Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Mayıs '20

 
Kategori
Aile
Okunma Sayısı
40
 

SIRLAR DÜNYASI.

Sırlar Dünyası diye dizi vardı benim çocukluğumda hani şu kötülük yaparsan kötülük bulursun hikayeleri ile dolu olan. Hatırlar mısınız? Akşamları herkes, tüm gün bağ bahçede çalışmaktan bıkmış halde eve gelir, yorgunluğunu televizyonun karşısına geçip onu izleyerek atardı. Ders alırdı aklı sıra. 

Babaannem çok izlerdi. Haliyle bende izlerdim onunla birlikte. Hangimiz ders aldık orası muallak tabii. Dini inançları kuvvetli bir ailede büyüdüm diyeceğim yalan olacak. Babam böyle bir ailede büyümüş olmasına rağmen, biz hiç bu duyguları öğrenmedik kendisinden. Biraz dağıtmıştı kendini. Hiç suçlamıyorum da, kendini tanımadan evlenmiş, iki de çocuğu olmuş. Bir de başka şehre yerleşmiş, o dağıtmasın da kim dağıtsın değil mi? Nüfusu kalabalık bir baba tarafım var ve hiçbiri ile bağım yok. Kendimi tanımaya çalıştığım dönemde, birkaç kötü niyetlinin çıkarttığı, yalan haberlerle sonuçlanan ve haksız yere suçladığım bir çağım oldu. Geçen gün eski bir arkadaşım gitmeseydin keşke o kadar uzaklara dedi bana. Nasıl kalabilirdim ki… Büyük ve kendince adı bilinir, dini duyguları güçlü bir ailenin torunuydum. Ama bir defadan fazla Hacca giden, oralarda dinimizi daha derinden öğrenen değerli büyüklerim, bana bir kere bile sarılmayı ve beni koşulsuz sevmeyi öğrenememişti. Aforoz etmişlerdi yahu, türban giymiyorum diye. Nerde o torununa, yeğenine aşık sevgiden içine sokacak gibi olan insanlar,  nerde benim çocukluğumdakiler. Köpeğin yavrusu, bile sevildiği yere gider değil mi? Ben sevilmemiştim, aşık olduğum babamın annesi ve kardeşleri tarafından. Çocuklarınızı sevmezseniz bulduğu ilk fırsatta size sırtını döner. Tecrübe konuşuyor diyebilirim bu konuda. Bana şimdi sorduklarında babam tarafından hiç kimseyi tanımıyorum diyorum ve hep böyle diyeceğim. Kendimi çok suçlamıştım ve sorgulamıştım. Beni sevsinler diye istedikleri gibi olmayı kabul etmiştim ki… Ne yaparsam yapayım kalpleri taş bağlamıştı, değişmezlerdi. İlk zamanlar, eğitimsiz olmanın verdiği bilgisizlik diye adlandırmıştım bu sevgisizliği. Ama teyzemler de eğitim görmemişlerdi. Fakat, her yanlarına gittiğimde koyun kokularıyla, sımsıkı sarılırlardı bana. Kemiklerimde hissederdim bana olan sevgilerini. 

Neydi,  okulda bize öğretilen iyi bir dindar olmanın şartları… “Yaradılanı sev, Yaradan'dan ötürü." Ne demekti ?  Öylesine mi öğrenmiştim ben o bilgileri. Hani… Sırlar Dünyası’nı izleyip, nerede kullandınız o öğrendiklerinizi…

Büşran Betül Kaya bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hayattan özgün yansımalar ..otobiyografi gibi güzel blog! "Sırlar dünyası" ve benzeri mistik içerikli soyut animasyon tv dizileri ..aydın gençler için realiteden uzaklaştıran görünümde oluyor .. din iman realitedir. soyut metafizik görünümler manipülasyon yaratır realist değildir .. ama sizin duygular daha gerçekci yorumlar ...mutlu günler iyi bayramlar

Nariçi 
 23.05.2020 11:08
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 15
Toplam yorum
: 6
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 100
Kayıt tarihi
: 13.05.19
 
 

Zorluklarla  öğrendiğim İngilizcem ile 4 yıla yakın New York'ta yaşayan, lüks bir restaurantta çalı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster