Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Ocak '07

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
2084
 

Sinema'da kurgu

Sinema'da kurgu
 

Sinema’nın yıldızı senarist mi, yönetmen mi, oyuncu mu derken ben aday olarak kurgucu’yu gösteriyorum. Önceleri senaristin ve zaman zaman yönetmenin görevleri arasında yer alan kurgulama son yıllarda değeri anlaşıldığı için sinemanın içinde ayrı bir dal olarak hak ettiği ilgiyi gördü.

Kurgu nedir? Nasıl kurgu yapılır? Neden kurgu yapılır? Bir nevi yapbozculuktur aslında kurgu yapmak. Farklı parçaları mantık çerçevesinde (çoğu zaman) anlamlı bir bütün haline getirmeye kurgu denir. Ayrı bir dal haline geldiğinden itibaren kurgulama teknikleri detaylandı, insanlar daha seçici ve kuralcı davranmaya başladı fakat temelde kurgu teknikleri Klasik Sinema’ya göre yapılmıştır ve biz de hala onun meyvelerini toplıuyoruz.

Nasıl kurgu yapıldığına gelince... Bu alanda birkaç teknik mevcut. Klasik Kurgu’nun en başarılı örneklerinden biri Hitchcock’un Sapık filmi denilebilir. Filmin hikayesine bakarsak son derece sade ve kendi halinde bir konu: bir işyerinde çalışan bir kadın patronunun ona emanet ettiği parayı alıp kaçmaya karar verir. Arabasına binip uzaklaşır, dinlenmek için yol üstünde bir motele yerleşir. Nitekim sapık kardeşimiz motelin resepsyonisti ve tek çalışanıdır fakat motelin hemen yukarısındaki korkunç evde annesiyle kaldığını söyler. Nitekim anne çoktan ölmüş fakat sapık onu yaşatma çabası içindedir. Bir süre sonra kadın cinayete kurban gider ve sevgilisi, polisler, vs derken sapık yakalanır.

Bu filmin bu kadar sükse yapmasının sebebi başarılı bir kurguya sahip olmasıdır. Mesela kadının parayı alıp yeni bir hayata yönelmesi beklenirken birden öldürülmüştür. Hitchcock bu konuda “seyircinin dikkatini dağıtmak” istediğini söylemiş ve hayallerimizi yıkmıştır. Ayrıca hikaye normal akışında devam etseydi ve sapığın annesinin ölü olduğunu bilseydik(filmin neredeyse sonunda belli oldu) sanırım merak edilecek birşey kalmazdı. Hemen hemen her Hitchcock filminde bu tür usta manevralara rastlamak mümkündür.


Bir filmi ne kadar iyi kurgularsanız o kadar çekici olur fakat seyircinin kafasını fazlasıyla karıştırırsanız filmden soğur ve size sırtını döner. Bu konuda Tarantino çok usta bir figürdür. Ucuz Roman filminde karakterler geriye dönüşlerle (flashback) o kadar usta anlatılmıştır ki onlar hakkında gereken her bilgiye ulaşırız fakat bunu deneyip seyirci kaybeden de çok film olmuştur. Yani kurgu yapayım derken aradaki ince çizgiyi geçip hayalkırıklılığı yaratabilirsiniz.

Kurgu dehası bir başka film de Memento’dur. Ters kurgu dediğimiz kurgu türü Ucuz Roman gibi filmlerde sergilenir ve geriye dönüşlerle anlatılır. Memento’nun en büyük özelliği seyirciyinin karakterle özdeşleşmesi ve sanki kendi hayatını tanımaya başlar gibi karakteri tanımaya başlamasıdır. İkiniz de aynı anda sürprizlerle karşılaşıp hafızasını kaybeden bir adamın hayatını keşfedersiniz. Klasik kurguda olduğu gibi karakteri tam anlamıyla tanımamıza izin vermez. Adım adım, yavaş yavaş...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

kurgu üzerine anlattıklarınız çok doğru bilgiler. kurgu filmi baştan sona yeniden yapılandırır.ama belgesel filmlerde durum biraz farklı.özellikle fleherty gibi usta belgeselciler kurgunun gereksiz olduğunu kurgucuların sadece yönetmenin çizdiği çizginin dışına çıkmaması gerektiğini belirtir. günümüz teknolojisinde de filmler artık tamamen kurgu aşamasında netleşir ve kendi dilini oluşturur. bu arada ek not: yanlış hatırlamıyorsam dünya sinema tarihinde montaj yani kurgu teknikleri kullanılmayan tek film alfred hitckok'un "ip" isimli filmidir. gene not: sinemasal olarak bakıldığında "paramparça aşklar ve köpekler" filmi ile "21 gram" filmi kurgu tekniği açısından (deneysel ve parçalı bir bütünlük sağlaması) son yılların en başarılı filmleridir. montaj izleyicinin kafasını yorması ve düşünmesi açısından bire birdir:)))

özlem.demirçi 
 27.01.2007 13:10
Cevap :
Kurgu bence sinemanın farklı bir boyutu ama çok nadir güzel kurgulu filmler çıkıyor çünkü o da emek isteyen bir iş. Üzerine düşünmek , kafa yormak lazım zaten bunu yapamam diyenler de parayı bastırıp özel efekt katıyor. Bu yüzden Hitchcock'un benim için ayrı bir yeri var. Hikayesi ve kurgusuyla esir alıyor izleyiciyi. Yorumunuz için teşekkür ederim, sevgiler...  28.01.2007 20:03
 

Kurgunun sinemadaki önemini çok iyi anlatmışsın, bir senaryoyu baştan sona çektikten sonra kurguyla sahnelerin yerini değiştirerek izleyicide farklı hisler uyandıran yüzlerce farklı film yapılabilir aynı materyalden.Ama unutmamak gerekir ki kurgucuyada direktif veren yönetmendir, yani bir kurgucu filmin sahnelerini kendi kafasına göre sıralayamaz.Güzel bir sinema yazısıydı, işte bu bölümde ben bu tür yazılar görmek istiyorum, teşekkürler...

Sinefilozof 
 27.01.2007 11:27
Cevap :
Kurgucu çoğu zaman arka planda kalsa da yıldız oyuncu gidi aslında. Türk sineması da değerini yavaş yavaş anlıyor sanırım. Daha iyi filmler görmek dileğiyle. Güzel yorumunuz için çok teşekkürler. Sevgiler...  28.01.2007 20:04
 

Sinema ile ilgim seyirden öte değil ama sizin sayenizde bir çok terimi isim ve içerik olarak öğrenmiş oluyorum elinize sağlık.Sağolun.

Ctmaksaray1973 
 27.01.2007 9:32
Cevap :
İlginiz ve yorumunuz için teşekkür ederim. Sinema konusunda fırsat buldukça yazmaya çalışıyorum ben de. İnşallah devam edecek. Sevgiler...  28.01.2007 20:07
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 128
Toplam yorum
: 364
Toplam mesaj
: 134
Ort. okunma sayısı
: 1970
Kayıt tarihi
: 03.10.06
 
 

Gözlerini kapat ve düşün: bir cümle kaç kişide farklı etki yaratır? Birbirimizi anlamanın gittikçe z..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster