Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Kasım '13

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
2150
 

Şivan Perwer - İbrahim Tatlıses düeti

Şivan Perwer - İbrahim Tatlıses düeti
 

Türkiye Başbakan Erdoğan'ın 16 Kasım Cumartesi Günü Diyarbakır’a yapacağı ziyarete kilitlendi!

Diyarbakır, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin seksen bir ilinden biri değil mi?

Türkiye’yi bu ziyarete kilitleyen olağan dışı ilgi neyin de nesi?

Başbakan’ın İstanbul’a, Konya’ya, Adana’ya giderken,  İzmir’i ziyaret ederken; siyasi haber olmaktan öte gündem değişmezken:  niçin Diyarbakır’a giderken Türkiye ayağa kalkıyor?

Bu ziyaretin haber yapılışında, gündeme taşınmasında bir gariplik yok mu?!!!

Olağan üstü bir durum olmasa, su mecrasında kendi haline aksa, millet bu ziyarete kuşkuyla bakar, neler oluyor endişesi taşır mı?

Cevap elbette hayır!

Öyleyse Diyarbakır ziyareti “Devletin Birliği Milletin Bölünmez Bütünlüğü” kaygısını taşıyan öğeleri içinde barındırıyor.

Mesut Barzani’nin “Türkiye, Suriye ve İran” topraklarını parçalayıp Kürdistan kurma hayali gün ışığı gibi ortada.

Barzani her platformda bu düşüncesini çok açık ve net olarak dile getiriyor.

Hatta bizi bu hayalimizden kimse vazgeçiremez, geri döndüremez diye meydan okumayı da elden bırakmadığı bilinen gerçek.

Öyleyse Başbakan Erdoğan’ın Mesut Barzani’yi Diyarbakır’a Daveti Türkiye’nin hayrına olduğunu söylemek mümkün mü?

Elbette mümkün değil!

İşin içinde birde Şivan Perwerve İbrahim Tatlıses düet seremonivar ki evlere şenlik.

Mazide Devletin bölünüp parçalanmasına omuz vermiş kim varsa AKP iktidarı onları omuzlarında taşıyor.

PKK terör örgütü ve Onun kurucusu Öcalan iktidarın siyasi muhatabı.

Mesut Barzani’nin de içinde olduğu Diyarbakır ziyareti rüya olsa hayra yorulmaz!

Nitekim ABD’nin Bloomberg Haber Ajansı’ndan Marc Champion, bile hayra yormamış ve bakın “Erdoğan Türkiye’ye zarar veriyor” diye yazmış.

Başbakan’ın yalnız Türkiye’ye değil Türkiye’nin de içinde bulunduğu coğrafyaya zarar verdiğini bizden başka herkes hem görüyor hem de dile getiriyor.

Marc Champion,” Erdoğan’ın, Türkiye’yi yeni bir yere taşıma ya da 100 yıllık tarihi silme kapasitesine sahip olmadığı”  teşhisi de koymuş!

Bu teşhis Türk milletinin dikkatine sunulmayı hak etmiyor mu?

Diyarbakır yerel basınının da yayınlanan “Türkçe, Kürtçe ve Zazaca” ilan Marc Champion “Erdoğan’ın, Türkiye’yi yeni bir yere taşıma “ teşhisine somut delil olarak değerlendirilmelidir.

T. C silme girişim ve uygulamaları andımızın uygulamadan kaldırılması,  Türk adının telaffuz edilmemesi de masaya yatırılarak 100 yıllık tarihi silme” amacına somut delil diye yorumlamak da yanlış değerlendirme olmayacaktır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

100 yilik tarih , peki 100 yil evvelki tarih ne? beni bu konuda aydinlatirmisiniz. tesekkurler

kaan dogan 
 19.11.2013 11:04
Cevap :
Merhaba Kaan Bey! Diyarbakır'daki rezaleti tarih diye bize servis ettiler. Şayet Tarih buysa 100 yıl önceki ve ya 1 asır sonraki tarihi merak etmenin bir anlamı olmadığını ifade etmek isterim. Ben tarihçi değilim! Lakin bulabilirseniz "Kadınlar Saltanatını" okumamışsanız okumanızı önerebilirim. Padişah unvanı ile imparatorluğa hükmettiğini sandığımız muhteremlerin nasıl da haremde Haseki sultan, Vezir-i Azam, Ocak ağaları ve şeyhül İslam'ın elinde nasılda yönetildiğini isim isim, belgeleri ile okuyabilirsiniz. Tıpkı şimdi kendi iradesi ile bizi yönettiklerini varsayanların Dünya Krallığı ateşi ile yanıp tutuşanların emir ve direktifini millete servis ettiği gibi. Türk Dış İşleri Bakanı yanılmıyorsam bu gün ABD. Ne yapıyor biliyor musunuz? bence Diyarbakır'da Barzani ile yapılan buluşmanın perde arkasını rapor ediyor. Yoksa apar topar niye gitsin. Yorumunuz için teşekkür ederim. Sevgi ve selamlarımla.   19.11.2013 15:25
 

Merhabalar. Türk olmaktan ya da Türklükten neden bu kadar rahatsızlar? Türkiye bir mozayik. O zaman bunların niyetleri belli, bunlar Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde ve Türk kimliği altında yaşamak istemiyorlar. Bu bağlamda kendini Türk kabul etmeyen insanlarla kendini Türk kabul eden insanlar nasıl bir arada kardeşçe yaşayabilirler. Kimlikler ön plana çıktıkça huzursuzluk ve kargaşa çıkar. Bunun sonu da iyi olmaz. Selam ve dualarımla.

Recep Altun 
 15.11.2013 16:06
Cevap :
Aslında Türkiye'yi ayrıştıranlar, Türk milletinin içindeki Truva Atlarına gizlenmiş Devşirmeler. Devlet yönetimi Santraç oyunu gibi. Türkiye Üzerinde Emelleri olan Emperyalistler Türk Milleti içindeki hassasiyetleri iyi analiz edip, onları yönetecek kişileri de doğrusu iyi seçiyorlar. 1983 Yılında Turgut Özal- 2002 Yılında da Erdoğan bu göreve layık bulundu. Özal Zamanınsa Irak'ın Kuzeyi bağımsızlaştırıldı. Erdoğan zamanında ise Türkiye'nin güneyi Ve Suriye'nin batısı büyük resme dahil edildi. Türk Milleti hala uyuyor, ve resmin tamamını görmemek için gözlerini kapatıyor. Katılımınız için teşekkür ederim. Saygılarımla  16.11.2013 11:50
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 375
Toplam yorum
: 154
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 424
Kayıt tarihi
: 27.08.07
 
 

Karanlığın düşmanı Işık! Gecenin zifiri karanlığı, şafak sökerken yerini, ufukta yükselen Gün..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster