Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ağustos '07

 
Kategori
Sağlıklı Yaşam
Okunma Sayısı
1957
 

Şişko patates yarım kilo domates

Şişko patates yarım kilo domates
 

Bugun pazar, biraz neşeli paylaşımlar olmalı değil mi?

Bayağı tombulca bir arkadaşım vardı, kiloları ile barışık biri idi, yakışıyordu ona ama dizlerinin onu zor taşıdığını farkediyorduk.
Birgün coşmuş kızı ile denize gitmişler, soyunup dökünmüşler, güneş tepede kızı ve arkadaşım serin sularda yaşamın anlamını bir kez daha keşfederken, kızı korku ile annesine seslenmiş
- anneeee suyun içinde balina var, gördüm gölgesini !

Gülden bakıyorum diyor suyun içinde güneşin ışıkları, minik minik balıklar var, suyun içide billur gibi, "yok annem bir şey" dedim ve devam ettim yüzmeğe o ısrarcı idi, "ama anne yine gördüm, biz yüzmeyince oda duruyor" diyordu.

Birden farkettim ki suya vuran bizim gölgelerimizdi, o bir sazan balığı gibi görünürken, benim suya vuran yansımam balinayı andırıyordu, bunu farkettiğimde kiloları ile barışkın olan ben biraz burkulmuştum, demişti.

Yine bir gün terziye diktireceği etek için ölçü vermeğe gitmiş arkadaşım, terzi bel ölçüsü alacak, mümkün değil mezurayı bir yandan uzatınca diğer yandan tutamıyor, ne yapsın kovboylar gibi bir yandan fırlatıp diğer yandan birkaç hamle sonrasında tutmayı başarmış terzimiz.

Şişmanlık gerçekten pek çoğumuzun sorunu, yeriz içeriz sonra "su içsem yarıyor" der suçu suya buluruz, suyun dile gelecek hali yok elbet, hareketsizlik, dengesiz beslenme, Türk mutfağının o doyumsuz bol kalorili yağlı yemeklerine hangimiz hayır diyebilir?

Düşünüyorum şimdi kahvaltıda ne yesem acaba diye, illaki şöyle diyeti bozacak bir şeyler bulurum, ya şöyle peynirli bir omlet, yada biraz patates biber mi kızartmalı diyorum vakitte öğlene geliyor iki öğün birden mi geçirsem diye çaktırmadan bahane buluyorum kendime bu yiyecekler için.

Bakıyorum da herkes kilolarından pek memnun, şöyle diyoruz "ben kilolarımla barışığım, seviyorum bu halimi"

Yalannnnn külliyen yalan, ne istediğini giyebiliyorsun, ne de giyecek doğru dürüst giyecek bulamıyorsun, yürüyüşlerde nefes nefesesin, yemek yerken bile içinden bir ses "yeme, bak yine aldın başını gidiyorsun" desede
kulaklarımızı tıkıyoruz o sese, bildiğimizden vazgeçmiyoruz nedense.

Bir yerlerde okumuştum diyordu ki; asla geçmişinizi unutmayın;aborjin ve pima kızılderilerinin obezite ile, hipertansiyonla, ve diyabetle tanışmaları, batı hayat tarzı ile tanışmalarından sonradır.

Sevgi ile sağlıklı günlere...

Karikatür:http://www.sempanze.net/


Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

yok yok ben bu bloguda geceyim burda da yemek olayi var zayif yonum:)

griadam 
 20.08.2007 0:42
Cevap :
Okuyan kilo almıyor Ali oğlum.) istediğin kadar oku, hatta okurken içinin yağları eriyor.. ne hoş kiloda veriyorsun sevgiler sana  20.08.2007 18:28
 

Doyana kadar değil,ölene kadar yiyoruz...Sofradan aç kalkmayı bir becerebilsek..Ama yakındır millet olarak Twigy gibi olacağız....sevgilerimle..

Fatma Köse  
 19.08.2007 21:46
Cevap :
yok valla olanı korusak o bile yetecek gülom.) sevgiler sana  20.08.2007 18:27
 

hala şişman kızılderili görmezsiniz sıklıkla...son cümle işin özeti..sevgiler...zadig

Zadig 
 19.08.2007 12:58
Cevap :
kızılderili de sumo güreşçileri dışında japon da..) ama onlarda fast food cu oldular son zamanda Nursen ablam önceleri hiç Türk yemeği yiyemiyen eniştemizide alıştırdı, şimdi çok seviyorlar... sevgiler  19.08.2007 20:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 292
Toplam yorum
: 1601
Toplam mesaj
: 220
Ort. okunma sayısı
: 930
Kayıt tarihi
: 08.03.07
 
 

Yazmaktan hoşlanan... Kelimeleri renklendiren bir sihirbazım ben.. Bodrum'da yaşamaktayım.. Sev..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster