Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Ekim '13

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
1292
 

Sırrı Süreyya Önder İstanbul'a Aday Olursa

Sırrı Süreyya Önder İstanbul'a Aday Olursa
 

  • Bir arkadaşım “Yerel seçimlerde ne olur?” diye sorduğu andan itibaren seçim sathı sürecine girdiğimizin farkına vardım. Sanırım güzel şeyler olacak. Hele ki Gezi Parkı eylemleri sonrasında, yerel seçimlerin keyifli geçmeyeceğini düşünmek olası mı?
  •  
  • Seçimin en renkli şehri şüphesiz ki İstanbul olacak. Anketler ve medya dünyası takdir buyurursunuz ki İstanbul’u iki parti arasında pay etmiş durumdalar. Seçimin AKP ve CHP arasında geçeceğini, diğerlerinin ise mümkün mertebe bu işe müdahil olmamasını arzuluyorlar. Lakin işin bir ayağı öyleyken, ortaya bir de Gezi Parkı eylemlerinin simge ismi Sırrı Süreyya Önder çıkınca ortaya ikinci bir ayak, yani ikinci bir hesap çıktı ve CHP hemen alevlenmeye başladı; demeç üzerine demeç vermeye yeltendiler.
  •  
  • Meali “Aman Sırrı, aday olup da oylarımızı bölme”.
  •  
  • Dikkat buyurunuz…
  •  
  • Görende sanır ki Sırrı’ya oy verecek olanlar, Sırrı aday olmadığında koşa koşa gidip CHP’ye oy verecekler. Malumunuz üzere Sırrı’ya oy verecek olan hiçbir İstanbul şehirlisi, Sırrı aday olmadığında koştur koştur CHP’ye gidip oy vermez. Bu durum da gösteriyor ki CHP kendisini hayal dünyasından bir türlü kurtaramıyor. Lakin işin bir diğer yanına baktığımızda, katıksız CHP seçmeni de öyle kolayına işi gücü bırakıp Sırrı aday olduğunda oyunu götürüp de Sırrı’ya vermez. Belki CHP içerisinden ulusalcılıktan kendisini azade tutup, “Daha çok sosyal demokrasi” diyen bir zümre kampanya sürecinde Sırrı’nın adaylığını destekleme kararı alabilir.
  •  
  • Mevzuuyu biraz açarsak…
  •  
  • Dün Ertuğrul Kürkçü bir haber ajansına muhtemelen Sırrı Süreyya’nın İstanbul’a aday olacağına dair bir şeyler söylemiş. Ortada böyle bir şey varsa, bu saatten sonra Sırrı’nın İstanbul adaylığı kesindir. Kaldı ki geniş bir kesim de Sırrı’nın İstanbul’a aday olmasını istiyor. Şahsım adına bende Sırrı Süreyya’nın istanbul’a aday olmasını destekleyenlerdenim. Olursa epey keyifli bir seçim kampanyasına şahit olacağımızı düşünüyorum.
  •  
  • Sırrı Süreyya İstanbul’a aday olursa ne olur?
  •  
  • Sanırım kolayına bir seçim olmaz ama Sırrı’yı az çok biliyor ve takip ediyoruz. Gerek AKP adayını, gerekse de muhtemel CHP adaylarını suya götürür, susuz getirir. Adı geçen başkan adaylarından, Kadir Topbaş olsun, Mustafa Sarıgül olsun, Gürsel Tekin olsun… Hepsini üst üste koyun bir Sırrı etmezler. Kaldı ki mukayese etmek bile komik!!!!!
  •  
  • İşin magazinel kısmını biryana koyarsak, Sırrı aday olduğunda telaşlanması gerekenlerin CHP’liler değil de AKP’liler olması gerektiğini düşünüyorum. Zira Sırrı’nın hedef kitlesi içerisinde her ne kadar CHP seçmeni olsa da, asli hedef kitlesinin varoşlar olduğunu ve varoşlarda yaşayan Kürt seçmenler olduğunu düşünürsek ve İstanbul’daki Kürt seçmenlerinde ağırlıklı olarak oylarını AKP’ye verdiklerini düşünecek olursak, Sırrı’nın İstanbul adaylığından en büyü zarar ve ziyanı AKP’nin göreceği muhakkak. Sırrı Bakırköy, Kadıköy, Şişli, Beşiktaş, Avcılar gibi CHP seçmeninin ağırlıklı olduğu bölgelerden, yani “Beyaz Türk” bölgelerinden kolayına oy alamaz ama Esenler, Bahçelievler, Bağcılar, Gaziosmanpaşa, Sultanbeyli, Esenyurt, Kartal, Maltepe, Pendik gibi Kürt seçmenlerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerden hatırı sayılır bir oy alır. Bunun adına da AKP’nin oylarının bölünmesi denir. Ve Sırrı iyi bir performans ortaya koyarsa ki vekillik dönemindeki performansını referans alacak olursak, kararsız seçmeni rahatlıkla ikna edip kendi etrafında kenetleyebilir. Bu durum da hem AKP, hem de CHP İstanbul’dan ciddi bir şamar yiyebilir.
  •  
  • Varsayalım ki Sırrı seçimi kazanacak ölçüde gerekli oyu toplayamadı ama sosyalistlerin elini güçlendirecek epey bir oy almayı başardı… Ki genel seçimlerde bağımsız adayların üç bölgede aldığı toplam oylara bakacak olursak, yaklaşık 400 bin oy civarındadır… Bu oyların epey bir katlanacağını söylemek sanırım abartı olmaz. Sırrı’nın oylarını artırması demek, ilginçtir ama AKP’nin değil, kesin bir şey varsa CHP’nin işine yarayacak bir durumdur ve dikkat ediniz, AKP panik halinde olduğunu çaktırmamaya özen gösteriyor ve kamuoyunu etki altına alabilmek adına, ille de oylarının %52’ler düzeyinde olduğunu deklare ediyor. Ben AKP’nin bu düzeyde bir oy oranına sahip olduğunu düşünmüyorum. Hele ki İstanbul’da bu oranın epey bir düşük olduğunu, % 35’ler düzeyine gerilediği kanaatindeyim.
  •  
  • Sırrı’nın İstanbul adayı olması halinde kazanma ihtimalinin epey bir yüksek olduğunu düşünüyorum. Kazanamasa bile sosyalistlerin hanesine ciddi bir oy oranı kazandıracağı kesin. Sırrı’nın kazanamaması durumunda, aradan CHP’nin çıkma olasılığı hayli yüksek görünüyor. Önümüzdeki günlerde vaziyet daha net bir şekilde kendisini gösterir kanaatindeyim.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hatırlarsan yayınlamadığım yorumlarım vardı ve bu konuda bir de blog yazmıştım. O yüzden (yayınlayacağını umuyorum) dedim. Kırıcı olduysa özür dilerim. Neyse Doğu'nun nasıl bir devrimci olduğunu Deniz'lerin avukatlığı hususunu kabul ederek öğrenmende bir şeydir. Her kes ne mal olduğunu ortaya koydu diyorsun da, ne mal olduğunu ortaya koyan bir tane solcu devrimci yok ki orta yerde Doğu'dan başka.. Aydınlık arşivinin her halde reklamlar ve magazin kısımlarını okumuşsun.. İyi oku..

cevodem1957 
 02.11.2013 17:45
Cevap :
Cevdet Hocam tekrar edeyim… Bu güne kadar bana gelen her yorumunuzu yayınladım. Yayınlanmamış olanlar ise muhtemelen bana ulaşmamış olanlardır ki onlardan da haberim yok. Aydınlık gazetesini çok çok iyi incelemiş bir kişiyim. Özellikle üniversite yıllarında sol grupların Aydınlık cenahına neden mesafeli durdukları adına bu gazetenin geçmişini inceleme ihtiyacı duymuştum. Ve sol siyasi grupların Aydınlık cenahına tavırlarının da boşuna olmadığını gördüm. 12 Eylül öncesi Türkeş ve Ülkücülere karşı mücadelesini örnekliyorsunuz ama bu mücadelenin muhbirlikten öteye giden bir yanının da olmadığı o denli aleniki… İnsan bu denli çapsızlıklar karşısında küçük dilini yutacak oluyor. Ayrıca unutmayalım ki bahsettiğiniz Aydınlık cenahını, son 15 yıllık serüvenlerinde MHP ve Ülkücü camiayla bir hayli kanki oldular.:))))))) Bu durumdan eminim ki memnunsunuzdur.   04.11.2013 8:58
 

Sevgili Yıldız, megolomanlık haddimize değil hiç bir zamanda peşinde olmadık. Ama o Ertuğrul'un Kırmızı Şevrolesi ile gezerken devrimciler tarafından nasıl kovalandığını bir düşün. Devletle işbirliği safsatana gelince Deniz Gezmiş'in avukatının Doğu Perinçek olduğunu bizzat Deniz'in verdiği vekaletnameden anlayabilirsin. (Tabi o vekaletnameyi araştırma zahmetine katlanırsan Doğu tam o sırada tutuklandığı için önerdiği isimlerin mahkemede Deniz'leri savunduğunu da görürsün.) Bunlar aynen tarihin arşivlerinde var. Bir araştır. Bakalım kim devrimciymiş?. Aydınlık gazetesinin(Aydınlık o zamanlarda da günlük yayınlanıyordu)MHP ve Alparslan Türkeş ile nasıl mücadele ettiklerini görürsün. Yine biraz araştırırsan Çatlı'nın Mehmet Öz kimliği ile elini kolunu sallayarak dolaştığını ilk yazan gazetenin Aydınlık olduğunu da görürdün. Sana sorsak Dev-Sol'a da devrimci dersin. Ama o Dev-Sol'un hücre evlerinde MHP Flamaları çıktığı da o zamanki kayıtlarda var. Oku biraz. Yayınlayacağını umuyorum.

cevodem1957 
 31.10.2013 20:36
Cevap :
“Yayınlayacağını umuyorum” derken kastının ne olduğunu bilmiyorum Cevdet Hoca… Bu güne kadar hangi eleştirel yorumunu yayınlamadım ki. Yorumların bana ulaştıktan sonra yayınlama hususunda sorun yoktur. Aydınlık hususuna gelince, bu konuda çok iyi bir araştırma yaptığımdan emin olabilirsin. Özellikle 1990 senesinde Beyazıttaki milli kütüphaneden, 11 Eylül 1980’e kadarki Aydınlık gazetesinin ciltlerini çıkartmış ve okumuş bir kişiyim. Ne mal olduklarını bu gazetenin günlük yayınlarından fazlasıyla gördüğümden bu hususta ağzınızdan ne çıkarsa çıksın sadece benim açımdan mizah olarak değerlendirilecektir. Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının Doğu Perinçek’le olan hukuklarının ne olduğunu bilmem. Dediğin doğrudur… Bu doğruluk neyi değiştirir. 1970’li yıllarda yeni yeni ete kemiğe bürünmüş sol-sosyalist hareketler içerisinde bu gibi ilişkiler olmuştur. Doğaldır. Zamanla herkes ne mal olduğunu ortaya koymuştur.   02.11.2013 9:27
 

Sevgili Yıldız Nihat, Sırrı Süreyya Önder'i de Sosyalist yaptın ya, sana helal olsun. Benim bildiğim Sosyalist (Ki bu mevzuları iyi bilirim) önce ülkesinin ve ülkesi halklarının bağımsızlığını ve özgürlüğünü düşünür. Var mı bu özellikler Süreyya'da?.. Sen PKK'nın ve legal kuruluşu BDP'nin "sol cu" söylemlerinden çok etkilenmişsin be kardeş. Adamlar ABD'lere gidip icazet istiyorlar. ABD'nin bölge politikalarına yarayacak eylem ve tavırları mütedeyyin Kürt halkına devrimcilik diye yutturmaya çalışıyorlar, sen hala bunlara sosyalist diyorsun.. Bak dün Hayat TV'de Ahmet Kaya proğramı vardı. İzlemişsindir umarım. Ahmet Kaya ne diyor, "Biz bu ülkenin bölünmesini istiyorsak namerdiz, şerefsiziz." Diyebiliyor mu senin Süreyya bu sözü?. Süreyya'nın can yoldaşı Ertuğrul'unda Kızıldere katliamından nasıl tek başına sağ çıktığı hala muammma.. Tekrar helal olsun.. Saygılar.. (Yayınlayacağını umuyorum)

cevodem1957 
 30.10.2013 20:02
Cevap :
Yani bu ülkede kırka yaın sol sosyalist bileşen solun-sosyalist olmanın ne demek olduğunu bilmiyor Cevdet Hocam, bir siz biliyorsunuz. Helal sana... Megalamon olmakda sınırları bir hayli zorlamışsın. Sırrı Süreyya zaten duruşu ve söylemleriyle senin yapmış olduğun ve olacağın muhtemel eleşirilere fazlasıyla yanıt vermiştir. Ertuğrul Kürkçü olayına gelince... "Kızıldere'de kurtulması muamma" lafın harbiden mizah kıvamında. Bir insan kırk yıl boyunca sosyalist siyasetin içerisinde aktif bir şekilde siyaset yapacak ve bu zaman diliminde bir kez bile yalpalamayacak ama sizin gibi sığ görüşlüler, "Ertuğrul Kızıldere'de nasıl sağ kurtuldu?" diye sorgulamanızı sürdüreceksiziz. Tek kelimeyle ayıp... Tabi siz gibi Aydınlıkçıların bu zırva soruları sormadan önce, 12 Eylülden önce onca devrimcinin katledilmesinde devletle beraber nasıl iş tuttuğunuzun bir hesabını verin, ondan sonra bu isimlere dil uzatın.   31.10.2013 9:46
 

Merhaba Nihat bey...Çoktan beri, blog hazırlığı yapmaktan zaman bulup, yazılan blogları okumama rağmen, yorum yapmakta biraz yavaş kaldım. Özellikle de sizin yazdıklarınıza...Oysa ki, geçici bir zaman için aranızdan ayrıldığımda beni ilk hatırlayan ve "neredesiniz?" diye soranların başında geldiniz...Bu bloğunuza yorumum: Sırrı Süreyya Önder'in Büyükşehir Belediye Başkanı olabileceğini hiç düşünmüyorum...Ama CHP'nin bu nedenle endişe içinde olduğunun farkındayım...Ama, Sarıgül CHP'den aday olmazsa( ki olacağını da sanmıyorum) İstanbul'da yaşayan Kürt insanımızın oylarına AKP'den biraz oy aktarılabilir...Yani sizin de değindiğiniz gibi, bu işte zararlı çıkacak CHP değil; AKP'dir...Selamlar.

cdenizkent 
 28.10.2013 17:48
Cevap :
Sayın cdenizkent, Sırrı Süreyya'nın AKP'ye somut bir şekilde darbe vuracağı kesin. CHP'ye giden önemli bir Alevi oyunuda kendisine çekebilir. Evet, belki başkan olamaz ama küçümsenmeyecek bir oy alacağını düşünüyorum. Ve unutmamak gerekiyor ki Sosyalsitler İstanbul seçimlerine özel bir önem veriyorlar ve alternatif söylemlerini halka anlatabilir ve halkı ikna edebilirlerse, bence Sırrı'nın seçimi kazanması sürpriz olmaz.   31.10.2013 9:50
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1509
Toplam yorum
: 3024
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 1134
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster