Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Şubat '10

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
1425
 

Sır'a Derkenar (kapitalizmin felsefe oyunları)

Sır'a Derkenar (kapitalizmin felsefe oyunları)
 

Soğuk savaşın sona ermesiyle, kaptalizmin kendisini koruması ve devamı için manevi ve mistik literatürü manipüle ederek hayalperest bir düşünce ve fantazi bir hayal dünyası ile sömürü sisteminin yeni edebiyat akımını oluşturmaya başlamıştır.

Bu bağlamda birçok popüler yazar ve popüler kitap edebiyat ya da yazın dünyasını işgal etmiştir. Bunların ilk örneklerinden biri "Sır" kitabıdır. Bu kitap belki bugünlerde bayatlamış durumda ama yeni versiyonları hala devam etmektedir.

Ben de Sır kitabının popülerliğine nedir diye baktığım geçen yıllar içinde masa üstüne koyduğum derkenar notlarımı bugün buraya aktarayım dedim. Not aldığım sayfalara kadar girizgah ve gelişme gösteren içerik daha ileri sayfalarda tekrardan başka bir durum olmadığını gördüm.

Ve blogu daha fazla uzatmaya gerek duymadım.

"Sır nedir?": Nerede olursanız olun, hepimiz aynı kuvvete, tek bir yasaya bağlı olarak yaşıyoruz. İşte bu kuvvet çekim kuvvetidir! "Sır" çekim yasasıdır! Hayatınıza giren her şeyi, kendinize çeken siz kendinizsiniz. Bunu, zihninizde tuttuğunuz imgelerin erdemiyle, düşüncelerinizle yapıyor; zihninizden geçirdiklerinizi kendinize çekiyorsunuz. "Sahip olduğunuz her düşünce nesnel bir gerçeklik; bir kuvvettir." Zenginliği hayatlarına çeken insanlar "Sır"rı bilinçli ya da bilinç­siz bir biçimde mutlaka kullanırlar. Bolluk ve bereketi düşünür, bunun karşıtı bir düşüncenin beyinlerinde yer almasına izin ver­mezler. Varlığa dair düşünceleri daima baskındır. Bildikleri tek şey bolluktur; zihinlerinde bundan başka bir şey yoktur. Çekim yasasını harekete geçiren de budur. Burada "Sır"rı ve çekim yasasının işleyişini açıklamak için mükemmel bir örnek verebiliriz: Büyük bir servet kazanıp, sonra bunun tamamını kaybetmelerine rağmen kısa süre içinde yeniden büyük bir varlığa ulaşan insanları duymuşsunuzdur. Bu vakalarda yaşanan şudur: farkında olarak ya da olmayarak başlangıçta baskın düşünceleri servet edinmektir ve böylece bunu kazanırlar. Sonrasında ise, bu servetlerini kaybetme korkusuna dair düşüncelerin beyinlerine girmesine izin verdiklerinde bu kay­betme korkusu zihinlerinin başlıca düşüncesi haline gelir. Böylece, bolluk ve bereketi düşünürken kulvar değiştirerek beyinlerim kay­betme düşüncesiyle doldurmuş olur; kazandıklarını kaybederler (burada ki gözden kaçan artı değerin ele geçirilmesinin kuralları haksız veya haram kazanç görmezden gelinmektedir. – halbu ki düşünce çekim kuvveti zenginlik düşüncesi etrafında yoğunlaşmamalıdır. Diğer hertürlü arzu ve isteklerimizle ve Hulusi kalp ile ilgilidir. Bu söylem ile liberal kapitalizmin hırs egosunu önermektedir. Elbette kafaya zenginliği korsanız ama şöyle ama böyle bir şekilde zengin olabilirsiniz.- Bu rada ki mesaj güncel global liberalizmin pembe penceresidir.) bakıldığında, çekim yasası; benzerin benzeri çektiğini söylemekle birlikte, burada bahsedilen çekim, düşünce düzeyindedir. Çekim yasası "benzer benzeri çeker" derken, sahip olduğunuz düşüncelerin, benzerlerini de kendinize çektiğiniz ifade edilmek isteniyor.


“Yaşamınız boyunca hiç mutsuz olduğunuz bir konu üzerinde düşünürken, siz düşündükçe işlerin daha da kötüye gittiğini fark ettiğiniz oldu mu? Bunun sebebi sabit bir düşünceyi koruduğunuzda, çekim yasasının derhal işlemeye başlaması ve size benzer düşünceleri getirmesidir. Böylece birkaç dakika içinde, o kadar çok benzer mutsuz düşünceye kapılırsınız ki, durum size daha da kötü gelmeye başlar ve ne kadar çok düşünürseniz, o kadar çok mutsuz olursunuz.” Önerilecek (insan olarak bizim burada yapmamız gereken şey, olmasını istediğimiz şeylere dair düşüncelerimize sıkı sıkıya tutunmak, ne istediğimizi kafamızın içinde tam olarak netleştirip kesinleştirerek, Evrenin en büyük yasalarından biri olan çekim yasasını davet etmek için yakarmaya başlamaktır. Siz, hem üzerinde en çok düşündüğünüz şey, hem de üzerinde en çok düşündüğünüz şeyi kendinize çekensiniz.) Zihninizde canlandırabildiğinizi, ellerinizde de tutabilirsiniz. Dileğinizi kafanızın içinde şekillendirip, baskın düşünceniz haline getirdiğiniz taktirde onu mutlaka hayata geçirirsiniz. Birçok insan düşüncelerin frekansları olduğunu anlayamıyor; oysa düşünceler ölçülebilirler. İşte bu yüzden, bir şeyi defalarca ve defalarca ve defalarca düşünürseniz, örneğin; beğendiğiniz marka otomobile sahip olmayı, ihtiyaç duyduğunuz parayı kazanmayı, kendi şirketinizi kurmayı, ruh eşinizi bulmayı...Ve dileğinizi zihninizde canlandırır sanız, gerekli frekansı tutarlı bir biçimde yaymaya başlarsınız. (Yine örnekleme iktisadi yönden verilmiştir bu durum kapitalizmde ezilmelere moral referansı sırrı öğren zengin ol der gibi.- oysa bu düşünceleri diğer arzularımız içinde örneklemek gerekir di.) Düşünceler, manyetik sinyaller yayarlar ve bu sinyaller ait oldukları düşüncelerin benzerlerini size doğru çekerler. "Mıknatıs sahip olduğunuz baskın düşünce ya da zihinsel tutum; benzerin benzeri çekmesi de kural olduğuna göre, sonuç olarak zihinsel tutumunuz kendi doğasına uygun şartları kendine çekecek ve bu değişmeyecektir." Düşünceler manyetiktir ve frekansları vardır. Siz düşünürken düşünceleriniz Evren'e yayılır ve manyetik güçleriyle aynı frekans­taki bütün benzerlikleri mıknatıs gibi çekerler. Gönderilen her şey kaynağına geri döner. Ve "Siz" o kaynaksınız.( Bu doğru) Evrenin en güçlü verici istasyonu sizsiniz. Sizin ilettiğiniz frekanslar hayatınızı şekil­lendirirken, hayatınız da dünyayı şekillendirir. Yaydığınız dalgalar şehirlerin, ülkelerin ötesine geçerek dünyaya uzanır; Evren'in her yanında yankılanır ve siz bu frekansı düşüncelerinizle yayarsınız! (Bunu da biliyoruz-doğrudur.) "Zihinsel kuvvetlerin titreşimleri en hassas, dolayısıyla varoluşa dair en güçlü titreşimlerdir." ( Bu yaklaşımlar doğru ancak kafayı zenginlik üzerinde yoğunlaştırması başka gayeler var hissi vermektedir.) Kendinizi bolluk içinde yaşarken düşünün; bereketi kendinize çekeceğinizi göreceksiniz. Bu kural herkes için her zaman geçerlidir. Kendinizi zenginlik içinde yaşarken düşündüğünüzde, yaşamınızı çekim kuralı aracılığıyla etkili ve bilinçli bir biçimde düzenlemiş oluyorsunuz. İşte bu kadar kolay. Ve bu noktada o en aşikar soru gelir: "Öyleyse neden herkes düşlediği hayatı yaşayamıyor?" (Aşırı hırsla zenginliği düşünmeden yoksa başka değerler heba olacak) Çekim yasası doğaya ait bir yasadır. Kişilerden bağımsızdır; mesajları iyi ya da kötü olarak değerlendirmez; sadece düşüncelerinizi alarak onları size yaşam deneyimi olarak geri gönderir. Çekim yasası, üzerinde düşündüğünüz şey ne ise onu verir. (Çünkü o meleke (melek) vasıflıdır iaradesi yok irade olsa o zaman senin düşünmeyin anlamı kalmaz.) . Çekim yasası neyi arzu edip neyi etmediğinizden etkilenmez. Bir şeye odaklandığınızda, hunun ne olduğuna bakılmaz ve siz onu yaşamınızda gerçek anlamda varolmaya çağırırsınız. Çekim yasası "hayır"ları, "değil"leri, "olmaz"ları ya da diğer olumsuz­luk belirten sözcükleri hesaba katmaz. (Çünkü kainat olumluluğu hedef alarak düzenlenmiştir bilimsel kuramve kanunları bu nedenle çüzümlenebilecek formülasyonlara bağlıdır.) Siz ona inansamz da inanmasamz da, onu anlasanız da anlamasanız da, çekim yasası işleyişine daima devam eder. Bu, sürekli devam eden bir süreçtir. "Pause" ya da "Stop" düğmesine basamazsınız. Düşünceleriniz varoldukça bu yasa da sonsuz işleyişini, sürdürecektir. (Çünki siz hayatta oldukça daima düşünürsünüz.) Çekim yasası bir yaratım yasasıdır. Kuantum fizikçileri bize, Ev-ren'in tamamının düşünceden doğduğunu söylerler! ( İslami yorumlarda ve ayetlerde O bir “kelime”dir diye özetlenir Ol deyince olur.) Bu büyük yasayı fark ettiğiniz zaman, ne kadar akıl almaz bir gücün sahibi olduğunuzu ve yaşamınızı DÜŞÜNEREK var edebileceğinizi de fark edeceksiniz. ( fazla da hayali olmamak bunu realiteyi unutmadan kütlemsi mucize ummamalıdır. Diye düşünürüm.) Şu an düşündükleriniz, gelecekte yaşayacaklarınızı doğuruyor. Yaşamınızı düşüncelerinizle siz yaratıyorsunuz. Sürekli düşündü günüz için, sürekli yaratıyorsunuz. En çok düşündüğünüz ya da en çok odaklandığınız şey, yaşamınız olarak karşınıza çıkıyor. (Burada bu söylemi kendimizle özdeşleştirip dışımızdakilerden soyutlayamayız. Bir düzende kendi düşüncemiz dışında ilahi sistem vardır.) Yaşamınızı siz kendiniz yaratırsınız. Ne ekerseniz onu biçersiniz! Düşünceleriniz tohumlar gibidir ve kaldıracağınız hasat, ektiğiniz tohumlara bağlıdır. (Kulun iyiliğide kötülüğüde kendinedir.- günahlar ne azaltılır ne çoğaltılır.) Yaşamınız avuçlarınızın arasında, şu an nerede olduğunuz, şimdiye kadar neler yaşadığınız hiç önemli değil; bilinçli olarak düşüncelerinizi değiştirmeye başlayabilir, hayatınızı değiştirebilirsiniz. Umut­suz durum diye bir şey yoktur. Yaşamınızdaki her türlü koşul değişebilir! (Tövbe ederek yeniden doğmuş gibi olmak – dün dünde kaldı, bugün yeni şeyler yapmak zamanıdır.mevlana) Dikkatli bakarsanız; "Sır"nn, zihnimizin ve niyetlerimizin gücünün günlük hayatımızı nasıl etkilediğini gayet net görebilirsiniz.(farkındalık) "Hepimizin sandığımızdan daha çok gücü ve daha fazla olanağı var; zihinde canlandırma (visualization) ise bu güçlerin en etkililerinden biri." İlk öykü, "Sır" kitabını satın aldıktan sonra günde az bir kez iz­leyen ve dolayısıyla verilen mesajı bedeninin tüm hücrelerine kadar içine çeken Jeannie adında bir kadının hikayesi. Jeannie özel­likle Bob Proctor'dan etkilenmiş ve onunla tanışmanın müthiş bir şey olacağını düşünmeye başlamıştı. (Bu kitap yazılmadan nasıl oluyor da başkaları okuyor ve uyguluyor bu elimizdeki ikinci genişletilmiş baskı mı oluyor) Şükretmek, enerjinizi yönlendirerek isteklerinizi daha çok hayata geçirmenizi sağlayan etkili bir süreçtir. Sahip olduklarınız için şükrettikçe daha çok iyilik ve güzelliği kendinize çekeceksiniz. "Aklın düşünebildiği her şey...kazanılabilir." Bir şeyi zihninizde canlandırmanız, onu gerçekleştirebileceğiniz anlamına gelir. Bunun sebebi, beynin yaptığınız şeyin gerçek mi, yoksa gerçeğin bir provası mı olduğunu ayırt edememesidir. Beyninizin içinde var ettiğinizi, bedeninizin içinde de var
edersiniz. (Bu nedenle düşünsel olarak vücudumuzu iç bakışla gözden geçirirken sağlıklı olarak düşünürsek vücut adalelerini oluşturan doku sistemi kendini moralize ederek sağlıklı duruma motive eder.) Bir şeyin icat edilip yaratılmış olmasının tek yolu, ona dair imgenin bir kişinin zihninde canlandırılmış olmasıdır. Mucit, söz konusu imgeyi açık ve net olarak görüp, sonuç görüntüyü buluşunu elde edene kadar zihninde tutuşundan. Evren tüm güçlerini kullanarak bu icadı mucidi aracılığıyla dünyaya sunar. " Olumlu şeyler düşünmem ya da istediğimi aldığımı zihnimde canlandırmam yeterli" diye düşünüyor; ama, böyle yaparken, bolluk ve bereketi, sevgi ve sevinci hissetmezseniz, çekim kuvvetini oluşturamazsınız. (Tasavvur edilen nesne ile iyiye dönük moralize sevgi bağlamı olmazsa manevi güçten yoksun olur.) .


Çekim yasasını her yerde görebilir; her şeyi kendinize çekersiniz. İnsanları, işi, koşullan, sağlığı, varlığı, borçlan, mutluluğu, kullandığınız arabayı, içinde bulunduğunuz topluluğu... tümünü bir mıknatıs gibi kendinize çeken sizsiniz. Üzerinde düşündüğünüz, üzerinize çektiğinizdir. Yaşamınızın tamamı kafanızın içinden geçen düşüncelere dair bir gösteridir. (doğrudur-objektif olmuş bu söylem) Kuantum, Aklı işin içine sokmazsanız bir Evren'inizin de vamlamayacağını ve algılanan her şeyi gerçek biçimlendirenin beyin olduğunu söyler. (Bu tabi bizim ben’imiz için bizim dişimızda ki varlıkların bizm etkilenmemiz bzında ki yani bizim düşüncemiz in odak merkezi beyin ve onda mündemiç olan akıl.) Düşüncelerinizle sadece kendi hayatınızı yaratmakla kalmayarak, onlar aracılığıyla dünyanın yaratımına da güçlü bir biçimde katkıda bulunuyorsunuz. Daha önce hiç kendi­nizi önemsiz, dünyanın gidişatı üzerinde etkisiz hissettiğiniz oldu mu? Olduysa, bir kez daha düşünün. Çevrenizde yaşananları asıl şekillendiren sizin kendi zihninizdir. Tann'ya şükür bir bekleme süresi var ve bütün düşüncelerimiz anında gerçekleşmiyor. Aksi taktirde başımıza gelmeyen kalmazdı. Gecikme faktörü bize yardımcı olarak isteklerimizin üzerinde düşünüp, onları yeniden değerlendirmemize ve yeni seçimler yapmamıza fırsat tanıyor. içinde bulunduğunuz bu an düşüncelerinizi değiştirebilmeniz mümkün. Daha önce sahip olduğunuz düşünceleri, yerlerine yenilerini getirerek silebilirsiniz. Zaman size hizmet ederken, yeni şeyler düşünebilir, yeni frekanslar yayabilirsiniz. Hemen şimdi! Düşünceleriniz üzerinde farkmdahk kazanmak için "ben düşüncelerimin efendisiyim" cümlesi ile niyet çalışması da yapabi­lirsiniz. Bunu sık sık tekrarlayın,bunun üstüne meditasyon yapın, siz bu niyeti tuttukça, çekim yasası sayesinde bu gerçekleşecektir. Şimdi burada, size dair en mükemmel versiyonu yaratmanızı sağlayacak bilgiyi alıyor; bu uyarlamanızın "en mükemmel versiyonunuz" frekansında zaten bulunma olasılığı olduğunu öğreniyorsunuz. Ne olmak, ne yapmak ya da neye sahip olmak istediğinize karar verin, bunun üzerine düşünün ve gerekli frekansı yaym; vizyonunuz hayatınız olacaktır.


(Özet) Hayatın Büyük Sırrı çekim yasasında gizlidir. Çekim yasası " benzer benzeri çeker" der. Böylece bir şey düşün­düğünüzde ona benzeyen diğer düşünceleri de kendinize çekersiniz. Düşünceler manyetiktir ve birer frekansları vardır. Aklınızdan geçirdiğiniz düşünceler, Evren'e yollanarak, aynı frekansta bulunanları manyetik güçlerin etkisiyle size doğru çekerler. Gön­dermiş olduğunuz her şey kaynağına-Size geri döner. Siz düşünceleriniz aracılığıyla frekans yayan birer yayın kulesi gibi insanlarsınız. Hayatınızda herhangi bir şey değiştirmek istiyorsanız, düşüncelerinizi değiştirerek frekansı değiştirin. Şu an düşünmekte olduklarınız, gelecekteki yaşantınızı oluşturmakta. Üzerinde en çok düşündüğünüz ya da üzerine en çok odak­landığınız şey hayatınız olarak karşınıza çıkacaktır. Düşünceleriniz somutlaşır SIR :Basitleştir. Çekim yasası doğaya ait bir yasadır. Tıpkı yerçekimi yasası gibi, çekim yasası da tarafsız, genel, kesin ve doğrudur. (tıpkı yer çekimi yasası gibi.) Yanlış zamanda yanlış yerde olduklarına inanan, kendileri dışındaki koşullar üzerinde kontrol­leri olmayan insanlar, korku, ayrılma kaygısı ve güçsüzlük gibi endişelerinde ısrarcı oldukları taktirde, yanlış zamanda yanlış yerde olma durumunu çekerler. Yoksa yaşam deneyiminizin kendi avuçlarınızın arasında olduğunu bildiğinize ve iyi şeylerin yalnızca sizin onları düşünmenizle hayatınızda yer alacağına mı inanmak istiyorsunuz? Seçme şansınız var ve hangisini düşünmeyi seçerseniz, onu yaşayacaksınız. (düşünceleri hep iyiye ve güzele yorup umutvar olarak dua edeceğiz espirisi bu doğrultuyu ifade eder.) Duygularımız bize neler düşündüğümüzü anlatır.. Duygularm önemim abartmıyorum. Onlar, kendi hayatmızı yaratır­ken size yardımcı olacak olan en önemli araçlarınız. Düşünceleriniz, yaşadığınız her şeyin başlıca nedenleridir.Duygularmız da dahil olmak üzere dünya üzerinde gördüğünüz ve yaşadığınız diğer ne varsa hepsi, birer sonuçtur. Neden, her zaman düşüncelerinizdir (Çünkü duygularımız düşüncemizin yansıyan ürünüdür. Duymaktan, dıştan düşüncemizin geri yansımasıdır.) Hislerimiz ne düşündüğümüzden haberdar olmamız için bize verilmiş en müthiş armağandır (düşüncenin pasi duyumsama yansımasıdır hislerimiz) duygularınız ne düşündüğünüzü anlamanız için verilen anlık sinyallerdir. Depresyon, öfke, alınganlık, suçluluk duygusu... Bunlar olumsuz duygulardır JACK CANFIELD :Hislerimiz, gelişme gösterip göstermediğimiz ya da doğru yolda mı, yanlış yolda mı olduğumuz konusunda bize geri bildirim sağlayan bir mekanizmadır. İyi şeyler hissettiğinizde, Evren'den size geri gelen haber; "İyi şeyler düşünüyorsun" olur. Aynı şekilde, kötü şeyler hissettiğinizde ise. Evren size "Kötü şeyler düşünüyorsun" bilgisini iletir. (insan ve diğer her canlı da hatta cansızlar da manyetik alan içinde ve kuşatması içimdedir bu dalgaların bir kısmını biz düşüncemizle üretiriz bir kısmıda doğal olarak vardır, bizim ürettiğimiz frekanslar manyetik alan yapısalı içindedir. Tıpkı kablo olmadan akım gitmediği gibi.) ( Bu manyetik alan diğer fiziksel manyetik dalgalarla iç içe ama ayrı frekanstadır.) Hayatınız, duygu ve düşüncelerinizden meydana gelir. Garanti ediyorum! Bu her zaman böyle olacaktır.LISA NICHOLS Her şeyi değiştirme gücüne sahipsiniz; çünkü düşüncelerinizi seçen ve duygularınızı hisseden tek kişi sizsiniz. (yeis e düşmeyeceksin devamlı olumluda kalacaksın. Umutlu olacaksın) "Bu yolculukta insan, kendi evrenini kendisi yaratır".


JAMES RAY "Çekim yasasının karşı konulmaz gücünü oluşturan şey, sevgi ile düşüncenin bir araya gelişidir." Evren'de sevginin gücünden daha büyük bir güç yoktur. Sevgiyi duyumsadığmızda, yayabileceğiniz en yüksek frekansı yayarsınız. Sahip olduğunuz bütün düşünceleri sevgiyle sarıp sarmalayabi-lirseniz, her şeyi ve herkesi sevebilirseniz, dönüşümü yaşarsınız, hayatınız değişir. , çekim yasasından sevgi yasası olarak söz etmişlerdi. Bu sonsuz ve temel prensip her varlığın, her felsefik sistemin, her dinin, her bilimin doğasında bulunur. Sevgi yasasından kaçış yoktur. O, düşünceye canlılık veren duygudur. Hissetmek arzudur; arzu da sevgi Sevgiyle aşılanmış bir düşünceyi yenmek mümkün değildir." (güzel söz yılanı deliğinden çıkarır.) MARCl SHIMOFF Duygu ve düşüncelerinize gerçek anlamda hakim olmayı bir kez anlamaya başladığınızda, kendi gerçeğinizi nasıl yarattığınızı da göreceksiniz. Bağımsızlığınızın ve gücünüzün kaynağı buradadır. (bir şeyi unutmamak gerekiyor; bu özelliğimizi yaratan Allah’ı. Bu kurduğu düzene heyretle bakıp şükretmeyi) "Herhangi bir insanoğ­lunun kendisine sorabileceği en önemli soru: 'Bu Evren bana dost mudur?' sorusudur". (Elbette dosttur, bizi kendi doğası içinde yaşama şatlarına uygun ortamda yaşatıp beslemektedir.) Albert Einstein bu etkili soruyu sordu; çünkü "Sır"ra vakıftı. Einstein'm bu niyetini biraz daha ileri götürmek için onu onaylayıp; "Evren muhteşem; bütün iyilikleri bana getirip, her şeyi benim iyiliğim doğrultusunda düzenliyor. Yaptığım her şeyde beni destekleyip, tüm ihtiyaçlarımı anında karşılıyor" diyebilirsiniz. Evren'in dostunuz olduğunun bilincine varın! JACK CANFIELD "Sır"rı öğrenip, yaşantıma uygulamaya haşladığımda, hayatım gerçekten sihirli hir hal almaya haşladı. Herkesin hayalini kurduğu hir yaşantıyı gün he gün yaşıyorum. Dört buçuk milyon dolarlık bir malikanem, muhteşem hir eşim var. Tatillerde dünyanın en güzel yerlerine gidiyor, dağlara tırmanıp, keşfediyor, safarilere çıkahiliyorum. Bütün bunların gerçekleşmiş ve gerçekleşmekte olmasının nedeni ise, "Sır'rın nasıl uygulanacağını hilmemdir. (Bu parağraf genel ilkeye ters, işte bu kadar güzel giden düşünce atmosferi içinde gündemde ki sosoyo-politik mesajı budur.) SIR ÖZETLERi Çekim yasası doğaya ait bir yasadır.Yer çekimi yasası kadar gerçektir. Israrla düşünerek çağırmadığınız hiçbir şey yaşantınıza giremez. Ne düşündüğünüzü anlamak için, kendinize ne hissettiğinizi sorun. Hislerimiz, bize o an ne düşündüğümüzü anlatan değerli birer araçtır. İyi şeyler düşünürken, insanın kendisini kötü hissetmesi imkansızdır. Düşünceleriniz frekansınızı belirlerken, duygularınız size o an hangi frekansta olduğunuzu bildirir. Kendinizi kötü hissettiğiniz bir anda, daha çok olumsuzluğu kendinize çekmeye uygun bir frekanstasınız demektir, iyi hissettiğinizde ise, daha çok iyiliği güçlü bir biçimde kendinize çekersiniz. Güzel anılar, doğa, en sevdiğiniz müzik, gibi "Sırrın İpuçları" adıyla anılan bazı faktörler duygularınızı değiştirerek bir anda başka frekansa geçmenizi sağlarlar. Sevgi, yayabileceğiniz en yüksek frekansa sahiptir. Hissettiğiniz ve yaydığınız sevgi ne kadar büyükse, kullandığınız doğal güç de o kadar etkilidir. 43 (düşünce niyet ve arzu istek ve de dua psikolojik seans düzleminde formüle edilmiş gibi) "Dileğin henim için emirdir!" (işte sır burada saklı- iyişeyler iste ne ietersen olacak bu kitabın özeti)) istemek Yaratım Süreci'nin ilk adımıdır; bu yüzden istemeyi alışkanlık haline getirin. Evren'e sorun! (evren olarak değil bizim için o Allah’tır.) Hayatınızdaki hiçbir şey için bunalmanız gerekmiyor. Sadece isteyin yeter! (dualar da da ayette Allah siz yeterki isteyin siz, benden isteyin ben misliyle veririm diyor.) Birinci adım: istemek, İkinci adım inanmak,( Mutlak inanç, görünmeyene inanmaktır.LİSA NİKHOLS )Allah’a inanmak bu bağlamda dualarında olacağına inanmak tır. İşin nasılını bilmeniz gerekmez. Evren'in kendisini nasıl yeniden düzenleyeceğini bilmeye ihtiyacınız yok. (BURADA ilahi hikmet ama senin o istekle arsuna doğru yönalmen ve çabanda bu olurlara anahtar olmaktadır.) Yaratıcı Süreç içinde "nasıllar" sizin payınıza düşmüyor. Sürecin üçüncü ve son adımı, almak. Bununla ilgili olarak kendinizi çok iyi hissetmeye başlayın. Dileğiniz size ulaştığında kendinizi nasıl hissedecekseniz şimdi de öyle hissedin. Bunu şimdiden yapın.LİSA NİCHO BOB P R O C T O R Bu düşlemi olguya dönüştürdüğünüzde, çok çok daha büyük fanteziler oluşturacak bir konuma gelirsiniz, işte arkadaşlar Yaratım Süreci budur."inanarak, yakararak istediğin ne varsa, hepsini alacaksın""Ne istemiş olursan ol, dileğin için dua ederken, onu ' elde etmekte olduğu na inan, ona erişeceksin." imgeleri zihninizde tuttukça, onlara doğru çekilirken, onlar da size doğru çekilecekler. Hareket, sizinle ve sizin aracılığınızla, tamamen fiziksel bir gerçekliğe doğru olacaktır. Bunu sağlayan da yasadır. Her şeyi kendinize çeken bir mıknatıs Olduğunuzu unutmayın. Zihninizde ne istediğinizi net olarak belirlediğiniz zaman, onları kendinize çeken bir mıknatısa dönüşürsünüz ve istekleriniz de size doğru manyetize olur.(Şişmanlık örneği işleniyor.) Zaman bir yanılsamadır. Bize bunu söyleyen kişi de Einstein'dır. Bu Cümleyi ilk kez duyuyorsanız, bu kavramı anlamakta biraz zor­lanabilirsiniz; çünkü çevrenizde olan biten her şeyin birbiri ardına gerçekleştiğini görürsünüz. Kuantum fizikçileri ve Einstein'm bize anlatmak istedikleri şey her şeyin eş zamanlı meydana geldiğidir. Zamanın varolmadığını Anlayabilir; bu mefhumu kabul ederseniz. Gelecek için istediğiniz her şeyin zaten v a r o l d u ğ u n u da görürsünüz. her şey aynı zamanda meydana geliyorsa, sizin istediğiniz şeye sahip paralel bir versiyonunuz da şimdiden vardır! (Burada özetle her şeyin baştan yaratılmış olmasına denk düşmektedir-İslam.) SIRÖzETLErİ :Tıpkı Alaaddin'in cini gibi, çekim yasası da tüm komutlarımızı ye­rine getirir. Yaratım Süreci'nin, istediğiniz her şeyi yaratmanıza yardımcı olmak için üç basit adıma ayrılmıştır: iste, inan ve al. Yaşamayı arzu ettiklerinizi Evren'den isteme süreci, ne istediğinizi netleştirmeniz konusunda bir fırsattır Zihninizin içinde net olduğunuz zaman ise, zaten istemiş olursunuz. İnanmak; istemiş olduğunuz şeyi şimdiden elde etmiş olduğunuzu düşünerek, öyleymiş gibi konuşup, öyleymiş gibi davranmayı da gerektirir. İsteklerinizi elde etmiş gibi frekans yaydığınızda, çekim yasası insanları, olayları ve koşulları harekete geçirerek arzunuza kavuşmanızı sağlayacaktır. Elde etmek aşaması ise, dileğiniz gerçekleştiğinde hissedecekleri­nizi hissetmeyi gerektirir. Şu an kendinizi iyi hissetmeniz, sizi dileğinizle aynı frekansa getirir. Kilo vermek için, "kilo vermeye" odaklanmak yerine, size göre mükemmel kilonuz neyse ona odaklanın. Kendinizi mükemmel kilonuzdaymışsımz gibi hissettiğinizde, bu kusursuz kiloyu kendi nize çağıracaksınız. isteklerinizi gerçeldeştirmek Evrenin hiç zamanını almaz. Evren, bir milyon dolan da, bir doları da aynı kolaylıkla hayata geçirir. Bir fincan kahve ya da boş park yeri bulmak gibi küçük şeylerle başlamak, çekim yasasının işleyişini görmenin en kolay yollarından biridir. Küçük bir şeyi kendinize çekmek için etkili bir çalışma yapın. Kendinize çekme konusunda sahip olduğunuz güce dair deneyim edindikten sonra, daha büyük şeyler yaratma konusuna geçersiniz. Gününüzü, o gün yaşamak istediklerinize dair önceden düşünerek tasarlayın, böylece hayalınızı da istekleriniz doğrultusunda tasarlamış olacaksınız. "Olduğumuz her şey, düşünmüş olduklarımızın sonucudur." Buddha (MO 5 6 3 - 4 8 3 ) (Ekonomik istenç bölümleri için şans oyunları bayileri önüne bu sır kitabını koymak aklıma geldi) Yapabileceğiniz ilk şey, sahip olduğunuz için şükrettiklerinizin listesini yapmak. Bunu yapmak, enerjinizi ve dolayısıyla düşüncelerinizi değiştirerek, düşüncelerinizi değiştirmeye başlayacak. . Sizi mutlu eden her şey için şükretmeye başlayacaksınız. Şükretmek, yaşamınıza daha çok şey katmanın mutlak yollarından biridir.Marsi Shimhoff Üzerinde düşündüğümüz ve şükrettiğimiz her şeyi hayatageçiririz. Sabahlan uyandığımda; "Teşekkür ederim" diyorum. Her sabah, ayaklarım zemine değdiğinde buna şükrediyorum. Sonra, dişlerimi fırçalayıp yeni güne hazırlanırken şükrettiğim şeyler sayesinde koşturmaya başlıyorum. Rutin işlerimi yaparken, bir yandan da minnettarlığımı duyumsuyorum. (İslamdaki şükür ün önemi hatırlanmalı.) VVallace VVattles tarafından 1910 yılında yazılan ve hayatımı değiştiren kitap olan "Science of Getting Rich" (Zengin Olmanın Ilmi)nin içindeki en uzun bölüm de minnettarlığa ayrılmıştı. Ayrıca, "Sır" da yer alan öğretmenlerin tamamı da şükretmeyi günlerinin bir parçası olarak görüyor; birçoğu güne şükran duyguları ve düşünceleriyle başlıyor. hayatında başardığı her şeyi şükretmek sayesinde kazandığını söyledi. Joe Joe, şükretmenin gücünü ve kendisine ne kadar çok şey kazandırdığını biliyor; bu yüzden teşekkür etmek onun yaşam biçimi olmuş. . Odaklanmanız gereken şeyler, sahip olduğunuz için şükrettikleriniz Sahip olduklarınıza karşı nankörlük ederseniz, daha fazlasını yaşamınıza getirmeniz imkansızlaşır. Neden? Çünkü, nankörlük ettiğinizde, yaydığınız duygu ve düşüncelerin tamamı olumsuz­dur. Kıskançlık, alınganlık, doyumsuzluk, "açgözlülük" de, size istediğinizi getiremeyecek duygulardandır. (Burada şuna dikkat etmek gerekli bu söylemler hakikaten samimi ise bunlar Bizim islamdininde var. Dinlere gönderme yapmıyor ama şükrü öneriyor aslında güzel öğretiler ama yine ben demogoji ile çaktırmadan kapitalist sisteme karşı pasifize bir söylem olduğu kanaatı var bu önermeleri getirmelerinde.) Einstein "Sır" ra ilişkin çok şey biliyordu ve bir gün içinde yüzlerce kez "teşekkür ederim" diyordu. "Sır" ekibini oluşturan olağanüstü insanlar ve ben, bugün hala aynı içten­likle şükretmeye devam ediyoruz. Ekip olarak biz, minnettarlık duygularımızı sürekli yansıtarak, bunu yaşam biçimimiz yaptık. MlCHAEL BERNARD BECKVVITH Bu duygu ve bu içsel bakış açısı. Evren'in gücünü göstermeye başlaması için araç, bir açık kapı olacaktır. "Bu gücün ne olduğu konusunda bir şey söyleyemem. Bildiğim tek şey varolduğu." Alexander Graham Bell (1847-1922) MlKE DOOLEY % / "Nasıllar" Evreni ilgilendirir. Siz ve düşünüz arasındaki en kısa, en çabuk, en hızlı ve uyumlu yolu her zaman o bilir. DR. JOE VITALE Kontrolü Evren'e bıraktığınız taktirde, size verilenlere şaşıracaksınız, gözleriniz kamaşacak. Bu nokta, sihir ve mucizelerin gerçekleştiği noktadır. (Bu Allah’ın sıfatıdır – Rabbimizin adını anmadan neden kaçınılıyor.) Beyniniz ve tüm varlığınızla dileğinizi şimdiden gerçekleşmiş kabul ediyorsunuz. Bu, zihinde canlandırma sanatıdır, (visualization) Parayı kendinize çekmek için varlığa odaklanın. Parasızlığa odak­lanarak, hayatınıza para getirmeniz imkansızdır. Hayal gücünüzü kullanarak sahip olmak istediğiniz paraya zaten sahipmiş gibi yapmanız faydalı olacaktır. Servet sahibi olmaya dair oyunlar oynayarak kendinizi para konusunda daha mutlu hisse­dersiniz ve siz kendinizi mutlu hissettikçe para hayatınıza daha çok akar. Mutlu olmak, parayı hayatınıza çekmenin en hızlı yoludur Beğendiğiniz her şeye bakarak kendi kendinize; "Buna gücüm yeter. Bunu satın alabilirim" deyin. Böylece düşünce biçimi­nizi değiştirecek, para konusunda kendinizi daha iyi hissetmeye başlayacaksınız. Hayatınıza daha çok para getirmek için, para verin. Para konu­sunda cömert davranıp, paylaştıkça mutlu olursanız; "Çok param var" mesajını vermiş olursunuz Bir ilişkiyi kendinize çekmek istediğinizde, düşünceleriniz, söz­leriniz, .davranışlarınız ve yaşadığınız mekanın bu arzunuzla çelişmediğinden emin olun. Kendinizden siz sorumlusunuz. Önce kendinizi donatmadığınız sürece, başkalarına verecek bir şeyiniz olmaz. Kendinizi sevip sayın. Sizi sevip sayacak insanları kendinize çek­menizin yolu budur. Kendinizi kötü hissettiğinizde, sevginin size ulaşmasını engellemek­le kalmıyor, size kendinizi kötü hissettirecek insanları ve durumları da daha fazla kendinize çekiyorsunuz. Kendinizde beğendiğiniz özelliklerinize odaklandığınızda, çekim yasası sizinle ilgili bu güzellikleri size artırarak geri gönderecektir. Bir ilişkiyi yürütebilmek için, o ilişkinin diğer öznesine dair
yalanmalarınıza değil, onun takdir ettiğiniz yönlerine odaklanın.
Bu güçlendirici unsurlara odaklandığınızda, onlar çoğalarak size
geri gelecekler. (Psikolog ve sosyologlar mesleklerini yazarlara mı kaptıracaklar yoksa! Umut fakirin ekmeği ye memet ye. ) ,

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 376
Toplam yorum
: 933
Toplam mesaj
: 229
Ort. okunma sayısı
: 1809
Kayıt tarihi
: 06.07.07
 
 

Hayat herkes için aslında yalnızlıktır. hiç kimsenin doğal garantisi yoktur. (Günlük atüel haberl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster