Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Ocak '09

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
446
 

Sırf dikkat çekmek için saçmaladığınız oluyor mu? (1)

Sırf dikkat çekmek için saçmaladığınız oluyor mu? (1)
 

-


Ülkemiz, toplum nezdinde yaygınlaşan ve ağırlığını gitgide hissettiren bazı davranış kalıpları ile karşı karşıya.

Öyle ki; bu davranış kalıpları ilk bakışta masum gibi görülse de aşırıya kaçıp hele ki domino etkisiyle yaygınlaştığında, başta o kişiye ve çevreye ciddi zararlar vermektedir.

Yaşı, mesleği, eğitimi, cinsiyeti, etnik kökeni, bağlı olduğu kültürel gelenek ne olursa olsun insanlarımızın çoğunu cenderesine alan bu davranış kalıplarına göz atalım.

Başlıcaları; bu toplumun bir bireyi olduğunu herkese hissettirme arzusu ve sosyalleşme ihtiyacı...Başka?

Fark edilme ihtiyacı.

Başta da söyledik, ilk bakışta masum gibi görünen eylemlilikler bunlar. Bırakın işin masumiyet boyutunu, insan olmanın gereklerinden de değil midir bu sıralananlar aslında?

Hiç şüphe yok öyle?

Sosyalleşme, sosyalizasyon yani toplumsallaşma…Toplumla bir bütün olup ortak karar almak, cemiyetin içinde olmak. Cemiyette sözü dinlenen biri olmak. Ya da ben de varım, buradayım, varın benim farkıma ( ! ) diyebilmek. İnsan olmanın gereklerinden değildir de nedir?

Ama insan olmanın gereği olarak kabul edebileceğimiz bu davranışlar, ancak müspet bir yolda cereyan ettiğinde genele fayda sağlayacaktır. Aksi durumda?

Türk televizyonlarında bu furya seneler önce Savaş Ay’ın A Takımı programında garip, gıcık, antipatik bir genç adamın sıra dışı konuşmalarıyla başlamıştı. Adam bilinçli olarak kadını döveceksin gibisinden laflar ediyordu. Tek derdi fark edilmekti. Sonra yine o dönemlerde neremi neremi soytarılığı da başlamıştı.

O dönem televizyon izleyicisi olarak şimdiki kadar bilinçli değildik. Televizyona çıkan herkesin düşüncelerini samimiyetle açıkladığını sananlarımız çoğunluktaydı. Milyonların karşısında 'kendini küçük düşürme, aptal olarak tanınma' pahasına rol yapılmazdı ya...

Her ne kadar cümle âlem adamın saçmaladığını anlamıştıysa da, bunun o adamın bilinçli bir oyunu olduğunu anlamakta ilk anda güçlük çekenlerimiz olmuştu.

Hele birkaç yıl önce, başbakanlığın önünde fark edilmek için çırılçıplak soyunan bir kadını bile hatırlıyor bu ülkenin insanları.

İzlenme oranı artırma gayesi müstesna, bu güya sosyalleşme ve sonrasında marjinal kişilik olarak kendini hissettirme arzusu, bir televizyon kanalında rahatlıkla “ananı s…..m” küfürünü edebilmesine sebep olabiliyor insanlarımızın.

Sadece sıradan bir vatandaşımız yapmıyor ki bunları. Adından söz ettirmek isteyen herkes aynı şeyi yapıyor.

Bir erkek tiyatrocu Poyraz gibi esiyor ve kameraların önünde, kadın sunucuya önden yaklaşıp iki elini arkadan kavuşturacak şekilde sarışın sunucuyu kalçalarından kavrıyor. Bir anda süratle kendine çekiyor.

Her ikisinin üreme uzuvları arasında öyle bir tensel sıcak temas sağlanıyor ki, arada sivrisinek falan kalmış olsa ya kağıt helvaya dönecek ya da havasızlıktan boğulacak.

Tüm bunlar olurken sözgelimi Anadolu’ daki bir Ali amca da, Oğlu ile birlikte bu programı izleyebiliyor.

Bir spor programında ünlü bir adam, soytarı gibi sırıtarak vazelin kimyasalını referans alan iğrenç ve ahlaksız esprisini yapabiliyor.

Aman!

Bizler sütten çıkmadık. Ak kaşık hiç değiliz. Ezici çoğunluğumuz günlük hayatımızda bu tip espriler yapabiliriz. Yapıyoruz da. Kimseye ahlak dersi de verecek değiliz.

Lafımız, sırf adından söz ettirme adına bu maskaralıklara ve bozuk tıynetlilere basın yayın organları aracılığı ile milyonların şahit olmasında…

Bir sonraki yazımızda, sırf farklı olmak için günlük hayatımızda neler söyleyebildiğimize ve pek tabi bunları söylerken ne kadar samimi olduğumuza göz atacağız.

Sabrın sonu ile

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bir suredir yok yazildigin mb bir goz ativer.Kimileride okunmak senin degiminle fark edilmek adina ne soytariliklar yapiyor.Yazi yazmakla soytarilik sinirlari karisti galiba? Birakta elin garibani tv de meshur olup cebini doldursun!! Saglik ve saygiyla

Newyorker 
 10.01.2009 7:44
Cevap :
Değerli Newyorker sizi çok iyi anlıyorum. İnsan faktörünün olduğu heryerde bu tip şeyler ne yazık ki oluyor. Önlemek mümkün değil tabi ki...Herşey ölçülü olmalı. Abartilinca hiç şık kaçmıyor. Saygılarımla  12.01.2009 19:23
 

Medya ile bozma operasyonu bu. Alışıyoruz böylece. Rahat insan oluyoruz. Bir şey daha ilave edeyim Baver Bey. Çizgi filmlerde bile bu yapılıyor. Çocuklarımız böyle şeyleri normal bir hareket olarak görüyorlar. Selamlar

Ahmet Balcı 
 09.01.2009 23:27
Cevap :
Ahmet Bey, en son bir çizgi filmle ilgili olarak İng.'nin ayağa kalktığını okudum bugün. İnanılası güç gibi ama şu 'bozma işini kafaya takanlar' artık doğrudan o yaş grubuna iniyor. Peahhhh be....Teşekkürler ziyaretiniz için.  12.01.2009 19:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 400
Toplam yorum
: 1354
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 1735
Kayıt tarihi
: 08.01.07
 
 

>Haziran 1975 doğumludur. >Samimîyetsiz gözlerdeki, yapmacık sözlerdeki haset ve kıskançlık k..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster