Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Eylül '14

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
2006
 

Sin Tapınağı / Şanlıurfa ve Kral Nabunaid'in rüya görümleri

Sin Tapınağı / Şanlıurfa ve Kral Nabunaid'in rüya görümleri
 

Sin Tapınağı / Şanlıurfa


Sin Tapınağı'nda görevli olan Sin'in takipçilerinden bir başrahibe olan Adda-Guppi, Tanrı Sin'e adaklar sunarak onunla görüşmek isteğini çok yoğun bir şekilde dile getirdi. Sin'e o kadar bağlıydı ki gece rüyalarında, vizyonlarında, imgelemlerinde onu sıkça görüyordu ancak reelde hiç görmemişti. Başrahibe Sin'den Harran'a tekrar dönmesini ve bölgenin krallığını da kendi oğlu Nabunaid aracılığıyla yeniden tesis etmesini istiyordu. Bir zaman sonra başrahibenin oğlu Nabunaid bazı rüyalar görmeye başladı. Bu rüyalarda kendisine mesajlar bulunmaktaydı ve bu mesajlar öylesine değerliydi ki, herkes bilsin diye bunları steller üzerine kaydetti.

Nabunaid'in rüyalarında bazı sıradışı özellikler vardı. En azından ikisinde, gezegenleri temsil eden ilahlar görünmüştü. Bir başkasında, ölmüş bir kralın hayaleti olayların gidişatında rol oynamış ve rüya içinde bir rüyayı anlatabilmek rüyayı iki kısma ayırmıştı. Kaydedilen bu rüyaların ilkinde, Nabunaid "Venüs gezegenini, Satürn gezegeninin, Ab-Hal gezegenini, Parlayan gezegeni ve Büyük Yıldız'ı; gökte yaşayan büyük tanıkları görmüştü. Rüyasında onlara sunaklar kurup uzun ömür, uzun bir saltanat ve dualarına Marduk'tan olumlu yanıt gelmesi için dualar etmişti. Sonra aynı rüyada veya bunun devamında gördüklerini, "Uzandı ve bir gece görümünde sağlığı yenileyen ve ölülere can veren Büyük Tanrıçayı gördüm. Uzun ömür bahşetmesi için ona da dua ettim ve yüzünü bana dönmesini rica ettim. Gerçektende döndü ve bana baktı. O parıldayan yüzüyle ki merhametini göstermekteydi." şeklinde kayda geçirmişti.

Nabunaid tarafından görülen bir başka rüyanın önsözünde onun, Marduk ve Sin'in göksel karşılıkları olan Büyük Yıldız ve Ay'ın kavuşumu nedeniyle endişeli bir hal aldığı anlatılmaktaydı. Rüyayı kendisinin anlatışı şöyle olmuştu: "Rüyada, aniden yanı başımda duran bir adam görüntüsü belirdi. Bana: 'Kavuşumda kötü bir işaret yok' dedi. Aynı rüyada benden önce tahta çıkmış olan kral Nabukadnessar'da bana göründü. Bir hizmetkarı olan bir arabada durmaktaydı. Hizmetkar, Nabukadnessar'a: 'Nabunaid'e söyle de şimdi gördüğü rüyayı sana bildirsin!' dedi. Nabukadnessar onu dinledi ve bana: 'Görmüş olduğun iyi alametleri bana söyle' dedi. Ona neşeyle: 'Büyük Yıldız ile Ay'ı gördüm ve Marduk'un gezegeni, göğün iyice yükseklerinden bana adımla seslendi.' diye yanıt verdim."

Bu görülen rüyalar Nabunaid'in annesi olan başrahibeye göre Tanrı Marduk ile Tanrı Sin'in, oğlu Nabunaid'in tahta çıkışına onay verdiği anlamına geliyordu. Hatta Nabukadnessar'ın da buna onay verdiği şeklinde yorumlanmıştı. Tüm bunlardan sonra Nabunaid tahta çıktı. Bunun karşılığında Sin Tapınağını yeniden inşa edeceğine söz verdi. Nabunaid Babil'in son etkili kralı oldu ve onun rüyaları Mezopotpmya uygarlıklarının sonunu Harran'a bağladı. (MÖ 555)

Bir zaman sonra gördüğü rüyada Marduk ile Sin birlikte durmaktaydılar. Marduk kendisini Sin'in Harran'daki Tapınağının yeniden inşasına hala başlamadığı için azarlıyordu. Buna karşılık kendisi de Medlerin Harran'ı kuşatması nedeniyle tapınağa zaman ayıramadığını söylüyordu. Marduk ise rahat olmasını Medlerin yakın zamanda Akamanış Kralı Keyhüsrev tarafından bozguna uğrayacağını söylüyordu. (Nabunaid bu stelin altına aldığı notta bunun gerçekleştiğini belirtmiştir.) Nabunaid sözünü tutup Sin Tapınağını yeniden inşa etti ancak krallığın verdiği kibirle baştan savma yapmıştı bunu.

Bir süre sonra krallığında kargaşalar çıkmaya başladı. Nabunaid Babil'e oğlu Belşassar'ı vali olarak görevlendirdi. Belşassar ülkedeki bu kargaşaların verdiği kötü havayı dağıtmak için komutanlarına bir şölen düzenlemeye karar verdi. Bu şölende Kudüs'ten yağmalanan kaplarla içilen şaraplar yudumlanırken birden herkesi korkutan alacakaranlık kuşağı filminden alınmış bir sahneye benzer bir olay yaşandı. Herkesin gördüğü bir duvarda birden bire bir el tarafından elyazısı bir yazı yazılmaya başlandı: "Mene, mene, tekel, parsin" diyordu yazı.

Belşassar hemen tercüme ettirme çabasına girişti ancak bu çaba sonuçsuz kaldı. Sonra bir bilge Daniel diye birinin bu yazıyı okuyabileceğini söyledi. Daniel rüyaları ve ilahi mesajları anlayıp yorumlamasıyla tanınan bir bilgeydi. Daniel huzura çağrıldı. Yazıyı yazan el çoktan kaybolmuştu ama yazı orada duruyordu.

Daniel kutsal kılınan kapların şarapla kirletilmesi sonucu bu yazının çıktığını söyleyerek şu şekilde yorumladı yazıyı:

"Mene: Tanrı senin günlerini saydı ve ona söz verdi.

Tekel: Terazide tartıldın ve eksik bulundun.

Parsin: Krallığın ikiye bölünecek Medler ile Persler'e verilecek."

Krallığın günleri sayılıydı, krallık bölünecekti ve Medler ile Perslerin eline geçecekti. Belşassar o gece öldürüldü ve Medli Darius krallığı ele geçirdi. Sonra da MÖ 539'da Akamanış kralı Keyhüsrev bu yazıda yazılanları tam olarak gerçekleştirmiş, Nabunaid'in krallığına son vermiştir.

Keyhüsrev'in ilk emri sürgünlerin ülkelerine dönmeleri ve kendi seçtikleri tapınaklarda özgürce ibadet etmelerine izin vermek oldu.(Bu silindir British Museum'da bulunmaktadır.) Sonra da Yahudi sürgünler için özel bir bildiri yayınlayıp onların Yahuda'ya dönüp Kudüs'teki tapınağı yeniden inşa etmelerine izin verdi. Bunu yapmıştı çünkü Kitabı Mukaddes'te "Kiroş'u(Keyhüsrev) doğrulukla harekete geçirecek, yollarını düzenleyeceğim. diyen Yahudi Tanrısı Yahweh'ti.

Tabletlerde, stellerde veya yazıtlarda buna benzer bir çok rüya, görüm ve vizyon kayda geçirilmiştir. Eski dönem tanrı ve tanrıçalarının bir uzaylı türü olduğunu ve adlarına Anunnakiler, Nefilimler ya da Neteru yani Muhafızlar dendiğini kabul eden bizlere göre bu türün rüyalara erişim teknolojileri bulunmaktadır. Bu sayede önceleri halk içinde görülen tanrı ve tanrıçaların bir müddet sonra görünmemeye başladıklarını ve isteklerini rüya, görüm ve vizyonlarla insanlara yaptırmaya çalıştıklarını rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu da sonuç olarak onları tanrılaştırmamıza vesile olmuştur. (Gök Türk)

Kaynaklar:

Zecheria Sitchin, İlahi Karşılaşmalar

http://www.urfahizmet.com/yazarlar/kose_yazilari/cigdem_koksal_schmidt/2203

http://encyclopedia2.thefreedictionary.com/Nabunaid https://archive.org/details/abuhabbacylinde00pringoog

http://en.wikipedia.org/wiki/Nabonidus

gülsen tunçkal bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 40
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 7021
Kayıt tarihi
: 07.06.11
 
 

1980 Artvin'de doğmuştur. Bursa'daki ilk, orta ve lise eğitiminden sonra 2001'de Dokuz Eylül Ünv...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster