Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Mart '16

 
Kategori
Estetik / Güzellik
Okunma Sayısı
35
 

Şişman nesil

Şişman nesil
 

Fazla kilolarınız canınızı mı sıkıyor?


Sokakta yürürken önümde yürüyen genç kızlara bakıyorum. Yaşları neredeyse yarı yaşım kadar. Henüz çocukluktan çıkmış, gençliğe adım atmışlar. Ama ne adım! Hangi yöne atılmış adımlardı bunlar? Ya atılmayan adımların yaptıkları? Hareketsizlik ve adımsızlığın onları ne yöne çekmiş olduğunun farkında mıydılar acaba?

Şimdiki genç kızlar, adımlarını fast food yemek yapan yerlere doğru atıyor olmalılar. Evde sebze-meyve yiyen insanlardan olsalar böyle gözükmeyecekleri kesin. Zararlı olanın lezzetli gelmesi yüzünden, çekici zararlıların baştan çıkarıcı cazibesine kapılıp, yedikçe yiyorlar. Üzerine de bilgisayar başında geçen saatler eklenince sonuçta varılan nokta irice bir nokta oluyor. Yani tepeden bakıldığında, içinde bulundukları kalabalıkta hemen seçilebilecek türden bir nokta oluyorlar!

Bu gençlerin genişlikleri 55 ekran televizyonu kaplayacak ende. Çıkıntılı bir popo ve daha şimdiden sağlık açısından tehlike sinyalleri veren bir bel genişliği ile bir kaç çocuk doğurduktan sonra kendilerini salmış, orta yaş kadının göğüs genişliğine sahip görünümleri ile bulundukları kalabalıkta da, resimde de, davette de, hemen fark edilir oluyorlar.

 

Şu fast food yiyeceklere doğru atılan adımların giysi bedenlerini büyüttüğünü fark ettiklerinde ne diyorlar acaba?

-Hay Allah bu pantolon bana dar geldi. Ama 42 beden de giymek istemiyorum. Şimdi bu çok sevdiğim pantolonu alamayacak mıyım yani? diyerek hayıflanıyorlar mı?

Ama merak etmeyin sevgili gençler, tekstilci büyükleriniz sizleri düşünmüşler! Bazı markalar sizleri üzmemek ve mutlu edebilmek için beden numaralarını bir küçük yazmaya başladılar. Mesela siz normal ölçülerde 40 beden giymesi gereken bir vücuda sahipseniz, tekstilci amcalarınızın sizlere oynattığı mutluluk oyununa göre giydiğiniz giysinin 38 beden olduğunu görüp, sevinebiliyorsunuz. O zaman “oleyyy!” diyorsunuz kendi kendinize.. “Daha o kadar da şişmanlamamışım. Henüz 38 bedene girebiliyorum.”

Peki. Siz böyle mutlu olurken doktorlar neler diyor duyuyorsunuz değil mi? Sahip olunan bir kilonun bile omurganıza 7 misli ağırlıkta bindiğini biliyor musunuz? Aslında 1kg fazlalık 7 kilo ağırlık gibi omurganızı zorluyor. Bel çevresi kalınlıklarının kalp hastalığı riskini ortaya koyduğunu da biliyor ve duyuyorsunuzdur herhalde.

Spor salonlarının ve diyetisyenlerin sözlerini de televizyonlardan, gazetelerden takip ediyor olmalısınız. Sağlıklı beslenmek ve kilo vermek için neler öneriyorlar. Her işin başının dengeli beslenme ve çok hareket etmekten geçtiğini hepimiz biliriz. Buna rağmen tv ve pc başında atıştırıp, bir şeyler izlemekten ve chat yapmaktan vazgeçemeyiz değil mi?

Peki, o zaman şimdi kalkıp aynada kendinize bakmaya ne dersiniz? En yakınınızdaki boy aynasına bir bakın. Yoldaysanız bir vitrinde ya da apartman kapısının camında nasıl göründüğünüze dikkat edin. Başkasının gözüyle kendinizi inceleyin ve şu sorulara yanıt verin.

-Sizce zarif, kibar, çekici bir görünümünüz var mı?

-Kaç beden giydiğinizin yazdığı giysi etiketlerine değil de, mezuraların size gösterdiği rakamlara bakıyor musunuz?

- Yolda giderken kaç insanın size hayranlıkla bakabileceğini düşünün. Sizce kaç kişi bu görünüşünüzle sizi ‘harika’ bulabilir?

- Spor için koşabiliyor musunuz? Yoksa koşmak sizi yorup, nefesinizi kesiyor mu?

- Şarkı söylerken, yazı okurken nefesiniz yetmeyip, tıkandığınız oluyor mu?

- Kısa zamanda bir yere yetişmeniz gerektiğinde çevik hareket edip, hiç zorlanmadan gövdenizi istediğiniz gibi hareket ettirebiliyor musunuz? Bırakın bunu, otobüse hareket ettiği ilk saniyelerde koşup, yetişebiliyor musunuz?

-Alçak bir dolabın gerisindeki eşyanıza uzanırken ya da dolabın üstündeki eşyalarınızı indirmeniz gerektiğinde üst raflara uzanacak kadar esnek bir gövdeniz var mı?

-Kalabalık, topluluk resimlerinde en kilolu gözüken hanginiz? Peki ya 2. kilolu kişi kim? En zayıflar arasında yer alabiliyorsanız sözümüz size değil elbet.

- Attığınız adımlar sağlıklı spor yürüyüşü ya da koşusu için mi yoksa karnınızı zararlı ama lezzetli yemekler doyuracak gıdalara mı oluyor?

-Kendi kendinize “şişmanım ve pişmanım” diyor musunuz?

- Apartmanın asansörü yerine merdivenlerini kullanabiliyor musunuz? Merdiven çıktıktan sonra evinize girdiğinizde soluğunuz kesilir gibi oluyor mu?

Yanıtlarınızın çoğunun ‘hayır’ olmasını isterim. Evet’ler çok ise en kısa zamanda tedbirinizi almaya bakın. ‘Gencim’ demeyin, kilo her yaşta önemli bir sorundur.

Hafif, ince ama sağlıklı bir gençlik için adımlarınızın doğru yönde olması dileklerimle...

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 72
Toplam yorum
: 28
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 265
Kayıt tarihi
: 20.01.16
 
 

4 kitabı olan bir editör- yazar. Hayvansever. Çevreci. Kadın hakları savunucusu ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster