Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Haziran '16

 
Kategori
Çocuk Psikolojisi
Okunma Sayısı
69
 

Sınav kaygısı nedir? Nasıl baş ederiz?

Öncellikle kaygı nedir ? Ve neden vardır ? Sorusuna cevap vermek gerekir.

Güçlü bir istek ya da dürtünün amacına ulaşılamayacak gibi gözüktüğü durumlarda belirginleşen tedirgin edici bir duygu diye tanımlayabiliriz. Kaygıyı tetikleyen bir çok durum olabilir. Genelde altında kaybetme, yok olma, hastalanma, başarısız olma, ölüm gibi ucu açık belirsizliğe sürükleyen duygular yatar.

Yapılan çalışmalar kişilerin kaygı düzeylerinin genetik (kalıtsal) olarak belirlendiğini göstermektedir. Genetik olarak birisi kaygıylıysa doğuştan itibaren kaygı kendisini göstermeye başlar. Bunlara örnek verecek olursak bebeklik döneminde başlayan huzursuzluk, uykusuzluk, iştahsızlık ya da aşırı yeme, gaz sancısı gibi sorunların altında çoğu zaman kaygı sorunları yatar. Çocuklar sosyaleşmeye başladıktan sonra çekingenlik, anne-babaya düşkün olma, beraber yatma isteği gibi sorunları altında da kaygı sorunları yatar. Çocuğumuz okul dönemine geldiğinde ise kaygı kendisini okula gitmek istememe, okulda ebeveynini yanında isteme, sınıfda sessiz olma, arkadaş ortamının fazla olmaması, sınav kaygısı gibi sorunlarla gösterir.

Her çocuk bir midir??? Hayır...Yaşadığı kaygı düzeyi ve çevresel faktörlerde bunu belirginleştirir... Yukarda da bahsettiğimiz gibi genetik olduğu için ebeveynlerde de kaygı olma ihtimali yüksektir. Çocuğumuz kaygılıyken aynı şekilde ebeveynlerinde kaygılı olması olan sorunu daha da artırır. Bazen ebeveynler hem kendilerindeki kaygıları hem de çocuklarındaki kaygıların farkında olmayabilir. Diğer insanlar onlara çok rahat gelebilir...

Diğer önemli bir nokta ise kaygı insanın yaşaması içi olmazsa olmaz bir duygudur. Sıfır kaygı da hayatla bağdaşmaz. Hayatta kalabilmek için kaygı olması gereken bir duygudur.  Fazlalığı ya da azlığı sorun yaratır. Kaygı olmadan gelişim ve değişim olmaz!!!

Kaygıyı kişi kendisi yaşar. Size göre gayet normal olan bir şey başkası tarafından çok ciddi , tehlikeli, zararlı olarak algılanabilir. Kaygılı insanların kaygılandıkları konu üzerine algıları çok açılmştır. Size göre çok saçma bir şeye kaygılı insan çok önem ve değer verebilir. Bundan dolayı kaygılı birisine boşver , kafayı takma gibi sözler anlamsız gelir. Aynı zamanda karşı taraftan anlaşılmadığı düşüncesi oluşur. Kaygılı insanları dinlemek ve onların bakış açılarından neden bu kadar kaygılandıkları konusunda empati kurmak önemlidir.

Bazen de çevresel faktörler, kaygılı insanların kaygılandıkları konu hakkında kaygılarının artmasına yol açar. Deneme sınavında kaçıncı oldun?, Komşunun çocuğu kaçıncı oldu?, Ne zaman ders çalışacaksın?, Sınava kaç gün kaldı?, Yeterince çalışmıyorsun, şimdi arkadaşlarınla buluşmak nerden çıktı?, Senin için saçımı başımı süpürge ettim, Çocuğum ders çalışsın diye dışarı çıkmıyoruz, Bütün paramızı özel ders ya da dersaneye verdik, Benim ailem beni dersaneye göndermemişti ben çocuğum için arabamı sattım dersaneye gönderdim gibi çocuk üzerinde ciddi psikolojik yük getiren cümleler konuşmak ya da ima etmek de çocuklarımızın kaygılarını artıran en önemli nedenlerden bir tanesidir. Bu baskılar bir günde oluşmaz. Her anne baba çocuğuna daha doğmadan bir statü belirler. O statüye ulaştırmak için elinden geleni yapar. Ama hiç bir zaman şu soruları ebeveynler kendilerine sormaz.. benim çocğum ne ister ? ya da  benim çocuğum bunları yapacak kapasitesi ya da yeteneği, ilgisi var mı?..Çoğu zaman daha çocuk doğmadan ebeveynleri tarafından gelecek yazılmıştır. Her şey istenildiği gibi gitmediği zaman baskı oluşmaya başlar. Aslında bu hem ebeveynleri hem de çocukarı olumsuz etkiler. 

Eğer çocuğumuzda bebekliğinden itibaren kaygı görüyorsak bu genetik olarak çocuğumuzda kaygının olduğunu gösterir. Şiddetine bağlı olarak da bu dönem dönem artıp azalır. Özellikle stresin artığı dönemlerde kaygı kendisini gösterir. Bunların başında da çocuklarının hayatının en önemli belirleyicisi olduğunu düşündükleri Teog ve Lys gibi sınavlar gelmektedir. Kaygının şiddeti çok önemlidir. Hafif kaygılar kişiyi olumlu etkileyebilir ama ne zamanı çocuğumuzun günlük hayatını bozmaya başladı o zaman yardım almamız gerekir. Sınav yaklaştıkça kaygılarımızın artması doğaldır ama zaten daha öncesinde de kaygılarımız varsa daha da artacağı aşikadır.

Yukarda bahsettiğimiz gibi kaygı bozuklukları genetik (kalıtsal) olabilir.Bir diğer kaygı bozukluğuna yol açacak neden diğer psikiyatrik bozukluklardır. Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu, Öğrenme Güçlükleri, Algılama Bozuklukları, Depresif bozukluklar tedavi edilmedikleri zaman sınav kaygısına yol açabilir. Bazende var olan kaygıyı daha da artırabilir.

Kaygı bozuklularına yol açan çevresel faktörlere bir kaç örnek verecek olursak ebeveynlerin kaygılı olması, çevre tarafından aşırı beklenti, çevre tarafından verilmiş aşırı değer, ebeveyn çatışması, yaşadığı travmatik olaylar, diğer kronik rahatsızlıkları sayabiliriz.

Öncellikle kaygıyla başedebilmek için kaygıya neden olan sebepleri iyi tespit etmemiz gerekir. Eğer bebeklikten itibaren kaygılarımız varsa muhakkak çocuk ve ergen psikiyatristlerinden yardım almamız gerekir. Davranışsal olarak ise biz ebeveynlere düşen görev çocuklarımızı kendi hedeflerimize ve hırslarımıza göre yönlendirmememiz gerekir. Hedeflerini kendilerinin belirlemesine yardımcı olmak ve hedeflerine ulaşmaları için lojistik destek vermemiz gerekir. Lojistik desteğe bir kaç örnek verecek olursak eksik dersleri varsa ders aldırmak, motive etmek, rahat huzurlu çalışabileceği ortam yaratmak...Henüz ergenlik dönemi tamamlanmadığı için eleştiri yapmamak, suçlayıcı olmamak gerekir ama yanlış yaptıkları konu üzerine önce onları dinlemek, fikirlerini almak, daha iyi nasıl olurdu üzerine konuşmak ve yaptıkları ile ilgili kendi geri bildirimlerinin almasına yardımcı olmak gerekir. Öncellikle ebeveynlerin rahat ve kaygısız olması gerekir.

Sınav öncesi ve sırasındaki heyecan için ne yapmalı???

Sınava kendimiz ve çevremiz ne kadar değer atfediyorsa sınav öncesi ve sırasında kaygılarımızın artacağı kesindir. Kendimiz çevresel faktörleri (anne ve babamızın verdiği tepkileri..) çoğu zaman değiştiremeyiz ancak stresimizi artıran ortamlardan (sürekli kaç net yaptın, kaç soru çözdün ..) kendimizi uzaklaştırmamız gerekir. Bazen bu durumların farkında olmayabiliriz. Örnek olarak kaç soru çözdün? son deneme sınavında kaç yanlış yaptın gibi sorular? biz farkında olmadan kaygımızı artırabilir.

Kaygı aynı zamanda bulaşıcıdır... Kaygılı arkadaşlarımız varsa  bu tür farkında olmadığımız etkilenmelerden kurtulmak için bu ortamlardan uzak durmamız gerekir. Kendimize kesin hedefler koymamız gerekir. Örnek olarak matematikten 2 yanlış yapmam lazım gibi..bu kesin hedefi koyar ve ondan uzaklaşırsak kaygılarımız yine artar. Ebeveynlerimiz kaygılıysa onların kaygılarını azaltmak gibi bir çabayada girmemiz gerekir. Sınav gecesi uykuya dalmakta diğer sorunlardan bir tanesidir. Burda yapmamız gereken ise uyumayı düşünmemiz gerekir. Düşündükçe uykumuz kaçar ve biz uykuyu kovalerken daha da stres yapıp uykumuz daha çok kaçar. Düşünmediğimiz zaman uyuruz:)....

Sınav anında da kaygılarımız artabilir. Bir kaç soru yapamadığımız zaman ya da bir soru da takıldığımız zaman süreyi yetiştiremeyeceğimiz kaygısı oluşur. Burda yine beynimizde aynı kısır döngü döner. Bir an için şunu unuturuz..Sınavlarda zor daha önce yapamadığımız sorular oldu mu?..evet..bundan sonrada olacak mı?..evet..ama o anı çok çoşkulu yaşarsak sanki bütün soruları yapayacağımız ya da sürenin yetişmeyeceği endişesi hakim olursa kaygılarımızın tuzağına düşmüş oluruz.Bu kısır döngüyü daha önceki deneyimlerimizle ve başardıklarımızla kafamızdaki oluşmuş anlık kaygıyı yok edebiliriz. Önümüze bakmak ,diğer sorulara geçmekte bir yöntemdir. Kaygılı kişi o an bütün sınavın zor sorularla dolu olduğunu düşünür aslında gerçek her sınavda 3-4 tane zor soru olduğudur. Bir an önce bu kısır döngüyü kırıp kendimizi motive edersek sınavda başarılı olmamız kaçınılmazdır. Kaygı anı en fazla normal şartlarda 3-4 dakika sürebilir ama biz düşündükçe ve kaygılandıkça bu süre artar.

Rahat olmak, daha önceki başarılarımızı aklımıza getırmeki bu kaygının birazdan geçeceği fikrine sahip olmakta kaygılarımızı azaltmamıza yardımcı olur.. Şimdiden herkese başarılar.. Her şey gönlünüzce olsun.. Bir emek verdiniz bunun karşılığı bir şekilde ortaya çıkar... Bu sınavlar ne ilk ve ne son olacak.. Hayattta bir çok sınav var bu da onlardan bir tanesi...

         

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 11
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1601
Kayıt tarihi
: 21.04.16
 
 

Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Adana                         www.fuatkircelli...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster