Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ağustos '13

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
216
 

Sistem ve kölelik

Sistem ve kölelik
 

Hayatı dışarıdan bir gözle seyretmek nasıldır hiç düşündünüz mü? Şimdi o da nedir diyorsunuz belki de... İnsanların kim olduklarını bilerek yaşamak insana çok acı veren bir duygudur. Tepkileri, eylemleri ve düşünceleri hep aynı olan kişiler ile yaşıyorsanız nabzınızı bir kontrol edin. Çünkü robotlaştırılmaya başladınız mı, sistemin ya da insanların kölesi olmuşsunuz demektir. Yıllarca hiyerarşik düzene sahip insan yaşamında en alttaki kişiler köle olarak kullanılmışlardır. E Peki neden? Ses çıkarmadıkları için olabilir mi? Ruhunuzu şeytana satmaktan farkı olmayan “kölelik” olgusu günümüzde de devam etmektedir. Tabi bunun başlıca sebebi “zehirli ego”dur. Ego törpülenmezse insan ektiğini biçer! Tabi bir de şunu unutmamak gerek. Aciz olan kişi özgüvenin ne demek olduğunu bilmeyen bir cahildir. Meta’nın esiri olup olmamak sizin elinizde...

Ne de olsa, insan yalnızca kendine mecburdur. İçten içe kuşatıldığı zaman mağlubiyeti son demlerine kadar yaşar ancak bunu fark edemeyense öfke krizlerine girerek çevresine zararlı olmaya başlar. Siz kim olduğunuzu iyi bilin ve bilmeyenin de farkında olmasını sağlayın. Bazen bir zaman makinası icat etsem de yolculuk yapsam diye düşünürüm. Ne de olsa hayallerle yaşamak mutlu olmanın yanıtıdır. Bu yanıtı ruhunuzun en ücra köşesinde bulmanız mümkün...

İç çatışma yaşadığınız an gerçek savaşı hayatınıza davet etmiş sayılırsınız. Zaten gerçek savaşlar da bu sebepten ötürü ortaya çıkmadı mı? Eğer fırtınada yüzmeyi biliyorsanız merdivenin basamaklarını rahatça çıkarsınız. Yok, buna cesaretim derseniz de kendinizden özür dileyin! Karşınızdaki insandan özür dilemeniz vicdanınızı rahatlatmanızın bir başka versiyonudur. Ağlamayı başarabilenler duygu yoksunu olmayı istemeyenlerdir. Yani içlerinde halen bazı kırıntılar vardır ki, bu kırıntılar bazı kapıların anahtarı olabilir. Dipsiz bir kuyudan çıkabilmek başarının kanıtlanmış bir şekli olarak vuku bulur. Suskunluk kesinlikle zerk etmesin kanınıza ve ne bir başkasını ezin ne de kendinizi ezdirin. Karıncaları ezmek isteyen çoktur. Ama siz karınca olursanız yolun yarısını yarılamış olursunuz.

Bırakın sizi takip etsinler. Onlar ne de olsa bir karınca bile olmayı başaramayan asalaklardır. Yani demem o ki, her şeyi olduğu gibi bırakın ve dışarıdan bakıp bir selam çakın var olduğunuz dünyaya! Ve her zaman hayatı bir komedi filmi gibi görün. Tabi kahkaha atmayı da asla ihmal etmeyin. Ne söylemiş atalarımız “güleriz acınacak halimize”. Gülün ve geçin çünkü önemli olan yalnızca sizsiniz. NOKTA!!!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

gerçek şu; ben kötü bir insanım ama artık bu değişecek, değişeceğim..bu, yaptıklarımın sonuncusuydu. artık temize çıkıp yola devam ediyorum, doğruca ilerleyip yaşamayı seçeceğim. bunun olması için, şimdiden can atıyorum. sizler gibi olacağım..iş, aile, büyük ekran lanet bir televizyon, çamaşır makinesi, araba, cd çalar, elektrikli konserve açacağı, sağlıklı yaşam, düşük kolesterol, diş sigortası, ev kredisi, ilk ev, günlük kıyafet, valiz, oturma grubu, tak-yap ürünleri, oyunlar, abur cubur, çocuklar, parkta yürüyüş, 9-5 mesai, iyi golf oynamak, araba yıkamak, süveter seçmek, aileyle noel, emekli maaşı, vergi muafiyeti, oluk temizliği, geçinip gitmek, geleceği düşünmek ve öldüğün gün..."(trainspottıng filminden?)

die stimme des mondes 
 03.10.2014 6:21
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 128
Toplam yorum
: 36
Toplam mesaj
: 17
Ort. okunma sayısı
: 805
Kayıt tarihi
: 24.05.10
 
 

1982 yılında İstanbul'da doğmakla başlayan hayatım, 10 yaşında yazı yazmakla ve her yazdığını kod..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster