Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Haziran '08

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
667
 

Sistemin Açıklarından Faydalanmak

Sistemin Açıklarından Faydalanmak
 

Maradona meğer fitbolcuymuş.


Önemli olan sisteme yardımcı olmak mı yoksa açıklarından faydalanmak mı?

Daha doğrusu biz Türkler genelde sisteme yardımcı olmayız. Sistemin açıklarını ararız. En basitinden sigara yasağı. Sigara yasağına uymak yerine “sigaramı her yerde içerim” diyenler oldukça fazla. Kendilerini uyaran görevlileri “cezamı ödeyeceğim makbuz isterim” diyen açıkgözler türedi. Ceza makbuzu konusunda sistemin bir açığı var. Okulda, vapurda, otobüste sigara içene cezayı kim kesecek? Burada yasanın tam oturmamasından doğan boşluklar var. Peki neden yardımcı olmak yerine açıklar aranıyor?

Milliyet Blog yeni bir çalışma. Yakında 2. yılını bitirecek. 3000’ den fazla üyesi var. Her gün 100’den fazla blog yayınlanıyor. Burada blog yazarlarının görevi yardımcı olmak mıdır yoksa açıkları yakalayıp istifade etmek midir?

Asıl konumuza gelelim. Milliyet-Spor’da bloglar bölümünü gördünüz mü? Geçen sene yazılan tüm branş blogları burada yayınlanıyordu. Futbol, basketbol, bisiklet vs… Üstelik aynı anda dört tane blog yayınlanıyordu. Bu yıl ise bu sayı ikiye düştü. Eskiden branş blogları yayınlanırdı şimdi ise sadece kategorisi “spor” olanlar yayınlanıyor.

Peki blog ahalisi ne yapıyor? Milli takımla ilgili yazısının kategorisine “futbol” demiyor. Evet futbol demiyor. Peki ne diyor? “Spor” diyor. Başka yazar arkadaşlarda okuyunca güldüğüm cümleyi yazalım. “Bakalım Türk Dil Kurumu ne diyor?”

Spor: Kişisel veya toplu oyunlar biçiminde yapılan genellikle yarışmaya yol açan, bazı kurallara göre uygulanan beden hareketlerinin tümü.

Futbol: Topu, kafa veya ayak vuruşları ile kaleye sokma kuralına dayanan ve on bir kişilik iki takım arasında oynanan top oyunu, ayak topu.

Basketbol: Beşer kişilik iki takım arasında topu 3 m yükseklikteki karşılıklı duran ağ geçirilmiş iki sepetten birine sokup sayı kazanmak esasına dayanan bir oyun.

O halde on bir kişilik iki takımın ayak ve kafa vuruşları ile kaleye topu sokmaya çalıştığı blogların bölümü ne olmalıdır?

Önemli olan sistemin açıklarından yararlanmak değildir. Önemli olan sisteme yardımcı olmaktır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Harun Bey, bu yazınızı ilk defa bugün (tesadüfen) okudum (keşke daha önce okusaydım) ve ilginçtir ki aynı tarihlerde benzer rahatasızlığı bende dile getirmişim ve bununla ilgili editörlere bir mesaj geçmiştim. Hatta bu nedenle bazı yazılarımı da özellikle "spor" kategorisine soktum. "denemek için" Bu sayede Guiza ile ilgili yazım 24 bin hit almış oldu. Neyse bu bana da haksızlık olarak gelmişti zaten ve editörler bana cevaben aşağıdaki yazıyı gönderdiler ; "Sayin yazarimiz, bu sayfadaki bloglar son bir haftanın blogları olmak üzere rastgele karisik olarak donmektedir. Bu yüzden mac oncesi yazilan bloglar da bu kutuda yer almistir. Bu alanda en kisa zamanda spor ve tum alt kategorilerinden bloglar yayinlanacak sekilde calismamiz surmektedir. Onerileriniz icin cok tesekkur ediyoruz" Şimdi artık alt kategorilerde yayınlanıyor. Sizin duyarlılığınız -Kendime de pay çıkararak- sayesinde değişmiş oldu. Saygılarımla.

Ahmet ÇELİKSÜNGÜ 
 13.08.2008 14:43
Cevap :
O zaman iyi olmuş ben ümidimi kesmiştim. Teşekkürler.  13.08.2008 15:35
 

Sistemin açıklarından yararlanma alanında üzerimize yoktur. Yasal açıkları bulmak, hülle yapmak, hile yapmak konusunda çok başarılıyız. Gerçekten bu çok önemli bir konu. Bu durum blog ortamından tutunda devlet yönetimine kadar her kademede var. Yasa koyucular, kural koyucular işlerini ne kadar sağlam yaparlarsa yapsınlar insanımız boşluğu buluyor. Beynini boşluk bulmaya yönlendiriyor. Toplumsal bir hastalığımız galiba... Biliyorsunuz binlerce çocuk yasal boşluktan yararlandırılarak sigortalı yapıldı... Sevgilerimle esenlikler dilerim.

Erdoğan Şahin 
 13.06.2008 12:06
Cevap :
Doğru söylüyorsunuz. Bizim kafa bu tür şeylere çalışır. Neden böyleyiz bir türlü anlayamam. Üstgeçitten geçene, kırmızı ışıkta bekleyene, hastanede, bankada sıraya geçene saygın vatandaş muamelesi değil enayi gözüyle bakarız. Milliyet Blog uçsuz bucaksız bir deniz gibi. Spor kısmı kapanır mutlaka bir yerden boşluklar bulunur. Amacımızın ne olduğu ise muallakta kalır. Rüzgarda savrulan yapraklar gibi döner dururuz. Burası da aynen böyle olur. Durumu görenler sessiz sedasız çeker gider. Blog ortamının en iyi futbol yazan yazarı Cem Top arkadaşımızın yorumu en iyi cevaptır. Saygılarımla.  13.06.2008 12:16
 

Harun Bey nasılsınız iyi misiniz? :) İşten güçten vakit bulamadığım için maalesef çok nadir blog okuyup yorum yazabiliyorum. Çok ilginç bir yazı yazmışsınız. Havasını koklamayalı Milliyet Blog bayağı değişmiş. "Kim daha iyi yazıyor, kim daha çok okunuyor?" şeklinde bir tartışma var sanırım. Kalite ve kandite terazinin kefelerine koyulursa, kalite her zaman ağır basar. Biliyorsunuz ben futbol kategorisinde yazıyorum. Açıkçası hangi yazımı kaç kişi okumuş diye bakmak sizin yazınızı okuduktan sonra aklıma geldi. Yazılı basında çalışan biri olarak reyting sevdalısı arkadaşlara şunu söyleyeyim; yazınızı burada 1 milyon kişi bile okusa bunun size bir getirisi olmaz. Üzülerek söylüyorum, hiç bir gazete blogtan yazar keşfetmez. Keşke keşfetse... Benim gazetemin tirajı yaklaşık 60 bin. Yazım yayınlandığı gün "Beni bugün 60 bin kişi okuyor" diye böbürlenmeli miyim yani? :) Önemli olan içeriktir, siz doğru yoldasınız. Gerisi lafügüzaf... Saygılar sevgiler,

Cem TOP 
 13.06.2008 2:53
Cevap :
İşte bunu anlayıp şark kurnazlığı yapmasak. Buradaki asıl amaç paylaşımdır. Çoğu blogcunun sayesinde bilmediğim konularda yeni bilgiler öğrendim. Yoksa reyting hastalığı insanı kemirir tüketir. Saygılarımla.  13.06.2008 7:12
 

Sen de spor kategorisinde yaz. Çok daha iyi değil mi? Ne üzüyorsun kendini? Değer mi, boşver.

karga 
 12.06.2008 9:24
Cevap :
Ben aştım o reyting işlerini. İstesem şu an sinema ile ilgili iddialı bir blog yazarım. Sonra onu cuma günü saat 10 gibi yayına veririm. Sonra gelsin okunma oranları. Peki ne anlayacağım? Egolarım mı şişecek? Kendimi çok önemli bir yazar mı sanacağım? Oysa yazımı tıklayanlar sadece etkileyici başlığa ve resme kanıp tıklıyorlar. Sonra çok okunduğum için bana madalya mı takacaklar? Siz yokken geçen yıl en çok okunan bloglar sinema blogları idi. Bugün spor yazan o blogcuların bazıları baktılar sinema popüler sinema yazmaya başladılar. Hem de filmin en çıplak pozları ile. Sonra sinemayı bitirdiler. Şimdi futbol alimi oldular. Onlar ilk başlarda güzel okunuyorlar sonra yalancı çoban durumuna düşüyorlar. Onların zararları hepimize oluyor. Eskiden Milliyet anasayfasında 5 resimli blog, sporda 4 resimli blog, sinemada 3 resimli blog yayınlanırdı. Şimdi anasayfada 2, sporda 2, sinemada 1 blog yayınlanıyor. Kendi bindiğimiz dalı kesiyoruz. Saygılarımla.  12.06.2008 10:35
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 150
Toplam yorum
: 850
Toplam mesaj
: 159
Ort. okunma sayısı
: 2845
Kayıt tarihi
: 14.01.07
 
 

1975 Aydın doğumluğum, bir Ege sevdalısıyım. Dostluğa, arkadaşlığa önem veririm...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster