Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Nisan '08

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
525
 

Şişli'de rastladım ona.

Şişli'de rastladım ona.
 

Şişli’de rastladım ona. Kaldırımın kenarında , bir taburenin üzerinde öylece duruyordu.
Yerinin orası olmadığını biliyormuşcasına duruşu biraz mahcuptu.
Dayanamadım , o mahcupluğunu paylaşmak istedim; resmini çektim. Gülümseyerek bana teşekkür etti sanki. Benim , yine anılara gideceğimi çoktan anlamış gibiydi.

Çocukluğumda buna benzer bir radyo odamızın yüksekçe yerinde , tam köşede, tahta raf üzerinde dururdu.
Raf örtüsü ve radyonun üzerindeki örtü ablamın el marifetiyle ördüğü dantel bir örtüydü.
Ağır başlı duruşuyla, beklenen ve dikkatle izlenen ajans haberleriyle devlet otoritesinin simgesi gibiydi . Babam’’susun ajans dinleyeceğim’’dediğinde put kesilirdik. Bizden çıt çıkmazdı. Babamın dinlerkenki öfkesini, sevincini seyrederdik zaman, zaman.

Her açılıp kapanışında da İstiklal Marşı çalması onun bu ağırbaşlılığını bir kat daha arttırıyor gibiydi.
Radyoda fasıl heyetini çocuk aklımla olacak, pek sevmezdim.
“Mikrofonda Tiyatro”, başladığındaysa akan sular dururdu ve hemen dibine oturur dinlerdim. ’Tiyatroyu sevmem ta o zamandan gelir.
’Arkası yarın ‘’sabahlarımın sultanıydı. Hikayenin ertesi gününü iple çeker, hayalimde senaryosunu yazar, yönetmenliğini yapardım. Nasılsa ''olmadı sil baştan''diyenim yoktu ;))
‘’Pirelli lastikleri sunar’’ anonsunu duyduğumda yuki’nin maceralarına gülmek için hazırlanırdım. ’’Orhan Boran ve yuki’’ her anonsun ardından hemen başlar ve kısa sürede biterdi. Kızardım. Her hikayesinde mutlaka alınacak bir ders olurdu, aklıma yazardım.

Hey gidi günler hey ! nerden nereye....şimdi hayal meyal bırakmadı bizde televizyonlar...içi dışında her şeyin.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sayende ben de eskilere uzandım Gülden ablacığım. Babaannemlerin evinde de böyle pikaplı radyoları vardı. Arkası yarınları dinlerdim ben de. Engin hayal dünyamın içinde canlandırırdım tüm sahneleri. Sonra üzerinde arı resmi olan bir plak vardı. "Küçük kız" şarkısı çalardı pikapta. Bayılırdımm. Şaka maka ben de bayağı bi eskiymişim bu arada :)) Selam ve sevgiyle...

Tülay TERZİOĞLU 
 05.05.2008 15:07
Cevap :
yok be ya....sen değil ! zaman çabuk eskiyor ;))  08.05.2008 23:12
 

aaa bizim radyonun aynısııı. Yüksekçe bir yerde duvara köşeli olarak monte edilmişti ve üzerinde örtü vardı. Dantel bir örtü. En son çatıdaydı ama hırsız girmiş ne var ne yok hepsini götürmüştü. Ne güzel günlerdi radyolu günler. Sevgiler, kendine iyi bak.

Esma KAHRAMAN 
 03.05.2008 23:20
Cevap :
radyolu günler bitti...hayallerde bitti...kaldık anılara ;)))  04.05.2008 12:23
 

Baba annemin evinde vardı .. Elletmezdi bize süler püsler masanın üstüne koyardı. Ne oldu acaba o radayo.. Babaannem yok artık kim dinliyor o radyodan yükselen sesleri.. sevgimle..

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 01.05.2008 18:57
Cevap :
bir bakın bakalım..eğer bir dinleyeni yoksa siz alıverin ;)  03.05.2008 12:55
 

Ne güzel şeyler hatırlattınız bize. Şimdi düşünüyorum da, radyoyu açtığımızda hemen sesi çıkmazdı değil mi? Isınmasını beklerdik bir süre..

Nilgün Akad 
 30.04.2008 21:37
Cevap :
aynen dediğiniz gibi..ara sırada ses lambaları yanıyordu ,yenilenmesi gerekiyordu...  03.05.2008 12:56
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 276
Toplam yorum
: 580
Toplam mesaj
: 149
Ort. okunma sayısı
: 1290
Kayıt tarihi
: 09.12.06
 
 

Zonguldak doğumluyum. AÖF Mezunu olup, üç çocuk annesiyim. İki de torunum var. Şiir, doğa yürüyüş..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster