Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Temmuz '06

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
3513
 

Şişli Adliyesi

İstanbul'da Şişli Adliyesi'nin bulunduğu Abide-i Hürriyet Caddesi'nde trafik bu sabah yine kördüğüm. Ancak bunun sebebi olağan bir sabah yoğunluğu değil. Belli ki yine siyasi bir davanın duruşması ya da birilerinin birileri aleyhinde suç duyurusu var. Bunun için Adliye önünde güvenlik önlemi almaya gelen polis araçları zaten günün her saati sıkışık olan caddeyi daha da daraltmış, üzerine eklenen sabah trafiği de caddeyi iyice geçilmez hale getirmiş. Normal günlerde yaklaşık üç dakika süren Çağlayan'la Şişli Camii arasındaki mesafeyi böyle günlerde arabayla yarım saate geçemiyorsunuz. Bu cadde Alibeyköy, Eyüp, Okmeydanı, Kağıthane, Çağlayan, Kuştepe yönlerinden gelen trafiği Şişli ve Taksim yönüne aktaran çok önemli bir geçiş noktası. Yolu bu caddeden geçenler ya da bu civarda çalışanlar olarak son bir-iki yıldır Şişli Adliyesi'ndeki siyasi davalar yüzünden bu sahneye neredeyse haftada bir kez rastlar, dolayısıyla da işimize geç kalır olduk.

Bilindiği gibi kamuoyunda son yıllarda sık sık gündeme gelen bir olay var: Bir yazar ya da aydın bir yerde konuşma yapıyor, yazı yazıyor ya da bir konu hakkında düşüncesini açıklıyor. Sonra bir grup avukat bu açıklamaların "Türklüğe Hakaret" suçu oluşturduğu iddiasıyla savcılığa suç duyurusunda bulunuyor. Bu suç duyurusu da genellikle Şişli Cumhuriyet Savcılığı'na yapılıyor ve davalar da burada açılıyor. Kamuoyunda çok konuşulan Orhan Pamuk, Hrant Dink davaları gibi... Normaldir; herkesin düşüncesini açıklama, başkalarının da bu düşünceyi eleştirme ve gerekli görüyorsa bunun bir ceza gerektiren suç olduğunu iddia etme hakkı vardır. Sorun burada değil, bu duruşma ya da suç duyurusu günlerinde Adliye önünde sergilenen manzarada... "Türklüğe Hakaret" diye bir şey varsa gerçekten bu manzaranın kendisi olmalı. Manzara kaba çizgileriyle şöyle: Diyelim ki, o gün yolunuz herhangi bir nedenle Abide-i Hürriyet Caddesi'ne düştü. Herşeyden önce olağandışı bir trafik yoğunluğuyla karşılaşır, aracınızın, otobüsünüzün içinde trafiğin neden böyle tıkandığını merak edersiniz. Adliyenin önüne geldiğinizde onlarca polis aracı, yüzlerce polis, güvenlik şeritleri, arama noktaları, televizyon kameraları, gazeteciler, polis kordonu arkasında bir grup sarkık bıyıklı, neden bu kadar öfkeli olduklarını anlayamadığınız ve arada bir bazı sloganlar atan, bir grup vatandaşla karşılaşırsınız. Eğer caddeden geçişiniz davalının Adliyeye giriş-çıkış saatine denk gelmişse belki kitabındaki, gazetesindeki resminden tanıdığınız bir adamın onca kalabalık arasında şaşkınlık, panik ve korkudan irileşmiş gözleriyle de karşılaşabilirsiniz. Bu giriş - çıkış anında davalıyı protesto etmeye gelmiş grubun adama saldırma girişimlerine, polisin onları durdurma gayretine, kamera ve fotoğraf makinelerinin enstaneyi yakalama çabalarına, saldırılan kişinin kendini çaresizce koruma telaşına ve yoldan geçenlerin olan biteni bir anlam veremeden izlemelerine de tanık olabilirsiniz. Üstelik onlarca araçla oraya gelip çevrede konuşlanan, bu yüzden trafiği tıkayan yüzlerce polis nedense saldırganların davalıyı tartaklamalarını bir türlü önleyemez.

Manzara gerçekten ürkütücü, absürd ama en çok da trajikomiktir. Herhalde "Türklüğe Hakaret" etmenin birçok yolu bulunabilir, ancak sanırım en çarpıcı yöntem budur. Tesadüfen orada bulunan bir yabancı olsanız ve olan biteni size anlatmalarını isteseniz kafanız epey karışır. Bir şekilde birileri "Türklüğe Hakaret" etmiş de onun davası mı görülmektedir, yoksa tersine Adliye önünde fiilen sergilenen o manzarayla "Türklüğe Hakaret" mi edilmektedir?

Caddeler hırsızdan, kapkaççıdan geçilmezken yüzlerce polisin bu iş için görevlendirilmesine, polis araçlarının buraya gelirken yaktığı benzine, binlerce kişinin işine geç kalmasına vs vs vs mi yanarsınız buradan yansıyan manzaranın "Türklük" hakkında dünyanın öteki halklarındaki uyandırdığı fikre mi?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben diyeyim bari:)

Ümit Culduz  
 26.07.2008 17:23
Cevap :
Hoşbulduk :)  27.07.2008 15:17
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 431
Toplam yorum
: 4967
Toplam mesaj
: 287
Ort. okunma sayısı
: 3516
Kayıt tarihi
: 30.06.06
 
 

Anahtar kelimeler: Antep, İstanbul, Haziran, İkizler, Beşiktaş, MÜ İletişim Fakültesi, Gazetecilik. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster