Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Kasım '07

 
Kategori
Üniversiteler
Okunma Sayısı
635
 

Sınıfta salata yaptık...!

Sınıfta salata yaptık...!
 

"Alışılmış, rutin ders gidişatını değiştirmek mi istiyorsunuz? Bunun en güzel çözüm yollarını, o dersi, konuyu öğrenmek için sınıfta bulunanlar üretirler herzaman: ÖĞRENCİLERİMİZ!!!"...


M.E.B. ve Istanbul Alman Goethe Institut işbirliğiyle açılan "Almanca öğretmenlerine yaz dönemi hizmetiçi eğitim" kursunda (2000 senesinde), 15 gün süreli yabancı dil öğretim metodları dersi veren Alman bayan öğretmenimizin, hiç unutamadığım bir sözüydü bu...


"Eğer, yabancı dil dersinde, yapılan uygulamalara, alıştırmalara, etkinliklere tüm sınıf öğrencilerinizin katılımını istiyorsanız, önceden veya o anda derste de olabilir, hemen öğrencilerimizin fikirlerini, önerilerini alıverin, göreceksiniz ki, sizi bile şaşırtan müthiş eğlenceli ama aynı zamanda da öğretici öneriler çıkar ortaya".

Bu bayan metod uzmanı öğretmenin önerilerini, kurs dönüşü çok fazla uygulamaya başlamıştım ve ömrümün en eğlenceli, aynı zamanda da en kalıcı öğrenmesine yol açan fikirler geliştirmiştik öğrencilerimle beraber. Çünkü öğretmek benim sorunumsa, konuyu öğrenmek ve kullanabilmek te öğrencilerin sorunudur; en uygun "öğrenme çözüm önerileri " de sorunları bizzat yaşayanlardan gelir: Öğrencilerimizden...!


Yeme- içme alışkanlıkları, yemek hazırlayabilme ve sevilen yemekleri sorup- söyleme konusuydu o günkü Almanca dersimizin teması. Anadolu Lisesi yabancı dil blm. sınıfında, ikinci yabancı dil Almanca dersinde, her dakikamızı karşılıklı öğretici ( bana da İngilizce öğretirlerdi karşılaştırmalı), eğlendirici, dolu dolu yaşatan sevgili öğrencilerime sordum:

-Basit bir yemek tarifini, herkesin aklında kalıcı olacak şekilde, nasıl öğretip- öğrenelim?

- Sınıfta beraber yapıp, sonra da yiyelim, hiç unutmayız bunu", dediler!!

Zaten, kendi görüşlerini, önerilerini bana kabul ettirme ve uygulatmada da çok usta idiler. Sonraki dersimizde, ortaklaşa belirledikleri "SALATA YAPMA" kararını uygulamak için her öğrenci, kendine düşen malzemeyi eksiksiz getirmişti! Oysa ya sözlük unutulur, ya defter, ya da Almanca ders kitabı, ya da kalem vs vs.. Bu sefer herkes tüm malzemelerle beni tam hazırlıkla bekliyordu! Dersi öğrencilerime emanet ettim ve salata yapma işini Almanca tarif ederek, anlatarak, uygulayarak öyle güzel anlattılar ki grup çalışmasaıyla, sevincimi ve şaşkınlığımı gizlemek zor oldu, (nedense sevgili öğrencilerimin önünde duygularımı pek belli etmemem öğretilmişti).

Bir önceki derste öğrendiğimiz yemek tarifi cümlelerini, malzeme isimlerini eksiksiz ve şiir gibi bir akış tarzıyla, grup çalışmasıyla sundular ve de ensonunda güzelce servis yapıp, afiyetle yediler...! Acaba, ömrümün en lezzetli, en gurur veren yemeğini yediğimi, gözlerimden anlamışlar mıydı sevgili öğrencilerim?

Katılımı az olan öğrencilerim bile, grup çalışmasıyla kendine göre bir iş buldu, uyguladı ve öğrendiği yeni cümleleri gönüllü, hem de severek uyguladı. Hele yemek servisi yapıldığı andaki mutluluk ve hoşnutluklarını asla unutmayacağım, ben yaşadıkça, onları her görüşümde.


Sadece yabancı dil dersinde değil, biricik anadilimiz TÜRKÇE, diğer ders branşlarında da, grup çalışmalarıyla öğrencilerimizin kendi görüşlerine dayandırarak değişik yöntemler uygulamak, eğitimcilerin sık sık başvurması gereken yollardan biri olmalı..

Sonunda hem öğrencilerimiz hem de dersin öğretmeni, amaçlarına ulaşmış ve mutlu gönüllerle, öğrenme ve öğretebilmenin huzuruyla, zil sesini duymuyorlar bile; ders zili çaldığında biz, teneffüse dahi çıkmayı unutmuştuk çünkü ( bir de ders teybinde, sevdikleri bir şarkıyı "yemek fon müziği" olarak dinlediler, mest olduk beraber).


Türk Öğrencileri, bu güzellikleri hakk ediyorlar! Sadece dersin sonunda değil, okul dışında bile, sırf onların isteğine uydu ve beğendikleri bir yöntemle ders işledi diye, öğretmenlerini şükran dolu bakışlarla saygıyla selamlıyorlar!


Benim bu kolay, basit çalışmayı yapmalarına izin verdiğim sınıfımın tüm öğrencileri bu gün, her biri bir Üniversitede, yabancı dil eğitim fakültelerindeler şimdi... Branşlarında severek, isteyerek yabancı dil öğrenmeye devam ediyorlar ( İngilizce, Almanca, İspanyolca, Fransızca blm.)


Tüm geleceğimiz, Kültür mirasımız, çağdaş eğitimle yetiştirdiğimiz Türk Gençliğimize emanet olsun...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bende sanırım sizle aynı branşı paylaşıyorum.Yazıa yaptığınız yorum sayesinde sayfanızı tanıma fırsatı buldum ve özelikle bu yazınızı keyifle okudum.Öğretmenler emekli olmaz ama anladığım kadarıyla emekli oldunuz.Bende halen almanca öğretmeni olarak mesleğe devam ediyorum.Biliyormusunuz dersinizde uyguşadığınız öğretim metodu hayat bolu kalıcı ve yaparak uygulayarak öğrenme metodu,almancası ise handelndes lernen .aslında yabancı dil öğretiminde projeye dayalı öğrenme oldukça önemli bende derslerimde projeye dayalı öğrenmeyi temel alıyorum ve öğrencilerimin ürünlerini sunumunu sağlıyorum eğer almanca öğretmenleri derneğinin almanca dil dergisinin yeni sayısını okuma imkanınız olursa benim öğrencilerimin projeleriyle ilgili bir yazı var.İlginizi çeker ve okursanız memnun olurum.saygılarımla

AHMET TÜTÜNCÜ 
 10.12.2007 21:04
Cevap :
merhabalar Dost; ben de zaten "proje odaklı 2.yab.dil Almanca eğitimi" hakkında, master yaptım ve bu konuda TEZ yazdım ,yeni kabulodu daha. guloz62@yahoo.de / mail adresimdir, detaylı yazışırsak, deneyimleri paylaşma açısından daha iyi olacaktır. evet, handlungsorientiertes Lernen, denilen yöntem ve proje metodu birleşince, harikalar yaratılıyor!! kolay gelsin, sevgiler...  10.12.2007 21:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 28
Toplam yorum
: 50
Toplam mesaj
: 55
Ort. okunma sayısı
: 3598
Kayıt tarihi
: 07.10.07
 
 

Edirne, Trakyalıyım. Emekli öğretmenim (yab. dil- Almanca). Okuma, müzik, gezi, doğa, yürüyüş... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster