bir kısır döngü...Kırmaya çalışmak lazım. Katkınız için teşekkürler...  04.07.2007 8:46
 

Perşembe akşamı işim gereği gittiğim Rusya'dan döndüm. Avrupa'yı da uzun yıllar işim gereği bildiğimi zannediyorum. Yedi yaşına kadar ailesi tarafından özgür bir ortamda sevgi ve bilgi ile eğitilmeyen, hayata hazırlanmayan hiçbir bireyden; Ne öğrenci, ne arkadaş, ne vatandaş, ne sevgili, ne yüreği sevgi dolu bir eş, ne de trafikte kurallara uyan saygılı bir sürücü olamaz. Bu bilinmez mi? Bilinir elbet. Nedir çözüm? Ülkenize, ailenize, işinize veya eşinize inanmıyorsanız sevemezsiniz. Sevmeden de bunlar için asla çaba harcamaz ve fedakârlık yapmazsınız. Siz Rusya'da ve ülkemizde, ne kadar demokrasi olduğunu bilirsiniz. Gelişme özgürlük ortamında olur. Gerek ailede, gerek Ülkede. Sizin bahsettiğiniz "avanta, torpil" bir partinin değil sistemin hatasıdır. Bunun tartışılması gerekir. Asıl sorun burada yatmaktadır. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 01.07.2007 15:57
Cevap :
Sevgili blogdaşım, ben de zaten sorunu bir partiye değil sisteme atfetmeye çalışmıştım. Bireyden bahsediyorsunuz...Yönetimde olan ya da iktidarı talep edenlerin, toplumun bireylerden değil kendilerine biat eden cemaatlerden oluşmasını tercih ediyor olması çok açık bir gerçek. Tartışılması gerektiğini çok yürekten hissettiğim için bu yazıyı hazırladım. Bizler tartışmazsak, yerimize bunu kim tartışacak? Rusya'nın bize bir çok bakımdan benzemesiyle birlikte çok da ayrıldığı tarafları var.Sanki bir simetri ekseninin iki yanında gibiyiz. Bu yazıma ses verdiğiniz için teşekkürler...  01.07.2007 19:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 93
Toplam yorum
: 134
Toplam mesaj
: 32
Ort. okunma sayısı
: 1679
Kayıt tarihi
: 12.12.06
 
 

Ununu elemiş, eleğini henüz asmamış bir ''Mimar''ım. Hep özel sektörde çalıştım. Yoğun çalışma yılla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster