Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Mart '20

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
693
 

Sistem

Resulullah uykuyu ölüme benzeterek, yatarken, “Allah’ım! Senin isminle yaşar, senin isminle ölürüm”, uyanınca da “Bizi öldürdükten sonra hayata döndüren Allah’a hamdolsun” der. (Buhari)

Bilindiği üzere insan uykudayken yaşadığı süreçleri hatırlayamaz çünkü o esnada günlük bilişsel faaliyetleri yürüten bölümler devre dışı kalır. Yani aklımız sıfırlanmış gibi olur. Örneğin; uyurken yaptığımız bazı şeyler, içgüdüsel ya da sezgisel davranışlarımız, istemsiz hareketlerdir. Ayrıca uyanık olanların etrafına uyguladığı şiddet ve boyut farklılıklarınısevgi gösterilerini algılayamaz. Ancak bu bahsettiğim hususlar normal yaşamı benimseyenler için geçerli bir durumdur.

Ne var ki sıradışı insanlar için aynı şeyleri söyleyemeyiz.

Bir gün Efendimiz; Hz. Âişe’nin, “Ya Resulullah, vitir namazını kılmadan mı uyuyorsun?” sorusuna, “Gözlerim uyusa da kalbim uyumaz” cevabını vermiştir. Resulullah her şeye vakıf iken, bir beşer uyku sırasında günlük hayatta planladığı şeyleri dahi hatırlayamaz. Şayet bahsini ettiğimiz sıradışı olay her insanda geçerlilik kazansaydı, yani Resul'deki gibi olsaydı uyku diye bir şey olmazdı. Ne var ki bahsettiğimiz konu kuantum alanla ilgilidir.

Özetlemek gerekirse Hz. Muhammed, kuantum alanı devreye sokarak bu bilgileri vermektedir.

Sıradan insan beyninde uyku esnasında "Thalamus" denen bölge hiçbir zaman PFC ye bilgi aktarmıyor, bunu engelliyor. Amaç çöp bilgilerle dolu beyni dinlendirmek. Beynin çalışma sistemi bu şekilde bir yapılanmayı öngörüyor.

Uyanıklık halinden NREM uykusuna geçiş, PFC’nin aktivitesinin azalmasıyla karakterize ediliyor. Bu durum NREM uykusu devam ettikçe daha da derinleşir ve REM uykusu sürdükçe korunur. Hatta REM uykusu sırasında amigdalayı da içeren beynin bazı bölgeleri tekrar harekete geçer ve zaman zaman uyanıklık halinden daha yoğun şekilde çalışır.

Somutlaştıracak olursam şöyle diyebilirim; Bazen astrolojik tesirler PFC' de birtakım etkiler meydana getirir, farkında olamadığımız bir düşünce dünyasını bizde oluşturur. Bu durum içgüdüsel koşullara dayanır. Dolayısıyla sabah uyandığımızda baskın astrolojik etkilerle aldığımız halimiz ortaya çıkar. Örneğin Mars'ın tetiklemesi insanın sinirli olarak uyanmasına sebep olurken, Merkür’ün baskın tesirleri ise beynimizin saat gibi çalışmasına yol açar.

Kısacası, eğer pozitifteysek beynin çalışma mekanizması bunu kolayca gerçekleştirir. Bunun tam aksine her sabah asık yüzle uyanan insanlar da vardır, onlar da eksi enerjilerin etkisindedir.

Aslında üzerinde durmamız ve anlamamız gereken bir nokta ise şudur; “Allah'ın bize taşıyamayacağımız bir yükü yüklemesi" denen bir olay yoktur. Gerçi ayette bahsi geçen şekilde ifade edilmiştir. Ne var ki ‘taşınan yük’ fıtrata işaret eder. Herkes farklı bir fıtratla yaratılmış denmektedir.

Buna işaretle; Yunus Suresi 44. Ayette: "Kesinlikle Allah, insanlara zerrece zulmetmez! Ne var ki insanlar kendi nefslerine zulmederler!" demektedir. Burada kişiliğe işaret etmez, çünkü kişi yoktur. Kişilik zannı vardır.

Şöyle ki Allah, insan adı altında açığa çıkar ve ben "yapıyorum, yaptım ve yapacağım" der. Bunu ancak dilediğini yapan söyler.

Yani kendimizi düzeltmemiz için yapmış olduğumuz bir takım çalışma veya eğitimler, yenilenmek istememiz, hastalanınca kendi kendimize şifa vermemiz esasen Allah’ın dilemesiyle meydana gelmektedir.

Hoşlandığımız, keyif aldığımız ve bizi ferahlatan düşünceleri ilahi, evrensel anlamda bir değer olarak kabul ederken; inanışımıza ters düşen fiilleri ve çıkışları ise negatif durumlar olarak kabul ederiz. Ama o ters düşünceler altında dahi evrensel akıl vardır. Bu husus sistem adı altında “Allah’ın sistemlerinde değişiklik yoktur” hükmü ile belirginleşir.

Özetlersek, 'Allah dilediğini yapıyor veya yaptığından sual edilmez' diyebiliriz. Başkaca söylenecek bir şey yoktur. Çünkü onun yanı sıra ikinci bir varlık söz konusu değildir. Aksini düşünen şirke düşmüştür.

Böyle bir yaklaşımın ‘O her AN yeni bir ŞENdedir’ ayeti ile çelişmesi de düşünülemez.

Kesin olan husus şu; yaşamı ele alacak olursak, 'şu iyidir veya kötüdür' diyebilmemiz için sistemi çok iyi bilmek, hesaplamak ve ona göre davranışlar ortaya koymak gerekir. Bunları yapabilmek için Resulullah’ı çok iyi anlamak ve o frekansı yakalamak zorundayız. Yani bu anlatım, biyolojik yapımızın getirdiği şartlardan kurtulmak ve etkilenmemek anlamına gelir ki işte ‘Allah sistemlerden ganidir’ ayeti bu hususa işaret eder.

Bazı ehil kimseler var ki Onlar; gördükleri bir insan, bir özelliğini ortaya koymadan, onun horoskopuna bakmadan nasıl ve ne durumda olduğunu bilirler. Ama bunu yapabilmek için öncelikle beden kaydından kurtulmaları gerekiyor. Beden kaydından kurtulmak demek, biyolojik yapımızın karşılaştığı olaylarda acı çekmemek anlamına gelmemeli! Ama Sistemin etkisinde olmadığı da bilinmeli!

Nebi ve Resuller de hastalanır, yemek yer, alışveriş yapar ancak bu eylemlerin kaydında kalmazlar. Bu yaklaşım sıradışı insanlara mahsustur.

Bir de "cinlerin oyuncağı" haline gelmiş olan beyinler var. Onlar da o boyutta yaşayarak istidraç türü sıra dışı birtakım özellikler ortaya koyabiliyor.

Bütün bu hususları dikkate alıp, sistemin varlığının nerede başladığını ve nerede bittiğini çok iyi anlamalıyız. Sistemsel birtakım çalışmaların her şey olmadığını ama sistemi de dikkate almadan yaşayanın, Allah ile ilgili hiçbir düşüncesinin de bulunmadığını, Allah ve sistemin bir bütün olduğunu düşünmek zorundayız.

Değerli okurlarım!

Dikkat ettiyseniz Merkür Retro’sunda kafaların allak bullak olduğu bu süreçte makale yazmaktan kaçındım. Rötar bitti, yazılara başladım. Kıymetli dakikalarını benim için ayıran, okuma zahmetine katlanan ‘ben oldum delisi’ olmayan, yansız kalmaya gayret eden, nankörlük yapmayan dostlarıma teşekkürü burada bir borç biliyorum.

Sevgiler!

Ahmed F. Yüksel

İstanbul/Bahçeşehir  14.03.2020

 

https://www.facebook.com/ahmedfyuksel

https://www.instagram.com/ahmedfyuksel/

https://twitter.com/ahmedfyuksel

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Biz teşekkür ederiz. Paylaşımlarınız hayatımıza ışık oluyo şükrederiz. ??

Çetin Yağız 
 15.03.2020 14:22
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 612
Toplam yorum
: 1989
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 10230
Kayıt tarihi
: 14.12.11
 
 

Araştırmacı Yazar.. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster