Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Ekim '13

 
Kategori
Anne-Babalar
Okunma Sayısı
775
 

Sınırsız sevgidir anne

Anne olmak zordur derdi annem, anlamazdım önceleri. Üzdüğüm çok anlar oldu annemi onun benim için uykusuz geçirdiği geceleri, okuldan geç gelişlerimdeki kalp çarpıntılarını bilmeyerek... Laf söylemek kolaydı anneye beni anlamıyorsun anne, beni anlamıyorsun! Hangimiz isyan etmedik ki annemize... Ama o hep kocaman yüreğine basa basa sevdi bizi hiç kırılmazdı annem bana ne söylesem bilirim sonradan tek bir öpücükle yelkenleri indirirdi hemen bunun rahatlığıyla çok mu üzdüm acaba seni canım annem... Şimdi iki çocuk annesiyim ben de yıllar önce söylediğin anne olmak zordur kızım demelerin şimdi anlamlanıyor ben de... Zormuş anne... O harflerden ibaret olmayan bir kelimeymiş... Anladım...

Çocuklarının kalbinide taşımakmış anne olmak aklının kalbinin hep onlarla olmasıymış, onlarsız yediğin yemekte onlar ne yiyiyor acaba diye düşünmeden edememekmiş ya da şurdan bir kaç bir şey alıp götüreyim diye düşünmekmiş anne olmak.. Okul servisi azcık geç kalsa hemen telefona sarılıp öğretmenlerini aramakmış... Ya da her gece usanmadan bıkmadan uykusuz kalıp bundan tek bir an bile şikayet etmeden evladını yüreğine sevgiyle basabilmekmiş anne olmak anladım anne...

Yakın bir zaman önce 2. kez anne oldum sezeryan ile doğum yaptığım için dikiş yerlerimin ağrıları oldu ayağa kalkamadığın günler oldu yürümekte zorlandığım kendi şahsi işlerimi bile yapmakta zorlandığım anlar yaşadım ve biliyor musunuz bunların hepsinde canımıniçi annem hep yanımdaydı bir tek an bile beni yalnız bırakmadı ve işte o an anladım ki annelik ömür boyu evlat büyüdükçe annelikte büyüyor yaptığın annelik için gösterdiğin sevgi için her zaman yanıbaşımda yaslanacağım bir omuz ile beni beklediğin için sana sonsuz teşekkürler meleğim seni çok seviyorum...

Okulu kazandığımda seni yalnız bırakmam annem ben de geleceğim deyişini hatırlıyorum çok kızmıştım o zamanlar sana, şimdi anlıyorum evlat öyle bir şey ki nefesin kesiliyormuş onsuz... Ben sen gidince evde sesini özlerim deyişini hatırlıyorum hatırladıkça ağlıyorum... Seni anlayamadığım için özür dilerim anne bencildim, çok bilmiştim sözde, aslında kocaman bir hiçtim sen hep haklıydın, haklıymışsın...

İlk iş tecrübem yine şehir dışıydı ve yine yanımdaydın ne büyük bir mutluluktu senin yanımda olman ev arkadaşım, hayat arkadaşım, sırdaşım, bazen düşmanım, ama hep meleğim oldun benim... Ne zaman başım sıkışsa elin hep üzerimdeydi... Düğünümde salonun orta yerinde sarılıp hıçkırıklarla ağladığım geldi şimdi aklıma kokun ne güzeldi yarabbim sanki bir daha duymayacak mışım gibi geldi o an nefes alamadım ağlamaktan konuşamadım sen hayatımın her anında benim kahramanımdın sabrın ve yetiştirirken verdiğin emeği nasıl unuturum cennet kokulum... İyi ki benim annem derdim küçükken boynuna atılıp sarılırdım bu düşüncemi yıllardır hiç değiştirmediğin ve dahada güçlendirdiğin için teşekkürler annem...

Okuldan gelirken o leziz yemeklerinin hayaliyle adımlardım yolları... Daha apartmanın girişinde kokudan anlardım ne pişirdiğini benim sevmediğim hiç bir şeyi yapmazdın mutluluğumsun sen benim kızım derdin... Sende benim mutluluğumdun anne... Anne demek, eve geldiğinde kapıyı açan sıcacık bir yürek, evde sana her daim sıcacık yemekler yapan marifetli bir kadın, elbiselerini yıkayan ütüleyen seni her şeyinle dünyaya hazırlayan boşluğunu kimsenin dolduramayacağı kocaman bir kalpti benim için ne mutlu bana ki hala işten geldiğimde kapıyı açan sıcacık bir yüreğim var...

Anneme teşekkür ettiğimde kızar bana ben anayım analık doğurmak değil doyurmak değil analık evladının kalbini kalbinde taşımaktır der... Çocuklarımın kalbini taşıyorum bende anne, annelik dünyanın en kıymetli en zor ve en ağır mesleğiymiş başka bir şeye benzemiyor ki evlat yetiştirmek çiçek yetiştirirken bile titizleniyorsun aman solmasın aman susuz kalmasın diye, söz konusu canından kopan canlar olunca nefesin kesiliyormuş onlar için her şeyin en iyisini istemek onların gözlerindeki mutluluğu görmek için cebindeki son parayla gidip oyuncak alabilmekmiş anne olmak... Daha önce saçma gelen aman şımarık çocuk işte deyip geçtiğin her çocuğun annesini anlamakmış anne olmak, çantanda her daim balon, sakız, oyuncak, ıslak mendil, peçete, su şişesi ve bebek beziyle gezmek ve bundan tek bir an bile şikayet etmemekmiş anne olmak...

Evet kendine zaman ayırmak bu artık imkansız bir şey olsada artık kitapları eskisi kadar okumaya fırsat bulamasamda, kuaföre eskisi kadar sık gidemesemde, dışarı çıkarken kendime eskisi kadar özenip saatlerce aynanın karşısında makyaj yapamasamda inanın umurumda bile değil tüm bunlar... Evlatlarımın melek kalplerinin bekçisiyim şimdi ben bundan daha özel ne olabilir ki...  Sabahlara kadar beşiğin başında uyamayıp, mamadan sonra aman kusmasın diye endişelenip gözüne saatlerce uyku girmemesi ve sabah yine kaldığın yerden hiç eksiksiz sevebilmekmiş annelik... 2 çocuğun yetişmesi büyük sorumluluk annem kadar başarılı olabilir miyim bilmiyorum ama elimden geleni yapıyorum anne, sana benzemek istemediğim anlar yaşadım çocukluğumda biliyorum ama şimdi anneliğine hayran bir anne duruyor karşında sen bana el ver annem başarısız olmak istemiyorum sorumluluğum ağır, evlat yetiştirmek çok zormuş senin gibi gözleri merhametli, kolları sevgi ile açılan, her zaman affeden, yüreciği cennet kokan bir anne olmayı öğret bana...

 

  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Toplam blog
: 80
Toplam yorum
: 144
Toplam mesaj
: 17
Ort. okunma sayısı
: 1477
Kayıt tarihi
: 06.03.10
 
 

Çocuklara aşık bir öğretmen olmakla birlikte çocuk psikolojisi ve gelişim uzmanı olan hayatını ço..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster