Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Ağustos '09

 
Kategori
Sınavlar
Okunma Sayısı
661
 

Sınavlar

Sınavlar
 

öss yolunda ömürler tükendi


YENİ ÖSS SİSTEMİ

Üniversiteye girişte iki aşamalı yeni sistem, 29 Ocak 2009 tarihli YÖK toplantısında kararlaştırılarak 21 Temmuz 2009 tarihinde kesinleştirildi. İki aşamalı yeni sistem 2010’dan itibaren uygulanacak. Birinci aşama Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS), İkinci aşama ise Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS) adıyla uygulanacak. Birinci aşama sınavı ikinci aşamaya girebilmenin barajı niteliğinde olacak.

Sınav sistemi, bir yandan alan sınırlamasını kaldırdığı için bir rahatlık oluştururken diğer taraftan da rakiplerin sayısında artış oluşturacağı için de bir tedirginlik oluşturuyor.

DEĞİŞİMİN GEREKÇELERİ

*Lise müfredatı ile ÖSS arasındaki uyumsuzluk.

*Üniversitelerin, akademik eğitimde “bilgi”nin gerekliliğine ve temel bilgilerden yoksun bir üniversite eğitiminin mümkün olamayacağına dair görüş bildirmeleri.

*Ölçme ve değerlendirme kriterleri bakımından daha geniş bir içeriğin ve konu yelpazesinin daha objektif sonuçlar verecek olmasının anlaşılması.

*Bilimsel zorunluluğun ve toplumsal beklentinin de bu yönde olması.

*Eski sistemin bir anlamda ömrünü tamamlaması.

*1 puan aralığına düşen öğrenci sayısının istatistiksel olarak çok fazla alması.

*Bir öğrencinin bütün puan türlerinde birinci olma olasılığının, sınavın objektifliğine gölge düşürmesi.

*Öğrencilerin bazı derslerden sıfır çekmelerinin bir kader haline gelmesi.

*Minimum puanların oluşmasında, daha doğrusu üniversiteye yerleşmede yaşanan dengesizliklerin taban puanların oluşumunda istikrarsız bir ortam yaratması.

NELER DEĞİŞTİ ?

*Müfredat (konu ve soru içeriği)

*Sınavdaki soru dağılımları

*Cevaplanması gereken soru sayıları

*Puan türleri, hesaplama modeli ve katsayılar

*AOBP katkı oranları

*Meslek Liseleri’nin müfredatı (Temel fen, Türkçe, sosyal, temel matematik dersleri meslek liselerinde anlatılmak zorundadır)

*Zaman kullanımı ve sınav süresi

*Ayrıca sınava hazırlayan kurumların profesyonelliğini ölçen kriterler

DEĞİŞİMİN OLUMLU YANLARI

*Öğrencileri sınava hazırladığını zanneden amatör kursların ve tecrübesiz öğretmenlerin yerine profesyonel kurumların ve kaliteli öğretmenlerin daha ön plana çıkacak olması.

*Alana dayalı derslerin sorularının ve katkılarının artırılması. Böylece öğrencinin alan dışı derslerle meşgul olmayarak kendi alanına yoğunlaşacak olması.

*Meslek liselilere daha dar ama bildikleri bir müfredatın sunulması.

*Her puan türünde ayrı bir birincinin çıkma olasılığının önünün açılması.

*Sınavın, yükseköğretim programlarının minimum (taban) puanlarının oluşmasında sistematik bir denge oluşturacak şekilde yeniden düzenlenmesi.

*Adayların Sosyal Bilimler, Fen Bilimleri gibi ders grupları başarısı yerine Tarih, Coğrafya, Fizik, Kimya… gibi ders başarılarını ölçmek.

*Adaylara her dersin sorularını cevaplamak için belli bir süre vererek ders puanlarının eşit koşullarda elde edilmiş, karşılaştırılabilir ölçütler olmasını sağlamak. Her sınavda adayların 10-15 ders yerine, birbiriyle ilişkili birkaç dersle ilgili soruları yanıtlamalarını sağlamak.

"VELİLERDEN ŞİKYET GELDİ AMA HİÇBİR ŞEY ALT ÜST OLMUYOR"

Yeni sistemin açıklanmasının ardından bazı velilerden, 'Çocuğum bir buçuk yıl sonra sınava girecek. Bugünkü sisteme göre hazırlığımızı yapmıştık. Her şey alt -üst oldu.' şeklinde yakınmalar geldiğini aktaran Yarımağan, "Hiçbir şey alt - üst olmuyor." dedi.

Öğrencinin alan seçmesinde ya da hazırlanmasında hiçbir fark olmadığını aktaran ÖSYM başkanı Yarımağan: “Sınavın tek farkının öğrencini bir sınav yerine, ayrı zamanlarda üç sınava girecek olması.” dedi. Daha rahat bir ortamda, daha çok soru cevaplayacak. Bu sistemin öğrencinin lehine bir sistem olduğunu düşünüyorum.

Alan Dışından Kazanmak Kolay mı?

Yeni sistemde alan farkı kaldırıldı. Puanına güvenen herkes istediği programı tercih edebilecek. Örneğin fen alanı çıkışlı bir aday Hukuk, TM çıkışlı bir aday isterse Tıp tercihi yapabilecek.

Branşlar arasında katsayı farkı kalmadı. Ancak katsayı farkı kalmadı diye Sosyal Bilimler'den mezun bir öğrenci önümüzdeki yıl tıp fakültelerine veya mühendislik fakültelerine bu senekine göre daha fazla gidecek anlamına gelmez. Çünkü o programların puan türü Matematik-Fen (MF) puan türü ve bu puan türünde başarılı bir sonuç elde etmek için de lisede okutulan Matematik, Geometri, Fizik, Kimya ve Biyoloji konularını bilmek gerekir. Ancak çok özel durumlarda öğrenciler okumadıkları derslerle ilgili bilgiyi edinip öbür programlara giderler. Yoksa örneğin mühendislik programlarına gitmek için ana kulvar liselerin fen koludur. Sonuç olarak bir öğrenci ne mezunu olursa olsun istediği fakülteye gitme imkânına sahiptir. Alan dışı diye bir şey söz konusu değil. Ancak bunu denemek diğerlerini de kaybetme riskini beraberinde getirir.

''Meslek lisesi mezunu öğrencilerin gidebilecekleri alanlarla ilgili bir düzenleme yapılmadı. Mezunların ek puan alacakları programlarda bir değişiklik olmayacak, diğer programları da zaten herkes tercih edebilecek. Gelecek yılki sistemde katsayılar eşitlendiği için diğer programlara başarılı öğrencilerin gitme şansı daha yüksek olacak. Eğer meslek liseliler birinci aşamanın alan dışı konularını ihmal ederlerse meslek yüksek okullarını düz liselilere kaptırama ihtimalleri yüksek olacak. Çünkü sınavsız geçişler de yeni sistemde kaldırıldı.

Teknik liseden gelen bir öğrencinin Fen ve Matematik testlerinde başarılı olup, sınavdan iyi bir derece elde etmesi mümkün olabilir, ama örneğin endüstri meslek lisesinin belirli bir alanından gelen öğrencinin o düzeyde başarılı olma şansı yoktur. Bu yüzden meslek liseliler için beklentilerin çok ileri gitmemesi lazım. Tabii ki, çok başarılı meslek liseliler, önlerinde katsayı farklılığından doğan bir engel yok veya bu engel küçük ise az da olsa başarma şansları vardır. Ancak katsayı eşit uygulansa da, müfredat nedeniyle, meslek liselilerin lisans programlarına gitmesinde zorluk vardır.

Diyelim bir meslek liseli öğrenci, bir mühendislik programına gitmek için, matematik ve fen testlerine cevaplaması gerekir. Oysa liselerde okutulan matematik ve fen dersleri o meslek lisesinde okutulmadıysa, bir kısmı eksik okutulduysa, öğrencinin bu açığı gidermesi çok zor olacak. Birinci sınav puanlarıyla mühendisliklere ve diğer birçok programlara girmek mümkün gözükmüyor. Çünkü birinci basamağın ancak %40’ı ikinci basamağı etkileyecek.

ÖSYM başkanını düşüncesi de (“Zaten meslek lisesinin amacı öğrenciyi mühendisliğe hazırlamak değildir”) bunu ortaya koyuyor.

Soruların Zorluk Derecesi Ve Şans Faktörü

''Soruların zorluk derecesi ve içeriğiyle ilgili bu yıla göre bir değişiklik olmayacak. Zaten bu sınav sisteminde yapılan değişikliğin amaçlarından bir tanesi öğrencinin bilgisini daha detaylı ölçüp şansın rolünü azaltmak. 2009 yılında Psikoloji'den 3-4 soru soruldu. Bir yıl süreyle okutulan bir konudan 3 soruyla öğrencinin bilgisini sağlıklı bir biçimde ölçmek zor. O zaman şans faktörü ön plana çıkabiliyor. Sorular adayın bildiği konulardan gelirse şanslı, bilmediği konulardan gelirse şans azalıyor. Daha çok soru sorduğunuzda şans ve şansızlık faktörünün rolü azalacak. Daha zor sorular olmayacak. Müfredatla sınırlı olacak ve bu seneki soruların benzerleri olacak. Sadece soruların sayısı artacak.

Devam edecek.

İsmet Yalçınkaya

Kimya Öğretmeni

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 137
Toplam yorum
: 45
Toplam mesaj
: 17
Ort. okunma sayısı
: 1472
Kayıt tarihi
: 23.06.08
 
 

1963 yılı Trabzon Of doğumluyu. Emekli Öğretmenim Eğitimle ilgili konulara ilgim uzun yıllar önce..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster