Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Eylül '07

 
Kategori
Eğlence - Hobi
Okunma Sayısı
2346
 

Sıra dışı yaşam becerileri

Sıra dışı yaşam becerileri
 

Sıradışı yaşam becerileri geliştirmeye karar verdik eşimle.

Her zaman yapmış olduğumuz işlerimizi bile farklılaştırarak daha anlamlı, daha keyifli yaşama kararı verildi bizim evde. Tam da Melih Arat'tan SIRA DIŞI YAŞAM BECERİLERİ kitabını elime alıp okumaya başlayacağım saatte...

Sıradışı olmak; sıradan, sıra altı olmadan SIRA DIŞI olmak nasıl bir şeyse!

Elime kitabımı aldığım keyifli bir pazar sabahında SIRADIŞI yapacak çok da fazla alternatifimizin olmadığını fark ettim. Haftalık tatil günüydü, Ramazandı, oruçtuk alternatiflerimiz kısıtlanıyordu haliyle. Ayrıca inanılmaz kitap okuma isteği duyuyordum. Eşim kitaplara çok düşkün değildir, Salt evde oturup kitap okumanın ona yetmeyeceğini biliyordum.

Farklı bir şey yapmalı, keyif almalı ama susayacak, acıkacak kadar enerji harcamamalıydık. Her ikimizi de mutlu edecek bir yol bulmalıydık.

Benim gönlüm evde kitap okumaktan yana, eşimin ise evde tıkılıp kalmayıp, gezip dolaşmaktan...
Her ikimizi de mutlu edecek, ikimize de keyif verecek bir şey olmalıdı. O da; Hem gezmek, hem de okumak olacaktı elbet!

Yerleştirdik çantamıza; eşimin elinde yaklaşık 3 haftadır okumakta olduğu Saygı Öztürk tarafından yazılmış olan "Sınır Ötesi Savaşın Kurmay Günlüğü" nü, Benim sabırsızlıkla başlamak istediğim Melih Arat tarafından kaleme alınan SIRA DIŞI YAŞAM BECERİLERİ (mi) ve bir de yedek kitap olarak bir Zülfü Livaneli romanı Engereğin Gözündeki Kamaşma'yı (alırken eşim seçtiğine göre ilgisini de çekerdi elbet) çıktık yola.

Ama ben biliyorum ki eşim öyle uzun süre tek bir kitaba bağlı kalamayacak, günlük gazetelerimizi ve bir ekonomi dergisi olan EKONOMİST ile AUTOSHOW dergilerini eşim yakıt almakla meşgulken attım çantaya... (Yanlış anlaşılmasın ödedim elbette parasını canım)

Hava serin...

Yolumuz kısa...

İzmir'liler bilirler Buca'nın ilerisinde Gölet adında yapay göl etrafına kurulu milli park tarzında yapılmış bir eğlence-dinlence merkezi vardır. İşte o yolda harika bir kır kahvesi- restoranı var (ee hani siz oruçtunuz demeyin orucuz gerçekten), soluğu orada aldık.

Aman Allahım!
Harika bir mekan, inanılmaz otantik, inanılmaz mistik.
Harika bir mekan... Ayakkabılarınızı çıkararak giriyorsunuz içeriye. Koskocaman bir mekan, her yer kilimlerle ve da dev yer minderleri ile kaplı. Yer minderlerinin ortasında kocaman sinilerden yapılmış masalar. Duvarlarda üzerlikler, kuru çiçekler, orjinal figürler; etrafta eski taslar, ibrikler, sürahiler.
İçeride harika bir lavanta kokusu (ben bayılırım lavanta kokusuna...)
Vee inceden inceden bir ney sesi...

İçeride sadece iki çift vardı, onlar da kendi halinde.
Dışarıdaki piknik alanı bölümü kalabalık tabii haliyle. (Herkes ayakkabılarını çıkarıp, yer minderlerinde ney dinlemeye hevesli değil). Dışarıdaki çocuk oyun parkında oynayan cıvıl cıvıl çocuklar ve yem yeşil ağaçlar görünüyor kafanızı pencere çevirince.

Yayıldık bir güzel kendimizce en rahat edeceğimiz köşeye. Ben Sıra Dışı Yaşam Becerilerini okumaya başladım eşim önce 3 haftadır okuduğu Saygı Öztürk'ün kitabını bitirdi. Ve Engereğin Gözündeki Kamaşma'ya başladı. Ben içten içe teleşlı... Bu güne dek eşimin roman okuduğuna hiç şahit olmadım. Ne zaman zorla kitap aldırsam okuması için, genellikle araştırma ve yakın tarih kitaplarını tercih eder. İçim içimi yiyor her an elinden bırakıp sıkıldım diyecek diye. İnanılmaz bir huzur var içimde...

Bir ara yanımıza garson geldi (ehh ayıp artık gelecek tabii ). Eşim benimle dışarıya gelir misin diyerek garsonla birlikte dışarıya çıktı. Ben içerde kitabımı zevkle okumaya devam ederken döndü eşim. Gelirken planladığımız gibi garsona oyun bahçesindeki çocuklara ne istediklerini sormasını ve ufaklıklara içeceklerini ikram etmesini izlemiş bir köşede. Yüzünde zafer sevinci. Oyun bahçesinde oynayan 5 çocuktan ikisi karışık tost, diğerleri meyve suyu istemiş ve sonra da gelip teşekkür etmişler eşime babaları ile birlikte (ben olsam ben de çocuğuma kim neden yiyecek içecek bir şeyler ikram ediyor diye endişelenirim elbette.. eşim durumu açıklayıp oruçlu olduğumuzu söyleyince memnuniyetle kabul etmişler)

Eşim kitabına döndü yeniden hem de hiç huysuzluk etmeden ( konu kitap olunca naz yaparda)...

Yaklaşık 4 saat kitap ve ney ziyafetinden sonra döndük evimize. Ve müjde eşim bu kitap oldukça sürkleyici diyip az önce kitabını bitirdi.

BEYLER, Özellikle Roman okumaktan hoşlanmayan beyler; Engereğin Gözündeki Kamaşma ile başlayabilirsiniz!

Günün 2. sıra dışı haberine gelince bizim evde; Müzikle bu güne dek hiç uğraşmamış olan biz bir enstrüman çalmanın bizi mutlandıracağını, hayatımıza renk katacağını düşünerek enstrüman aldık.. Ne mi bu enstrüman? İstatistiklerde Türkiye'de çok fazla kişi tarafından tercih edilmediği belirlenen ve eşimin yıllardır içinde bir uhde olan KLARNET! Umarım bu konuda ilerleme kaydedebiliriz...

Sıradışı Yaşam Becerileri kitabına gelince;
Hakkında yazılacak çooo...k şey var. Ancak şunu söylemeliyim ki ben keyifle okuyorum (okudum da denebilir son 20 sayfa kaldı). Benim en çok ilgimi çeken bölüm GENELLEMELER hakkındaki bakış açımı değiştirmem gerektiği kanısına varmamı sağlayan 5. bölüm oldu. Hayattaki genellemerin hayatımızı nasıl da yanlış yönlendirebileceğini anlatmış Sayın ARAT bu bölümde.

Kitabı bitirdiğimde kendimce aktaracağım.

Sıradışı bir hayat yaşayabilmek ümidi ile...


Pınar Yeşiltay SEVİM
24.09.2007
03:04
İZMİR

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sizi tesadüfen tanıdım, iyi ki de tanımışım. Yazınız gerçekten huzur verici ve yaşam kıvılcımları saçıyor. Bir kitap kurdu olarak ve bunu bir yaşam biçimi olarak kabullendiğim için sizi çok iyi anlıyorum. Bu öylesine bir açlık ki, 30-40 yıl önce aldığım kitapları yeniden okuyorum. Ve hayat bu yaşta bile bana bambaşka görünüyor. Teşekkür eder ve iyi günler dilerim efendim. Sevgi ve saygılarımla. Enfal Törün

Enfal Törün 
 02.10.2007 16:30
 

Ellerinize sağlık. Sizinle birlikte biz de keyif aldık. Hele o içeriye yalın ayak girilen mistik mekanı çok merak ettim. Ben de severim otantik ortamları. Sıra dışı olmaya gelince öyle bir iddiayla yola çıkmış olmasam da hep sıra dışı olarak değerlendirilmişimdir. Bir zamanlar çok okuduğum kitaplarla da ne yazık ki uzun süredir pek sıkı fıkı değilim, blog okumaktan. Fakat Leyla' nın Evi en son okuduğum ve çok beğendiğim Zülfü kitaplarından. Sağlıcakla.

Ayrıntıda gezinmek 
 29.09.2007 18:51
 

Bu arada ben kitabı çok merak ettim.
Hemen edinip okumalıyım. Siz de blog satırlarında bizle paylaşırsanız sevinirim elbette.
Sevgilerimle:)

Özlem Akaydın 
 29.09.2007 13:05
 

Anlattıklarınızdan sonra tabii ki öncelikle, kitabı bir çırpıda bitiren eşinizi kutlarım. Şiirsel üslubunuz edebiyatçı ve kitap dostu olarak beni etkiledi. Aykırılıklar, biz kova'ların ekmeği, suyu...
Yöneticilik kariyerim ve gelişim açısından Ağustostan beri Üzeyir Garih'in serisine ve  Platin, Busıness, World Business dergilerine ve bu dergilerin ekleri olan kitaplara, yönetim kitaplarına yoğunlaşıp edebiyattan uzaklaştım. Roman okumayalı belki 5-6 yıl olmuştur.İlk fırsatta önerdiğiniz kitapları okuyacağım. Selamlar..

murat ertaş 
 24.09.2007 11:47
Cevap :
Sayın ERTAŞ, kutlamanızı eşime özellikle ileteceğim; bu durumun onu motive edeceğinden eminim. Bir arkadaşım bana; " Biliyor musun Pınar Kova kovayı çeker, hisseder" demişti. Gerçekten doğru olduğunu gördüm pek çok zaman. Kova burcundan olan kişiler Kovaların dünyalarını daha net kavrayabilir gibi... Sizinle burçtaş olmak zevkli. Okuduğum bölüm itibari ile ben de uzunca süre Yönetsel, Kişisel gelişim, kitap ve dergilerine odaklanmıştım ama edebiyatı özlüyor insan... Ara ara edebiyata dönmenizi salık veririm. Saygılarımla  24.09.2007 15:37
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 65
Toplam yorum
: 113
Toplam mesaj
: 61
Ort. okunma sayısı
: 1777
Kayıt tarihi
: 15.01.07
 
 

Biricik Sudelina'sının annesi, kitaplar ülkesinin sarışın prensesi, kocasının bir tanesi, İzmir/K..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster