Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ekim '10

 
Kategori
Sınavlar
Okunma Sayısı
2020
 

Sınav deyince… Amaç ne ?

Sınav deyince… Amaç  ne ?
 

Sınavın amacı önemlidir.


Sınav deyince bir ürperti kaplar çoğu kimseyi. Bazılarını huzursuz, tedirgin ve sinirli yapar. Hele bu sınav bir işe giriş sınavı ise durum daha da vahimdir.

Nedir sınav ? Sınav, kişi hakkında karar vermek için yapılır. Sonucunda kişi ya kazanır ya da kaybeder. Bazıları da bunu “hayat-memat meselesi” yapar.

Önemli olan neyin ölçüleceğidir. Yani sınavın amacıdır.

Başarı sınavında öğrencilere öğretilenler sorulur. Öğrencilerin öğrenip öğrenmedikleri – değerlendirme esasları ve kriterler dahilinde - ölçülür. Ders ünitelerinden sonra yapılan sınavlar veya testler bu amaçla yapılır. Çok yapanlarla, yapmayanlar ortaya çıkar. Ortak hatalar üzerinde durulur.

Sıralama sınavları ise bunu dışında yapılan sınavlardır. Bu sınavlarda adayların sıralaması amaçlandığından, soruların zorluk derecesi gittikçe arttırılarak en zor sorular hazırlanır. Böylece, SBS sınavlarında olduğu gibi yüzlerce birinci çıkması önlenir. Bu sınavlarla öğrencilerin yerleştirme işlemi yapılmamalıdır.

Aslında öğrencilere – öğrenim süresinde - uygulanan tüm test veya sınavların sonuçlarına göre; bazı sınavlarda “öğretmenlerin başarıları”, bazılarında “okulun başarıları”, ve bazılarında da “öğrencilerin bir yere yerleştirilmesi” amaçlanmalıdır. Bu yöntem Avrupa ve Amerika’da uygulanmaktadır.

Bizde uygulanmakta olan “performans denetimi” buna bir örnektir. Ancak, başarısız okul veya öğretmenler için neler yapılmalıdır? Yapılanlar yeterli midir? Verimli olmayan bu öğretmenler zaman zaman “hizmetiçi eğitime “alınmakta, yeterlilikleri için de sınavlardan geçirilmekte midir? Aynı şekilde “başarısız okullar” için de önlemler alınmakta mıdır?

İlköğretimde ve ortaöğretimde sınıfta kalmak zorlaştırılmaktadır. Sınavsız bir eğitim sisteminde iyi öğrenci yetiştirilemez, iyisi – kötüsü ayırt edilemez. “Sınıfta kalmak yok, ” dendiğinde, çocuklar ders çalışmaz. Borçlu geçmelerin sonunda, borcunu veremeyen öğrencileri neler beklemektedir? Amacı belli olmayan sınavlarla eğitimde başarılı olunamaz. Sınavların ne amaçla yapıldığının bilinmesi gerekir.

SBS. gibi sıralama sınavlarında, okul, öğretmen ve sistem değerlendirilmelidir. Öğrenciler değerlendirilmemelidir.

Sınav, sadece seçme ve sıralama için yapılmamalıdır. Aynı zamanda ölçme ve değerlendirme yapmalıdır. Fabrikalar üretimlerini test etmekte, hatalı ürünlerini geri çağırarak, değiştirmektedir. Öğrencilerimizi geri çağırabilir misiniz? Öyleyse eğitim sistemimizi çok iyi değerlendirmeliyiz.

Sözleşmeli öğretmen çalıştıran özel öğretim kurumları, öğretmenlere performansa göre maaş vermekte, öğretmenler de daha başarılı olmak ve işlerini kaybetmemek için, yoğun bir şekilde çalışmaktadır. Resmi okullarımıza göre, özel öğretim kurumlarında daha çok sayıda amaca uygun sınav yapılmaktadır. Bu da o okulun, öğretmeninin ve öğrencisinin daha ileriye gitmesi demektir.

Oysa resmi okullarımızda, öğretmenlerimiz çalışsa da – çalışmasa da aynı parayı almaktadır.

Sınavları hazırlayanların bilmesi gereken en önemli husus şudur.

Yazılı sınavlarda soru sayısı zamanla orantılı olmalıdır. Öğrencinin başarısı ölçülmek istenirse, ona soruları yanıtlaması için, öğretmenin “cevap anahtarını” hazırlama süresinin 3 katı zaman verilmelidir. Bir başka ifadeyle, sınav süresine uygun soru sayısı olmalıdır. Aksi takdirde “öğrencinin başarısızlığını” ölçersiniz.

Soruların hazırlanmasında genel kural, soruların yüzde 10’u çok kolay hazırlanır. Yüzde 20’si kolaydır. Yüzde 40’ı normaldir. Yüzde 20’si zordur. Yüzde 10’u ise çok zor hazırlanır. Bunu hazırlarken ve değerlendirirken de çok dikkat edilmelidir. Yoksa SBS.de olduğu gibi çok sayıda sınav birincisi görmek mümkündür. Ancak uluslararası sınavlarda öğrencilerimiz nedense bu birinciliklere ulaşamamaktadır.

Eğitimde başarı için, eğitim sürecinin her adımı kontrol edilmelidir. Çocuklarımızın yetiştirilmesi için emanet ettiğimiz öğretmenler her yıl ölçülmeli, değerlendirilmeli ve başarısına göre de ödüllendirilmelidir. Bunun için de amaca uygun “denetim” zamanında yapılmalıdır.

Öğretmenlerin hiç hastanede doktorluk yaptığını gördünüz mü? İmkansız, dediğinizi duyuyorum. Dersler boş geçmesin diye, ziraat mühendisi, avukat veya doktora okulda ders verdirirseniz, onlara teslim edilen öğrencilerin nasıl yetişmesini beklersiniz? Öğretmenin yerini kimse tutamaz.

Öyleyse, öğretmenlik nedir ?

“Öğretmenlik; özel alan eğitimi alan, pedagojik formasyonu olan, genel kültür isteyen özel bir ihtisas mesleğidir. Bir başka ifadeyle, öğretmenlik mesleği, insan ve toplum mimarlığı ve insan performansı mühendisliğidir. Bunun içindir ki, öğretmenler, eğitimdeki değişik organizasyonların en değerli varlıklarıdır.”

“Öğretmen, çağdaş toplumun bilinçli ve aydın, mesleğinin yeterli ve yetenekli bir üyesidir.”

“Bu üye, eğitimi bir bütün olarak görebilmek, belirli bir öğretim alanında uzmanlaşmak, mesleki bilgi ve becerilerini etkili olarak uygulamak durumundadır.”

Sevgiyle kalın. Saygılarımla.

Ali İhsan ÖZÇAKIR

MEB. Bakanlık Başmüfettişi (E)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 172
Toplam yorum
: 75
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 4512
Kayıt tarihi
: 07.04.09
 
 

50 yıllık eğitimciyim. İngilizce öğretmenliği ve Bakanlık müfettişliği yaptım. Bunca yıllık eğiti..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster