Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Eylül '14

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
456
 

Sıradan bir günde kendimle diyalog...

Sıradan bir günde kendimle diyalog...
 

Yazın son demleri. Güneş ara sıra sıkıntılı da olsa hala parlıyor. Benim gibi Eylül sevdalısı biri için “işte yine bitti koskoca yaz” demek üzüntü gibi değil aksine dudaklarımdan yükselen bir sevinç nidası. O sarı sıcakları öyle böyle tükettik bitiyor. Bazıları bayılıyor yaza, güneşe, güneşin kemikleri bile yaktığı o ısıya. Bense hep gölge ararım, güneşte sere serpe yatanların aksine.

Küçük tatil kaçamaklarından birindeyim. Ege denizi kenarında hem sakinliğin, yalnızlığın hem de tabiat ananın bize sunduğu güzelliklerin tanıdı çıkarırken, bir yandan da kendimi mutlu etmeye çalışıyorum…

Mutlu olmamak için de bir neden yok… Elimde yeteri kadar yıldız, ay ve güneş var. Karanlığı yaşanır kılan yıldızlar, biri batarken diğeri hep ve yeniden doğan ay ve güneş, ayrıca içimdeki yaşama sevinci… Dahası tutup bırakmadığım adına özgürlük dediğim uçurtmamın ipi de elimdeyse daha ne isterim ki…

Heyhat; öyle de olmuyor işte, münasebetsiz iç sesim durmadan dırdır yapıp duruyor. Hep bir eksik var gibi, yarım kalmış bir şeyler, tamamlanmamış ama bunu nasıl yapacağını bilememek, hep bir aralıkta kalmış hissi, tatmin olmamış duygular, adım atmakla atmamak arasında gidip gelmeler… Araf’ta yaşamak galiba bunun adı.

Bütün düşünceleri tespih yapıp birbiri ardına dizmek şart mı şimdi şu güzelim sahilde. Hâlbuki sal kendini çayıra, nasılsa mevlam kayırır değil mi? Öyle de böyle de kaşığımıza ne çıkarsa onu yaşamıyor muyuz?

Bak diyorum iç sesime. Karşıda deniz nasıl da parlıyor güneş ışıklarıyla oynaşırken minik dalgaları. Sular kendi aralarında halkalar oluşturarak hoş bir oyuna tutuşmuşlar. Güneş ışınlarıyla kol kola girmiş beyaz beyaz gülüşüp sahile zıplıyorlar. Rüzgâr nasıl da saçlarımın arasında gezinip yaramazca her bir telini karıştırıyor. Ayaklarımı uzatıp oturmuşum işte kumların üzerine ellerim çakıl taşlarını arayıp buluyor en renklisinden.  Derimi yakıyor öğle güneşi. Her bir ışın zerresini yakalayıp damarlarıma zerk etmek istiyorum. Öylesine hoşuma gidiyor bu sefer.

Ama… Ama diyorum; özgürlük de yalnızlığın bir çeşit akrabası değil midir?

İnsan yaşadığı çevrenin kölesi olmadan, gereksiz bir sürü şeye bağlı kalmadan, içindeki boşvermişliğe rağmen sevmediği şeylere son vermeden, kendini özgür hissedebilir mi?

Beynimin içindeki labirentlere doluşan cevabı olmayan soruları sormaktan vazgeç artık diyorum içimdeki dırdıra. Çıkışı bulmak zor. Çıkamıyorsun işte boşuna debelenme, birbirine dolaşmış izlerin peşinde dolaşma artık. Bir nebze berraklığa yaklaştığın her an, kuşku, karamsarlık ve yeni bakış açıları ortaya çıkıyor istem dışı.

Biraz sonra kalk mesela, çıplak ayak bas çimenlerin üzerine diyorum ısrarla kendime. Ya da direkt toprağa bas. Düşünme ayakların kirlenir diye boş ver kirlensin, sular neleri yıkamıyor. Sarıl mesela ağaçlara, konuş çiçeklerle… Yağmur ol yağ bulutlardan, toprağa seril, kaldır başını bak gökyüzüne, sana verilen nimetleri gör ve şükret…

Elinden geldiği kadar, bütün ucuz ölümlere, üzüntülere, üzerinde oynanan oyunlara rağmen, kırılmışlıklara, ayrılıklara, olmamışlara ve bundan sonra olacaklara rağmen.

Yaşamayı sevmek gerek…

 

Şükran Okyay 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Her şeyi boş versek bile kendimizle olmak isteriz. Kendini bulan özgürlüğünü bulur.

Muharrem Soyek 
 10.10.2014 14:23
Cevap :
Bazen de özgürlüğün kapısı yalnızlığa açılıyor. Teşekkürler Muharrem Bey...  11.10.2014 19:51
 

Yaşadığımız dünyanın değişen anlarıdır bizi mutlu eden...

Kerim Korkut 
 03.10.2014 20:39
Cevap :
Değişen duygular sonucu bir hesaplaşma belki... Teşekkürler Kerim Bey...  05.10.2014 19:00
 

ömrümüz eksikleri tamamlama telaşı ile yoğruluyor,yaşamaya zaman kalmıyor.An bu an diyemedik ki...)) güzelliklere adım atmakta yarar var...güzeldi...yüreğinize sağlık

Metin TOPÇU 
 24.09.2014 14:16
Cevap :
Yaş aldıkça an bu an demek daha önemli oluyor değil mi Metin Bey? Teşekkürler yorumunuz için. Selamlar...   26.09.2014 21:30
 

Canımın içi, seninle Antalya'nın incisi Kaş ilçesindeyiz. Biraz kafa dinleme, biraz oğluşa özlem giderme, yorgunluk atma vs. Sakin dingin sohbet dertleşme deniz gün batımı gecenin güzel ortamı birlikte tatil yapmamızın güzelliğini her seferde dile getirmemiz... Bugün üçüncü günümüz ve ben bloğunu okudum az önce... Böylesi güzel duygularını yaşamla hesaplaşmalarını içeren bir blog bu kadar mı okunmuş diye öfkelendim. Eften püften birkaç satırla geçiştirilen ve de çok sayıda öneri yorum alan blogları düşününce daha da arttı öfkem... Hani bazı arkadaşlarımız da bu konuda pekçok blog yazıp çizmiştir ya onlara hep hak vermişimdir. Neyse canım yazı çok severim senin aksine bilirsin su kuşuyumdur aynı zamanda güneş hep beni yaksın isterim. Yazın son demlerini yaşadığımız bu Kaş ilçesinde birlikte olmaktan duyduğum hazla sana sevgilerimi gönderiyorum canım... Evet yaşamak herşeye rağmen güzel ama ama ama... Sen anladın onu biliyorum...

Sema Sener 
 20.09.2014 11:34
Cevap :
Sema'cım seninle her tatilimiz, her seyahatimiz hep güzel ve sorunsuz geçmiştir. En ufak bir kırgınlık olmadan çok güzel zamanlar geçirdik ve bundan sonra da öyle olacağına inanıyorum canım arkadaşım benim. Yazıma gelince ben kendi iç hesaplaşmalarımı dilim döndüğünce yazıya dökmüştüm. Güzel bir şey çıksın isterim hep, emek veririm. Artık gerisi okuyanlara kalmış. Önce kendim için yazı yazmayı sevmişimdir hep. Neyse, sonbaharın yavaş yavaş yokladığı günlerdeyiz. Ve yine sonbaharda KAŞ dedik. Çok da iyi ettik. Güzel ve duyarlı yorumun için sana teşekkürlerimi ve sevgilerimi gönderdim canım benim. Seviyorum seni... Evet ya, yaşamak güzel...   21.09.2014 8:13
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 249
Toplam yorum
: 1563
Toplam mesaj
: 40
Ort. okunma sayısı
: 2848
Kayıt tarihi
: 19.03.11
 
 

Doğup büyüdüğüm şehirde, İstanbul'da yaşıyorum. Emekliyim. Gezmeyi, görmeyi, keşfetmeyi sevdiğim ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster