Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Tuğçe Tuğ Çetinkaya

http://blog.milliyet.com.tr/tgctlgy

17 Ekim '11

 
Kategori
Dostluk
Okunma Sayısı
199
 

Sırtındaki kambur

Sırtındaki kambur
 

Ömür boyu sürecek dostluklara


Kardeşliktir bunun adı... Hastalandığında sırtında taşımak, soğukta üşüyüp kalmak onu ısıtmak, cebindeki parayı onunla harcamak, yeri geldiğinde bayat ekmek kırıntılarını birlikte yemek...

Sınav geceleri uykusuz kalmak, aile özlemini birlikte çekmek, aynı kıyafetleri giymek, doğum gününde en istediği şeyi almak, gizli gizli partiler tertip edip sürpriz yapmak..

İnsanız.... Paylaşmaya muhtacız. Bazen bir dost ararız kendimize. Güveniriz sonuna kadar. Önce ölçülü sevmek isteriz. Çok yüz vermeden, yüzdeyüz inanmadan... Sonra tanımaya başlarsın. Tanıdıkça huyunu alırsın. Gerçek dostun olduğunu anlarsın, çok benzediğini düşünür, kaybetmekten korkarsın. İyi görünen ve gerçekten iyi olan dostunu her daim kollarsın. İyi olmayan ama dost gözükenlerden sakınırsın kendini.

Üniversite yıllarımda tanıdığım, tanıdığıma her gün şükrettiğim, tanımsaydım ne olurdu diye düşündüğüm, 3. kardeşim olduğuna karar verdiğim, zaman zaman çok kızdığım kırıldığım kırdığım ama asla kaybetmeyi göze almadığım, her şeyiyle kabullendiğim her şeyimle kabullenen, ablasını depremde kaybedip tüm sevgisini benimle paylaşan, benden sevgisini hiçbir zaman esirgemeyen kanımdan olmasa da canımdan olan bir kardeşim var. Hayatın tüm yükünü 10 senedir çeken, hayata parmak uçlarıyla bir noktadan tutunmaya çalışan, yaşadığı evin hem annesi hem babası hem çocuğu olan, her türlü zorluğu çocuk yaşta gören, içindeki çocuğu büyük insana çeviren canım kardeşim..

Gece yarısı yediğimiz o kuru ekmekleri, açlıktan ölür gibi hissettiğimizde gece yarısı bornoz iplerini birbirine bağlayarak odaya aldığımız bir tabak patates kızartmasını, en ucuz ama en lezzetli köfteyi, 80 lira için gecelere kadar sattığımız sözde o çilekli sabunları, beni küçük bebek gibi secdiğin o günleri, uzun yürüyüşlerimizi, hepsini o kadar çok özledim ki...

Herşey için burdan teşekkür etmek istiyorum. Beni sırtında hastanelere taşıdığın, hasta olmayayım diye saçlarımı kuruttuğun, ben doymadım diye tabağındaki yemeğin yarısını benimle paylaştığın, bilgini, ahlakını sevgini benimle paylaştığın için... Herşey için çok teşekkür ederim.

Varlığın bana güç katıyor..

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 7
Toplam yorum
: 13
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 819
Kayıt tarihi
: 22.04.10
 
 

Yazmak, yazabilmek küçüklüğümden beri içimde taşığdığım beni çok mutlu eden bir durum... 8 yaşımd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster