Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Ocak '09

 
Kategori
İş Yaşamı - Kariyer
Okunma Sayısı
546
 

Sınırlı özgürlük

Sınırlı özgürlük
 

İŞ BECERİSİ Mİ, İLİŞKİ BECERİSİ Mİ?

Gün 24 saat. Bunun yaklaşık sekiz saatini uyuyarak geçiriyoruz. Günün uyanık geçirdiğimiz süresi yaklaşık 16 saattir. Eğer çalışıyorsak bu sürenin aşağı- yukarı yarısı işyerinde geçiyor demektir. Yani hafta sonlarını bir yana bırakacak olursak, uyanık geçirdiğimiz saatlerin yarısını işyerinde ya da işimiz için harcıyoruz.

Günlük ve sosyal yaşamımıza ayırdığımız diğer sekiz saatte;

Nasıl temiz ve bakımlı olacağımıza, nasıl giyineceğimize,

Aile içindeki davranışlarımızın nasıl olacağına,

Diğer insanlarla kuracağımız ilişkinin türüne

Karar vermekte özgürüzdür.

Çalışma yaşamında ise böyle bir özgürlüğümüz yoktur. Oradaki özgürlüğümüz sadece o işte çalışmak isteyip istemediğimize karar vermekle sınırlıdır. Eğer o işyerinde çalışmaya karar veriyorsak ‘’bize kalsa selam bile vermeyeceğimiz insanlarla birlikte çalışmaya, belki hoşlanmadığımız bir amirden talimat almaya ve o talimatları yerine getirmeye ve başka şekilde yapılsa daha iyi olacağına inandığımız şeyleri orada o güne kadar nasıl yapıla geldiyse aynı şekilde yapmaya devam etmeye’’ mecburuz.

Bu zorunluluklara uymadığımız zaman ne olur? Bu sorunun yanıtını hepimiz biliriz. İşyerinde amirlerle, eşitlerle ve astlarla uyumsuzluk ve geçimsizlikler, gerginlikler, hatta kavgalar sonucunda sadece bizim değil, ilişkide bulunduğumuz herkesin veriminde düşüklük. Bir işyerinin tahammül edemeyeceği şey de budur. Amirimizi, çalışma arkadaşlarımızın bazılarını sevmiyor olabiliriz. Hatta bunlardan bazılarının düpedüz aptal olduklarını bile düşünüyor olabiliriz. Verdiğimiz mesaj; -burada çalışmak zorundaysam da, sizinle iyi ilişki kurmaya mecbur değilim; benden uzak durun! Ben işimi yapıyorum hem de iyi yapıyorum, gerisi beni ilgilendirmez- olabilir. Böyle düşünmekte kendi açımızdan tümüyle haklı olabiliriz ama işimizde terfi edip etmeyeceğimize, hatta o işte kalıp kalmayacağımıza karar verecek olanlar bu meseleye çok farklı bir açıdan bakabilir. Eğer iş becerimiz olmasaydı herhalde bu işyerinde çalışıyor olmazdık. Ama bir işyerinde çalışmaya devam edebilmek asla sadece iş becerisine bağlı değildir. Eğer aynı zamanda diğer insanlarla iyi ilişkiler kurma ve sürdürme becerisine de sahip değilsek o işte terfi etmemiz, hatta çalışmaya devam etmemiz bile mümkün olmayabilir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

CANIM ARKADAŞIM YAZINI ÇOK BEĞENDİM DÜŞÜNCELERİNİ AÇIKÇA DİLE GETİRMİŞSİN YAKINDA DAHA DA GÜZEL YAZACAĞINDAN EMİNİM

Aysel FINDIK 
 14.01.2009 8:55
 

MB ailesine hoş geldiniz. İş yerlerinde bazı düzenler,böyle gelmiş böyle gider.Değiştirmeye kalkarsanızda göze batarsınız çünkü bazılarının işine gelmez,çarklarına çomak sokturmazlar, bu işler devlet idaresindede aynı değilmi arkadaşım. Sevgiler...

Zehra Pınar ZORA 
 12.01.2009 20:45
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 6
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 586
Kayıt tarihi
: 05.01.09
 
 

1979 Bursa doğumluyum. 2003 İşletme mezunuyum. Kamu kuruluşunda görev yapmaktayım. Evliyim ve bir oğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster