Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Hikmetullah Yetkin Gazeteci Yazar

http://blog.milliyet.com.tr/hikmetullahyetkin

16 Ocak '13

 
Kategori
ÖSYS
Okunma Sayısı
96
 

Sınavlı insanlara ne denilmeli

Sınavlı insanlara ne denilmeli
 

Araştırmacı Yazar ve Şair: Hikmetullah Yetkin


Sınavın ne kadar kolay olduğunu ve bu sınavın sadece ezber yönteminde olmadığını bilmekteyiz. Unutmayın ki zeki insan heyecan, stres ve kaygıyı yaşar. Çalışmayan insan için her şey aynıdır. Zaten bizim amacımızda zeki insanları kaybetmemek tabi ki arada bir araçlarda tekleye bilir. Bu araçları bakıma götürmediğiniz sürece daha çok hasarlar vermeye ve kullanılmaz hale gelmeye başlar. Bunları aşmak içimde motiveyi sağlamak gerek yani ilacı bende demek gerek. Bu tip hastalar diyelim. Belirli psikolojik ve fizyolojik değişiklikler göstermektedir. Bunlar,Performans gösterilmesi gereken durumlarda, kişi sınandığını hissediyorsa zihinsel, davranışsal, bilişsel ve duygusal bazı belirtiler ortaya çıkar. Eğer dikkat edilmezse gittikçe artan bu belirtiler kişinin mevcut potansiyelini göstermesine engel olacak düzeyde rahatsızlık yaratır. Fiziksel boyutta zarar görmekten çok zihinsel yapıda değişmemize en büyük etken de olumsuz düşüncelerdir. Şayet; olumsuz düşünceleri kafa yapımızda düşürmemiz gerekir.

Genelde bu tip kuramlar kurarız.‘Başaramayacağım’ ‘Anlamıyorum’ ‘Arkadaşlarıma nasıl anlatırım düşük aldığımı ’ ‘Hayatta kazanamam’ ‘Zaten şimdiye kadar neyi başardım ki’’ Ben artık bir umut beklemiyorum.’ düşünceleri. Unutkanlık, dalgınlık, konuları anlayamama, soruları okuyamama kavramı ortaya çıkar bu tür travmalar başarmayı zedelediğini bilmemiz gerek. Bedensel durum belirtilerinde el ve ayaklarda terleme, soğuma, kalp çarpıntılarının hızlanması, kulak uğuldaması, mide ağrısı, bulantı, aşırı bağırsak hareketleri (kabızlık, ishal), baş ve boyun ağrıları, üşüme, ağız kuruluğu, bedensel yorgunluk, halsizlik, uyku yoğunluğu vb… durumlar görülmektedir.

Duygusal yoğunluğa bakıldığında karamsar, endişe, panik, korku, heyecan, diksiyon, güvensizlik, isteksizlik vb olaylar görülmektedir. Duygusal noktaların ağır basması ruhsal boyutta farklılıklar yaratmasına ve daha iyi bir verim düşüklüğüne sebep olmaktadır. Bu duygusal noktada aileyle ilişkisinin düşmesine, arkadaş ortamının yok olmasına, ders isteğinin azalmasına, başka bir nesneyle beraber olma eylemini daha çok istemesine, sebep olmaktadır. Bu tip sorunlar, başarının düşmesi, motive ve verimin minimum seviyeye inmesine sağlamaktadır.  Bu tip durumlarda yalnız kalınmalı ve sevilmeyen bir nesneyi ya da bir varlığa ilgi duyması daha makbul geçmektedir. Tabi ki bu durumu fazla uzatmamak kaidesiyle bir nesneyi ya da bir varlığa değer verilmelidir. Evet, asıl konuya geldiğimizde insan dediğimiz varlıkların beyinleri var. Velâkin o beyinde ki aklı nasıl ve hangi şekilde kullanılacağını pek çoğumuz anlayamamaktayız. Tabi ki bu sınava girecekler veya farklı bir travma yaşayanlar hariç.  Bu tip hastalar, genelde bedensel ve fiziksel boyutta ayrı bir noktayı görmeleri ve o noktada yoğunlaştıkça beyinin yorulmasına sebep olmasını görmekteyiz. Bunu atlata bilmek için, daha çok soruya yoğunlaşmaları ve ‘Ben başarırım, Ben zekiyi, Ben akıllıyım.’ Diyerek kendilerini iyi hissetmelerini sağlamalarıdır.  Ezbere yapmak yerine bol bol tekrar etmeleri, konuyu bilmeseler bile o konu hakkında araştırmalar yapmaları daha rahat edecektir. “Unutmayın ki zor olan bir şey yoktur. Aslı zorluk insanların çalışmamasıdır.”

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 115
Toplam yorum
: 16
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 897
Kayıt tarihi
: 15.10.12
 
 

Susmak en iyi cevap olsa gerek. Basitin yorumu, ağırın taşını sayar sadece...  Hikmetullah Yetkin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster