Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Mart '07

 
Kategori
Tiyatro
Okunma Sayısı
12342
 

Sinema mı tiyatro mu...

Sinema mı tiyatro mu...
 

Elbette kategoriyi "tiyatro" olarak seçtiğim için hangisini tercih ettiğimi anladınız. Ama neden tiyatro? Tabi kişisel düşüncelerim olacak bunlar, herkes bana katılmayabilir ve sinema severler lütfen alınıp da bana kızmasınlar. Sinemayı ben de seviyorum, sadece tiyatroyu sinemadan daha çok seviyorum o kadar...

Öncelikle; tiyatro daha canlı, karşımızda canı kanı olan insanların varolduğu bir ortam. Sinema ise, daha bir kurgulu ve yapay geliyor bana. Televizyondan tek farkı ise dev ekran ve daha gürültülü ses efektleri...

Sinema neden yapay? Öncelikle, aktör ve aktrislerin mükemmel bir oyunculuk sergilemesi çok da önemli değil; çünkü hatalar, ışık veya ses oyunlarıyla kamufle edilebiliyor. Ayrıca, farklı zaman ve mekanlarda çekilmiş sahneler birleştirildiği için, tiyatroya nazaran daha kopuk olaylar zinciriyle karşı karşıya geliyoruz. Ve karşımızda iki boyutlu, düz bir ekran; ne kadar gerçekçi olabilir ki? Oyuncularla göz teması kurulamıyor, oynayanlar sizin farkınızda bile değil çünkü sizi görmüyorlar.

Tiyatroya gelince; hata kabul etmediği için oyuncuların çok iyi hazırlanmış olmasını ve mükemmelliği gerektiriyor. Ses tonları, mimikleri, vücut hareketleri tam karşınızda; her şey olduğu gibi, yalın bir şekilde size yansıtılıyor. Bunlardan başka, üç boyutlu insanlar, gidip dokunabileceğiniz kadar yakın bir şekilde rollerini en iyi şekilde yerine getirmeye çalışıyorlar. O gün sağlık problemleri de yaşasalar, bir yakınlarını da kaybetseler bunu size hissettirmeyecek kadar profesyonel olmaları gerekiyor. Ve sizin farkınızdalar. Göz teması kuruyorlar, yeri geldiğinde izleyicilere yönelik bir şeyler söylüyorlar... Daha güzel ne olabilir ki?

Bir de, sinema oyuncularının işi tiyatrodakilere nazaran daha kolay. Konsantrasyon bozulduğunda aynı sahneyi tekrar tekrar çekebiliyorlar, prensiplerine ters gelen bir sahnede dublör kullanabiliyorlar. Tiyatrocularda ise hataya yer yok. Hata olursa da kıvırma potansiyeline sahip olmalılar.

Yazdıklarımdan dolayı sinemada emeği geçen kişilerin emeklerine saygı duymadığım düşünülmesin. Yapımcısından ışıkçısına, kameramandan montajcıya hepsinin emeğini küçümsemek yanlış olur. Ama yine de şanslılar, işlerini ellerinden geldiğince en iyi şekilde yapıp bir kenara çekilmek gibi bir şansları var. Geri kalan bütün iş bunu halka sunan teknolojiye düşüyor. Oysa tiyatro öyle mi? Uzun süren provaların ardından tüm kadro, her seferinde aynı oyunu farklı izleyicilere sunmak zorunda. Salonun yarısı boş da olsa iyi bir oyun çıkarmak için ellerinden geleni yapıyorlar her seferinde.

Sinemaya düşman olduğumu düşünmeyin sakın. Ben de sinemaya gitmeyi çok seviyorum hatta beğendiğim bir film olunca günlerce öve öve bitiremediğim oluyor. Tiyatroyla kıyaslamak yanlış mı bilmiyorum ama, tiyatroyu sinemaya tercih (ve tavsiye) etmişimdir her zaman... Keşke fırsatım olsa da, çok daha sık gidebilsem.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Öğretmenlerinizin yaptıklarını onaylamıyorum, sadece öğretmenlerinizin bu derece sert eliştirileri hak etmediğini düşünüyorum. Demek istediklerimi de mesleğin içine girince daha iyi anlayacaksınız. Selam ve sevgi bizden...

Osman Ömer 
 02.06.2007 23:23
Cevap :
Yorumlarınızdan sonra sözkonusu yazıyı tekrar tekrar okudum ama nedense eleştirilerimde sert bir üslup bulamadım. Varolanı yansıtırken öznelliğimi katmamaya bile çalışmışım hatta. Sanırım sizi anlayamadım, "idrak" yollarım tıkanmış olmalı. Saygı ve sevgiler...  03.06.2007 11:31
 

Öğretmenler hakkında yazmış olduğunuz yazıdan sonra diğer yazılarınızı merak ettim. O yazınıza ne kadar karşı çıktıysam buna da o derece katılıyorum. Eski Yunan'da bir tiyatronun girişinde şöyle bir yazı yazarmış. "NE GÜLÜYORSUN-NE AĞLIYORSUN ANLATTIĞIM SENİN HİKAYEN." Sanırım tiyatro daha çok bizim hikayemizi anlatıyor. Bence de tiyatro sinemayı döver diyeceğim ama tiyatro şiddeti bilmiyor ki!

Osman Ömer 
 02.06.2007 14:47
Cevap :
Yani öğretmenlerimin yaptığı şeyleri onaylıyorsunuz anlamına mı geliyor bu? Her neyse, tiyatrodan aldığım tadı sinemadan almam çok zor sanırım... Her şeyin en doğalı en iyisidir. Sevgiler  02.06.2007 16:05
 

Heykel mi, resim mi? Sanat için bu tanımlara gerek var mıdır? içinde emek olanların hepsi güzeldir neticede. Sinemanın görselliği(bir anda afrikada bir anda okyanusta oluverirsiniz); tiyatronun canlılığı ve atmosferi ayrı ayrı tatlar verir diyor. Her türlü sanata saygı duyup herkese zevkine göre tavsiye ediyor, hiçkimse birbirini dövmesin diyorum. barışık kalmak dileğiyle:))

sos 
 11.03.2007 21:38
Cevap :
Yazarken kıyaslamak gibi olmasın istedim ama kişisel düşüncelerimi katınca böyle bir şey çıktı ortaya işte. Tabi ki ikisinin de yeri ayrı; ortada emek olunca saygı duymak gerek. Dövmek yok, şiddete hayır diyorum ve size de teşekkür ediyorum...  11.03.2007 23:26
 

Bir tayatora oyuncusunun "komple olması" gerekir... Sıkıyosa tiyatroda seslendirme yapılsın ;) Sevgiyle...

Barış 
 11.03.2007 14:24
Cevap :
Evet çok haklısın, benim de sonradan aklıma geldi ama aklıma geldiğinde çok geçti :) Teşekkürler + sevgiler  11.03.2007 14:37
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 152
Toplam yorum
: 964
Toplam mesaj
: 60
Ort. okunma sayısı
: 1852
Kayıt tarihi
: 19.08.06
 
 

Ortada bir problem görüyorsak bu bizim de problemimizdir. Ve eğer 'birisi'nin bu konuda bir şeyle..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster