Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Haziran '19

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
30
 

Sivas Katliamı Sorgulaması...

Sivas- Madımak Katliamını felsefi açıdan sorgulama…

     Etik, felsefenin önemli bir koludur. Genellikle etik ile ahlak’ı birbirine karıştırırız ve aynıymış gibi düşünürüz... Etik bir sorgulayan olarak evrenselken, ahlak ise bir sorgulamayan olarak yereldir… Etik sorgularken ahlaktan, ahlakın verilerinden de önemli ölçüde yararlanır… Şimdi aklımıza hemen okullarda niçin evrensel değerler olarak etik okutulmuyor da yerel olan Ahlak okutuluyor sorusu gelebilir… Bu sorunun yanıtını, kendi anlayışlarına ve inançlarına göre bir ahlak’ın okutulmasını isteyen siyasi iktidarlara sormak gerekiyor...Belki de iktidar olmalarının yolu bundan geçiyor!..

Bu arada evrensel değerler olarak etik ve yerel değerler olarak ahlak da sorgulanamaz değildir… Eğer zamanında sorgulanabilseydi toplum olarak, Dünya olarak bu acıları yaşamayabilirdik…

Aklımıza hemen ilk başta gelen Ausschwitz kampı, Hiroşima, Madımak katliamı ve diğerlerinin yaşanmasına neden olan insanlığın ahlağını-etiğini- ilk başta sorgulamamız gerekmez mi?

Felsefe eğitimimde bir ünitenin kendisine ayrıldığı ve daha sonra da kitaplarını okuduğum Yahudi asıllı Levinas, Hitler faşizmini tüm acılarıyla birlikte yaşamış bir düşünürdür… Levinas: Akıl almaz bu olaylar karşısında etik davranışların ve ahlaklı olmanın bir anlamı var mıdır? Diye sorgulamaya başlar.

Levinas’a göre: “ilk felsefe” olarak tanımladığı etiğin kalkış noktası, alışılageldiği üzere Ben değil, Öteki’dir. İnsan kendi ihtiyacının, acısının ve hayat mücadelesinin önüne ötekinin ihtiyacını, acısını ve hayat mücadelesini koyabildiği ölçüde ahlaklıdır. Daha farklı bir ifadeyle etik: Batı felsefesi geleneğinin temel öznelik yapısı olan “kendi-için-olma” yapısını terk edip “öteki-için-olma” deneyimidir. Kısacası Levinas’a göre etik: “Ötekine kayıtsız kalmamaktır…

     Taraf olmayan bertaraf olur diyerek, kendisi gibi düşünmeyenleri yok sayan ülkemizin iktidar zihniyeti, ötekileri silmiş gibidir… Kendi taraftarlarını güçlendirmeyi bir siyaset olarak gören anlayış, bir ölçüde ötekilere kayıtsız kalarak hedef olmalarının da önünü açmaktadır…

     2 Temmuz, insanlık tarihinin en karanlık sayfalarından biridir… Kendi dışındaki, inanca, kültüre, dile, tahammül edemeyen ve empati yapmadan yoksun anlayış beslendiği hakim siyasi güce de güvenerek bu tür insanlık dışı eylemleri gerçekleştirebiliyorlar…

Mevcut anlayış ve eğitim sistemi devam ettiği süreçte yeni Madımaklar yaşanmaz diye bir şey yok… Bir inancı bir mezhebi yok sayarak, ötekileştirerek, Cemevine cümbüşevi derseniz; bazıları da sizin gücünüze de güvenerek kendisine bu yönde bir vazife çıkarabilir…

     Bu yazının yazarı olarak mezhepleri merkeze alarak, mezheplerin yandaşı olan biri değilim… Konuya inanç, düşünce ve ifade özgürlüğü açısından bakıyorum. Bu tür özgürlüklere de büyük saygı duyuyorum ve öteki ben olarak görüyorum…

     Bu yaşadığımız acılardan büyük bir ders almış olarak; bu ders almışlığımızı başta eğitim olmak üzere siyaset yapma felsefemize de yansıtmalıyız… Başka Madımaklar istemiyoruz…

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1368
Toplam yorum
: 1900
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1014
Kayıt tarihi
: 04.11.06
 
 

Emekli öğretmenim ve  emeklemeye devam ediyorum.  Emeklilik yaşamın sonu değil, yaşama yeni amaçl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster