Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Ocak '10

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
2182
 

Sinemada cinsel sömürüsü, küfrü, şiddeti sınırsız Amerika ve Türkiye, Darwin filmini zararlı buldu

Sinemada cinsel sömürüsü, küfrü, şiddeti sınırsız Amerika ve Türkiye, Darwin filmini zararlı buldu
 

Charles Darwin'in evrim teorisini geliştirdiği dönemi ele alan Yaratılış (Creation) filmi Amerika'da gösterime sokulmadı. Sokulamadı. Amerikalı dağıtımcılar filmin “dindar Amerikan izleyicisi için fazla tartışmalı” olduğunu söylediler. Gelecek hafta için düşük bir ihtimal var. Gösterim ihtimali hala bulunsa da kaç sinema izleyicisinin takibine uygun şekilde vizyona konulacağı şimdiden kestirilebiliyor! Amerika’nın aksine Yunanistan, İngiltere, Hollanda, Avustralya gibi ülkelerde gösterilebilen filmin Türkiye’de ise değil gösterime sokulması, gösteriminin tartışılmasına dahi imkan olmadığını, işin işten geçtiğini biliyoruz.

ABD ve Türkiye “Yaratılış” filmini yasaklama bağnazlığında ortaklığa girdi. İki ülke de bu filmi seyircisi için “zararlı” buluyor. İki ülkenin sinemasına bakıyoruz. Seks sahneleri en anadan üryan, en sert, en gereksiz ve en promosyona dayalı biçimleriyle baş koltuğa oturtulmuş vaziyette. İki ülkenin sinemasında da herhangi bir filmde elinde silah olmayan bir karakter bulmak, şiddetten uzak beş on mizansen izlemek mucize. Küfür en yakası açılmadık biçimleriyle iki ülkenin sinemasında da almış başını gitmiş. Amerikan senaryolarında “fuck” kelimesi en çok kullanılan kelime rekoruna oynarken, bizim Recep İvedik, Yahşi Batı gibi filmlerimizdeki küfürlerin yersizliği ve abartısı insanları tiksindirecek düzeyde.

Artık anlamış bulunuyoruz ki Amerikalı ve Türk karar vericiler için cinselliğin kullanımında, şiddette ve küfürde bir zarar yok. Bunlar basit, hoş görülebilir kusurlar. Üstelik herkesin kendini ifade etme, beğendiğini izleme hakkı var, bu ülkelerde “demokrasi” var. Ancak bu demokrasinin kapsamına iki ülkede de maalesef Evrim Teorisi giremiyor. Şiddete, küfre, cinsel sömürüye sonuna kadar açık olan sinema salonlarında bilim kendine tartışılacak bir yer bulamıyor, şiddetten, küfürden, cinsel sömürüden etkilenmeyen çoluk çocuk zararı bilimsel bir tartışma için beyin kıvılcımlarının hareketlendirilmesi ihtimalinden görüyor.

Sorun aslında basit. Kadın bedeni sömürüsü, şiddet teşviki, küfür ve ahlaksızlık bu sistemin haşarı müttefikleri. Bazen ona kızıyormuş gibi de yapıyor tabii, fakat esasında ondan besleniyor, ondan yararlanabileceği kadar yararlanıyor. Ama “evrim teorisi” gibi şeyler görüntüdeki itibarı ne olursa olsun felsefede onun baş düşmanı. Bu gibi şeyler kazananların bu kadar kazanmalarına imkan veren, değişirse onların o kadar kazanamayacağı mevcut sistemin dengeleriyle oynuyor. Bu yüzden zaten, ona iftira atmakla, üzerine para, insan ve odak salmakla yetinmeyenler işi garantiye almaya, onun ortadaki varlığının bile kendilerine besin sağlayan yığınlarca fark edilmesini engellemeye girişiyor.

Evrim teorisini gerçekçi ve ispatlı bulmayanlar, ne olduğunu az çok bilen ve hiç bilmeden reddedenler, bunu asla bir din-bilim meselesi, dine hakaret meselesi olarak görmesinler. Bu bir demokrasisizlik, hoşgörüsüzlük meselesidir. İnanan bilimden korkmamalı, varsa sağlam inancı yüzünden bilimin kendi gerçeğinin sağlamasını yapacağından güven duymalıdır. Kendi lafını söylemelidir elbette. İstediği gürlükte. Ama kendi lafının diğerinden üstün olduğuna, üstün geleceğine gerçekten inandığı için rakibinin er meydanına gelmesinden, tartışmaktan da korkmamalıdır.

Yoksa maalesef şöyle bir durum oluşur ve şöyle denir:

Yukarıda bazı “büyük”, mevkili adamlar, sistemin anlı şanlı bilim adamları bütün koşulları münakaşa konusunda eşit ve demokratik bir tartışmadan çıkacak galibi biliyorlar, hem de çok iyi biliyorlar, son çare tartışılmasına engel olmaya, bozulmasından korktukları çıkarları, yerle yeksanlığa aday hükümranlıkları yüzünden konunun varlığını inkara kalkışıyorlar.

Filmi en kısa zamanda bulup izleyeceğim. Bunu evrim teorisinin bütün önermelerini sonuna kadar savunduğumdan, teorinin dinle ve Allah’la olduğu iddia edilen “çatışmasında” bu filmin “benim görüşüme” yardım etmesini dört gözle beklediğimden yapmayacağım. Sadece görüş, bilgi, inanç üzerindeki kısıtlamaları kabullenmediğimden, bu kısıtlamaları kabullenen insan ve toplumların da mevcut görüş, bilgi, inan biçimi ne olursa olsun, nerede olursa olsun sonunda iflah olmayacağını düşündüğüm için yapacağım. Ve yapmayı da herkese önereceğim.

Hasbihalci bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Böyle bir filmin varlığından haberim yoktu. Bilgilendirdiğiniz için teşekkür ederim. Başkasının hürriyetini kısıtlayıp demokrasiden söz edenlerin demokratlığından, Tanrı'ya inanıyorum deyip inancı için delil arayanların inancından şüphe ederim. Adil bir tartışmada kimin galip çıkacağı bellidir. Daha evrim teorisi çökmüştür diye internet sitelerini doldursunlar. Neyin doğru olduğu zaten bu tavırlarda belli oluyor. Saygılar sunarım.

Hasbihalci 
 16.01.2010 22:29
Cevap :
Dindar insanların evrim teorisinin inkarı üzerinden para kazanmayan iyi niyetli kesimine bir şeyleri anlatmak daha kolay, ama öbür kısmına ne yapsan çaresi yok gibi. Saygılar.  18.01.2010 9:22
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 150
Toplam yorum
: 200
Toplam mesaj
: 20
Ort. okunma sayısı
: 2725
Kayıt tarihi
: 22.06.07
 
 

İsmim Burak Çapraz. Yaşım 26. Buraya başladığımda 21'dim. Öğrenciyim. Bir okul bitti ama hala öğr..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster