Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Haziran '08

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
335
 

Sınav diye diye anamız ağladı!

Sınav diye diye anamız ağladı!
 

Biri sizi sınıyor, siz de sınanıyorsunuz.

Sizi sınayan sistem rahat, keyfi yerinde. Sizler ise bir sıkıntı içindesiniz.

Kendinizi beğendirmek , seçtirmek, başarılı olmak istiyorsunuz. Sizin gibi milyonlarcası sınanmak için kapıda bekliyor.

Napolyon bile "Beni sınava götürmeyin de nereye götürürseniz götürün" demiştir.

Sınavlar, hayat memat meselesi gibi görüldüğü ve gösterildiği için, çocuklarımız sınava büyük bir baskı altında giriyorlar.

Ülkemizde sınav maratonu başlıyor. OKS VE ÖSS sınavı milyonlarca çocuğumuzu ve aileyi ilgilendiriyor.

Sınav öncesi ve sınav sırasında yapılması gereken davranışlarla ilgili pek çok uyarı ve bilimsel yazıları, kitle iletişim araçlarından okuyoruz veya duyuyoruz.

Tüm bunların sınava girecekler için bir yararı olup olmayacağı konusunda pek iyimser değilim. Neticede milyonlarca çocuk elenmiş, sınavı kazanamamış olacak. Bu çocuklar ruhsal bunalımlarıyla başbaşa bırakılacak. Acımasız yargı ve değerlendirmelerle karşı karşıya kalacaklar. Kimi tembel diyecek, kafasız diyecek, işe yaramaz olarak görecek !

Sınavın kendi olgusu, yaptırımı, adı, insanda bir baskı yapmaya yetiyor. Özellikle sistem, kontenjanlar, üniversiteler arasındaki kalite farkları, ekonomik şartlar, okul bitiminde iş bulabilme olasılıkları değerlendirildiğinde bunun sıkıntısı aileleri ve çocuklarımızı sıkıntıya sokuyor.

Çocuklarımız da, özellikle anne ve babalarının çabalarının boşa gitmemesini istiyorlar. Okul masrafları, dershanelere ödenen paralar, özel öğretmen paraları, ailelere bir yük getiriyor. Çoğu aile bunu zor şartlar altında yerine getirebiliyor.

Aileler, çocuklarından başarı bekliyor, çocuklar da bunu biliyor ve bu durum onlarda bir baskıya ve sıkıntıya neden oluyor.

Bu çocuklarımıza sistemin kurbanları demek çok yerinde bir olgu. Sistem milyonlarca çocuğumuzu baskı altında tutuyor, ruhsal yapısını bozuyor. Bu durum aileyi de etkiliyor onlarda bu sıkıntı yumağının içinde yuvarlanıp duruyorlar.

Yıllardır, bu sistem değişmeli diyen eğitimcilerin sesini kimse dinlemedi. Çocuklarımızı , gençlerimizi harcayan acımasız bu sistemi ne zaman değiştireceğiz. Milyonlarca mutsuzluğun içine yeni mutsuzlar ordusu katmaya devam mı edeceğiz.

Her çocuk farklı, her çocuğun zeka grubu farklı, farklı yetenekleri var.

Önemli olan çocuklarımızı temel eğitim sonrasında yönlendirmeye başlamalıyız. Bu yönlendirmeler, çocukların okul başarıları, yetenekleri. becererileri, ilgi alanları, çoklu zekâya uyan zekâ gruplarına göre bu çocuklarımızı yönlendirmeliyiz. Bu çocuklarımızın kendisini yetiştirmesi açısından da önemli bir zaman kazanımıdır.

Mevcut sınavların herşeyi doğru seçtiği konusunda büyük bir kuşkular var. Test sınavlarının devri geçti. Sınavların neyi seçtiği yargılanır duruma geldi.

Sınav diye diye... Çocuklarımız çocukluğunu, gençler gençliğini yaşayamıyor. Dershaneler kazanıyor, çocuklarımız ve gençlerimiz kaybediyor.

Bu yararsız sarmaldan kurtulmak için, sistemizi sorgulamayız ve değiştirmeliyiz. Bu konuda bilim adamı eğitimcilerimizi ve siyasi iktidarı göreve çağırmalıyız.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1409
Toplam yorum
: 1907
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1044
Kayıt tarihi
: 04.11.06
 
 

Emekli öğretmenim ve  emeklemeye devam ediyorum.  Emeklilik yaşamın sonu değil, yaşama yeni amaçl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster