Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Mayıs '14

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
278
 

Şirazlı Sadi’den sağlık (zayıflama) ve mutluluk sırları

Şirazlı Sadi’den sağlık (zayıflama) ve mutluluk sırları
 

birazoku.com'dan...


Şirazlı Sadi(1213-1291)’nin Gülistan’ından bir demet gül:

“İran şahlarından biri bir uzman hekimi Müslümanlara hizmet etmek üzere Peygamber efendimizin yanına gönderdi.

Hekim birkaç yıl Arap ülkesinde kaldı. Kimse ona başvurmadı, kimse ilaç istemedi. Bunun üzerine doktor Peygamber efendimizin huzuruna geldi, dedi ki:

- Beni Müslümanların tedavisi için göndermişlerdi. Oysaki hizmet edebileceğim kimse çıkmadı. Burada işsiz güçsüz kaldım, görevimi yerine getiremedim.

Peygamberimiz buyurdu ki:

Benim çevremde bulunanların gelenekleri budur; iştahları gelmeyince yemezler, henüz iştahları varken de ellerini yemekten çekerler.

Hekim:

Doğru söyledin ya Resulullah, işte sağlığın temeli budur!

x   x   x

“Çocukluğumda ibadet etmeye heveslenirdim. Geceleri kalkardım, dinin buyruklarına düşkündüm. Bir gece babamla oturmuş, gözlerimi yummamış, Kur’an-ı Kerim’i kucağımda tutmuştum. Ev halkı ise yanımızda uyuyordu. Babama şöyle dedim:

- Ne olur, şunlardan biri kalkıp da iki rekat namaz kılsa, ölü gibi uyuyorlar!

Babam cevap verdi:

Canım oğlum, başkalarını çekiştireceğine, keşke sen de uyusaydın!”

x   x   x

Sadi anlatmaya devam ediyor:

“Dostların görüşmelerinden üzülüyorum. Çünkü onlar benim kötü huylarımı bana güzel gösteriyorlar.

Dostlar ayıbımı erdem ve yetenek gibi görürler. Dikenimi gül, yasemin gösterirler. Yüzsüz, pervasız, serbest düşman nerede? Onları istiyorum, seviyorum. Yeter ki bana ayıplarımı göstersinler.”

x   x   x

Bunları okuyunca, aklıma televizyonlardaki din programları yapanlar geldi…

Saatlerce menkıbeler anlatılıyor… Tatlı tatlı dinliyoruz!

Fakat ne anlatıyorlar?

Bize ne demek istiyorlar?

Hangi kıssalardan ne hisse alıyoruz?

Hiç!

Hemen hemen hiçbir şey!

Hâlbuki bize yararlı olabilecek, akılda kalacak kıssalar yukarıdaki gibi kısa kısa, çarpıcı hikâyeler olması gerekmez mi?

Nitekim dinin özü de bunlar değil mi?

O vakit, Sadi’nin anlattıklarını, din hatiplerine, vaizlere ithaf edeyim!

Kıssadan hisse alınması dileklerimle…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben de kıssadan hisseleri çok severim, eskiden okurdum.

Kerim Korkut 
 16.07.2019 10:49
 

Din hatiplerine,vaizlere ithaf etmeniz anlamlı ve düşündürücü de aslında.Yüzyıllardır onlar da güçlüden yana tavır içindeler ve onları desteklerler hep.Bunca yolsuzluk,hırsızlığa,adaletsizliğe,kıyım ve yıkımlara ses çıkarmazlar.İnsanın insanlığını utanca sokan tüm hayırsızlıklarda asıl onların payı vardır İsmail bey...Paylaşımınız için sağolun.Selamlar.

Abbas Oğuz 
 22.06.2014 13:00
 

TV lerde çıkıp hikaye gibi programları yapanlar neticede paralarını alıyorlar,yani ticari kazanç var. Onları koyun gibi dinleyenlere ne demeli? Sağlıcakla kalın.

Ali Rıza İZGİ 
 06.06.2014 16:25
 

Değerli Kardeşim, Din hatipleri Şirazlı Sadi'den kıssadan hisse alsınlar, bilgilendirdiğiniz için sağ olunuz.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 02.06.2014 5:56
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1414
Toplam yorum
: 4961
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 1196
Kayıt tarihi
: 04.06.10
 
 

Ücret karşılığı hiçbir yerde çalışmıyorum. Sandıklı'da doğdum. Kuleli Askerî Lisesi, Kara Harp Ok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster