Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Aralık '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
400
 

Sine-i Aşiret

Hem Türk fuarını ziyaret etmek hem de ticaret olanaklarını araştırmak için bir kaç günlüğüne Erbil'e gittim.

Havaalanına indikten sonra yıllardır Erbil'de koşuşturan ağabeyim, okuldaşım S. Kutsal'ın yardımları ile yer ayırttığı Erbil dışındaki Khanzad otele doğru taksiyle yola koyulduk. Taksi şöförü yolculuk süresince bize İbrahim Tatlıses dinletti ve söyledi-)

Yol boyunca sağlı sollu inşaat projelerini görmeye başladık; "American Village", "Family Land" ve "International School"u geçip otelin girişindeki bariyerleri aştıktan sonra otele giriş yaptık.

Ertesi gün hem Erbil'deki Türk fuarını hem de etrafı dolaştık. Kempinski Otel olarak başlayıp Dedeman Otel'e dönen otel projesi, "Dream City", "Engineers City", Maiji Mall (bitmiş), İstanbul'dan sökülüp Erbil'e getirilen Tatilya ve daha bir çok projeyi gördük. Her proje en az 1000-1500 konuttan oluşuyordu. Hemen hepsinin ismi "İngilizce"ydi...Hepsi başlamıştı da bir türlü bitememişti! Ama arazilerin etrafı duvarlarla, çitlerle çevriliydi...

Herkesin altında Toyota, Nissan ağırlılı cipler ve arabalar vardı. 30-40, 000 USD'ye Toyota Land Cruiser alınabiliyordu!!! Zaten başka araçta yoktu pek etrafta... Anlayacağınız Japonlarda bir başka şekilde gelmişlerdi Irak'a...

Yerel hükümetin her aileye kişi sayısına göre aylık erzak yardımı yapmasını, benzin istihkakı vermesini, maddi yardımda bulunmasını, elektrik ve suyun neredeyse ücretsiz sağlamasını sanki ben bu "Alice Harikalar Diyarında" tadındaki masalı bir yerden hatırlıyorum dedim.

Hep şunu sordum taksi şöförlerine, otel görevlisine, bell boya "Yarın ne olacak? Siz ne olacaksınız, ülkeniz ne olacak?" Hemen hepsinin cevabı "Bilemiyoruz, ama rahatımız yerinde" diye cevapladılar sorumu!! Pekiyi savaşta kaç Irak'lı öldü diye akabinde sorunca, aldığım cevap en az 600, 000 oldu! Tam 600, 000 insan yanıbaşımızda ölmüştü, gözlerimin yaşardığını, kalbimde bir şeylerin acıdığını hissettim...

Otelde ise tek tip kıyafetli, her türlü donanımlı, Land Cruiser cipli ABDliler ve İngilizler vardı. Sabahtan çıkıp akşam dönüyorlardı. Pek ortalıkta görmüyorduk onları ama bir yerlere gidiyorlardı işte!!

Oradayken Türkiye'yi izliyordum zaman zaman... Muş'da olanları, Dolapderede olanları, DTP'nin kapatılmasını ve sonrasını... Boş yere ölen vatandaşlarımızı...

Aslında hikaye oradada ülkemde de aynıydı... Enerjiydi suydu bu coğrafyanın şansı ve şansızlığı... Bakınız 23 Mart 1920'de İngiliz kabinesindeki Donanma Bakanı Walter Hume Long ne demiş;

"Dünyadaki halen bilinen petrol yataklarını ele geçirebilirsek, dilediğimiz gibi kullanabiliriz. Eğer, Büyük Britanya, "ele geçirilebilir" petrol sahalarına sahip olma fırsatını elinden kaçırırsa Hükümet, "ulusal çıkarlar bakımından en uygun zamanda harekete geçmemekle suçlanacaktır". (Bakın siz şu ulusalcıya, Ergenekoncu olmasın)) Olağandışı fırsatların eşiğindeyiz; ya biz bu kapıdan içeri girmek için gerekeni yapacağız veya başkaları girecek ve geleceğin anahtarına sahip olacaktır." Bahsettiği topraklar Mezopotamya yani bugünkü Güneydoğumuz ve Irak topraklarıdır...

Bir başka İngiliz Amirali Philip Dumas ise daha net konuşmuştu aynı tarihlerde;

"Bu, geniş ölçüde petrole yönelik bir savaştır. Geleceğin harpleri tamamen o amaca yönelik olacaktır. Bismark'ın "kan ve demir" özdeyişi artık "kan ve petrol" şeklinde ifade edilecektir."

Irak'ın 20. yüzyılda ikide bir işgali edilen bir ülke olması veya ülkemiz sınırları içinde uzun yıllardır süregelen ırkçı terörü de anlayabilmek için yukarıdaki sözleri iyi anlamak lazım gelir.

Yoksa bir aşiret reisi olan DTP başkanının veya aşiret mensubu milletvekillerinin sine-i millete dönecekleri söylemesi beni ancak güldürür. Sanırım dil sürçmesi olmuş Sine-i Aşirete demek istemişlerdir. Bu arada aşiret düzeninin savunucularının demokrasi demokrasi diye ortalıkta dolaşmaları da bir türlü cevaplayamadığım sorulardandır.

Siz hiç demokratik bir aşiret ya da cemaat gördünüz mü?

www.celaltoroglu.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

O bölgede çalıştım. Gözlemlerimiz paralel... Sabır ve başarı diliyorum... Sevgi ve saygımla...

yeşilsoğan 
 18.12.2009 11:39
 

Gözlemleriniz tam bir "ders" olmuş... Tabi bu dersi almak isteyenlere... Özellikle son cümleniz ve sorunuz harika... Bakalım verilecek bir yanıt var mı? Sevgi ve saygılarımla...

Haluk Seki 
 18.12.2009 9:03
Cevap :
Haluk bey çok teşekkür ederim. İnşallah herkes sorumu anlar))  18.12.2009 11:57
 

herkes halinden memnun ...

Ruksan İLDAN 
 17.12.2009 23:15
 

Davulun sesi uzakdan hoş gelirmiş derler ya demek ki Erbilden bakınca davulun sesi daha net anlaşılıyor.

yadaosman 
 17.12.2009 22:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 115
Toplam yorum
: 166
Toplam mesaj
: 40
Ort. okunma sayısı
: 580
Kayıt tarihi
: 29.01.07
 
 

Tarsus Amerikan Lisesi (1984) O.D.T.Ü - İnşaat Müh. (1989) SUNY at Buffalo - Yüksek Lisans (1992) 19..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster