Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ocak '09

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
474
 

Sınıf

Sınıf
 

Sınıf:Gri giysili soldan birinci öğretmen, Burak kırmızılı kızın yanında htt://wwwk.web.be/images


Filmin özgün adı –Entre les Murs- 2008 yapımı.

(Duvarlar arasında)

Altın Palmiye 2008 Cannes ve Münih festivalinin açılış filmi.

Leipzig / BRD 8. Film Fuarında genç jürinin favorisi.

Fransa’nın 2009 Oscar adayı.

François Bégaudeau: Roman yazarı ve başrol oyuncusu.

Sırasıyla diğer oyuncular: Nassim Marabt, Laura Baquela, Cherif Bounaidja, Julliyette Demaille Dalla Doucoure Burak Özyılmaz( Öğrenci)

Yönetmen: Laurent Cantet

Kamera: Pierre Milon, Catherine Pujol, Georgi Lazarevski.

Tam üç kamera eşliğinde; birincisi sürekli olarak sınıfı; ikincisi öğretmeni, üçüncüsü diğer ayrıntılara odaklanarak çekim gerçekleştirilmiş!

Kamera çekimleri için “amatör” kelimesini gönül rahatlığı ile telaffuz edebiliriz; film kareleri bazı bölümlerde tiril tiril titriyor ve gözü rahatsız ediyor!

Filmde fon müziği yok! Baştan sona, diyalog kalabalığı ilginç lâkin biraz yorucu!

Sosyologlar, öğretim görevlileri, eğitim öğretim ile haşır neşir olanların seyretmesi gereken bir film!

Süre: 128 dakika

Oyuncular( figüranlar dâhil) bir sene boyunca: Öğrencilerin davranış biçimini izleyerek hazırlanmışlar! ( Konuşma tarzı, beden dili, mimik)

Oyuncular arasında (gerçek) öğrenciler yok.

Burak Özyılmaz adında bir Türk genci de oyuncular arasında!

Film: Avrupa’nın bağrına bastığı rengârenk farklı toplulukların çocuklarını; genç nesilleri eğitme yetiştirme çabalarında sınıfta kaldıklarının bir nevi“İtiraf belgesi” niteliğini taşıyor!

Fransızca öğretmeni François (Aynı zamanda kitabın yazarı) öğrencilerine Fransızca dersi vermeye çalışıyor; ummadığı engellerle yüz yüze geliyor! “Enfes” kelimesinin dahi anlamını bilmeyen kelime dağarcığı oldukça fakir gençler; eksikliklerini saldırgan ve küstah davranışlarıyla örtbas etmeye çalışıyorlar!

Öğretmenlerine “ Hey ahmak ihtiyar! Neden bize paçavra diyorsun?” diyerek kafa tutuyorlar! François’ nın kendini savunma çabaları…

Öğrencilerin bazılarının dikkatini çeken hususta; öğretmenin örnek verdiği cümlelerde ön isimlerin: Başarılı herhangi bir alanda isim yapmış kişilerden seçilmişliği oluyor!

Kostümler makyaj; öğretmenlerin tümü altmışlı yetmişli yılların esintilerini taşıyorlar gibi kısaca efkâr dağıtacak bir film sayılmaz; diğer yandan, Avrupa gençliğine ( çoğunluk) ayna tutmuş bir yapıt!

Fransa veya Almanya büyük bir fark yok!

Öğrenciler iki kültür arasında sıkışmış kalmış! İlerleyemiyorlar!

Öğretmenler çaresiz!

Sınıfı seyrettim!

Alev Meisel

20. Ocak. 2009 Berlin

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bir geçiş sürecindeki insanları eğitmek zor gerçekten. Cin gibi çocukların böyle yerlerde aptal muamelesi görmesine hep üzülmüşümdür. Ya kendi kültürleriyle eğitilmeli, ya da çok küçük yaştan itibaren karşı kültürle tanıştırılmalı. O zaman sorunlar azalır. Filmi izlemiş gibi oldum. Paylaşım için teşekkürler Alev Hanım. Esen kal.

Ayten Dirier 
 23.01.2009 21:51
Cevap :
Değerli Hocam! Yaşlanan Avrupa; umudunu içinde barındırdığı diğer kültürlerin gençlerine bağlıyor! Aş ekmek barınak da sunuyor! Bunun ötesine ulaşamıyor! Ne Avrupalı ne de Afrikalı ne müslüman ne de hıristiyan olabilen bu gençler: Kendilerine topluma pek faydalı olamıyor! Kuru kalabalık, tüketen bir kalabalık! Aralarından çıkabilen bir kaç deha soluğu Amerika yada iyi para veren Arap ülkelerinde alıyor! Dünya nereye gidiyor? Tarih bir gün gerçekleri yazmak için fırsat bulur! Büyük bir istekle sizlerle paylaştım; yazımı okumanız beni mutlu etti. Teşekkürler. Sevgiler selamlar  24.01.2009 13:09
 

Bir filmde müzik çok önemlidir benim için. İzlediğim sahneler dışında hayal gücümü kullanmama neden olur film müziği. Bu filmde müzik yok diyorsunuz. O halde bu film bana göre değil. Fakat izlemeyeceksem de hakkında bir şeyler öğrenmek isterim tabi ki. Bunu da yazınız sayesinde yaptım. teşekkür ederim. Sevgiler, saygılar.

Nilgün Akad 
 20.01.2009 22:34
Cevap :
Nilgün Hanım Merhaba! Benim için de aynı durum geçerli! Gördüğüm filmleri müziklerinden hatırlarım lâkin "Sınıf"ı unutmak mümkün olmayacak gibi görünüyor! Teşekkürler! Selamlar sevgiler.  21.01.2009 19:09
 

Önerinize teşekkürler Alev Hanımcım..:)) Sinemaya pek gidemiyorum ama dvd si çıkar çıkmaz izleyeyim... Sevgilerimle

Yıldız... 
 20.01.2009 18:20
Cevap :
Umarım memnun kalırsınız Yıldız Hanım! Teşekkürler! Sevgiler selamlar.  21.01.2009 19:04
 

Aynı kültürün çocuklarının öğretmeni olmak bile zorken, farklı kültürleri barındıran sınıflarda öğretmenlik yapmak, yorar insanı. Film, izlemesem de tanıdık geldi. Burada Çarşamba günleri indirim var. Ama uzun süre hiçbir şey yapmadan oturup film izlemek yoruyor beni, bu yüzden dizi bile izleyemiyorum...Maçlar da mı, yok 3 saat olsa sıkılmam valla:)) Selamlar-sevgiler Alev Hanım...

Fatma Köse  
 20.01.2009 10:06
Cevap :
Sevgili Fatma Hanım! Öğretmen olabilmek herkese nasip olmuyor! Sabır isteyen bir meslek idealistlerin mesleği! Dinç kalabilmenin sırrı ipleri " canın isteğine bırakmamakta yatıyor" gibi uzun süre oturmak, yürüyebilmek ve ayakta kalabilmek idmanlarını aksatmamakta yarar var sonra çok zor geliyor insana hemşire hanım boru gibi bir aletin içine sokup kıpırdamadan 20 dakika yatın dediğinde... Hazırlıklı olunca tahammül etmesi daha kolay! Sizi Münih de Allianz Arenada hayal ediyorum( 21. Haziran 2006 da ben orada Fildişi sahilleri ile Sırbistan -Karadağ'ın maçını seyrettim! Sırbistan Karadağ'ın son maçı oldu Ülkeler de ayrıldı) Teşekkürler sevgiler selamlar!  21.01.2009 17:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 584
Toplam yorum
: 2445
Toplam mesaj
: 327
Ort. okunma sayısı
: 845
Kayıt tarihi
: 01.03.07
 
 

Dinleyenin olmadığı yerde anlatmanın önemi! Nasıl YAZAN oldum. 'Yalnız doğar, yalnız göçer' eskile..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster