Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Şubat '12

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
1059
 

Sivas Davası - Zaman aşımı & Utanç

Sivas Davası - Zaman aşımı & Utanç
 

‘13 Mart 2012’ TARİHİNDE ‘SİVAS DAVASI’ ZAMAN AŞIMINA UĞRAYACAK VE DÜŞECEK!

Bu gün itibariyle, eğer bi’ mucize gerçekleşmez ise, bu yakıcı ve yıkıcı sonucun oluşmasına -sadece- ’20 GÜN’ kaldı.
Devlet, hukuk, yargı… Hiçbir ‘güç’ kılını bile kıpırdatmıyor. Senelerdir beklenen sonuç için kalan sayılı gün, iple çekiliyor adeta.

Katliamda ölenlerin aileleri ve yakınları, aynı acıların tekrar yaşanmaması ve birçok davada olduğu gibi bu davanın da, zaman aşımına uğrayarak kapanmaz yaralar açmaması için yoğun çaba gösterdiler ve gösteriyorlar.
Zaman aşımına uğrayarak düşen en yakın tarihli örnek, ‘Kemal Türkler Cinayeti’ Davası. Türkler’in kızı Nilgün Soydan, davanın zaman aşımına uğrayarak düşmesi üzerine AİHM’ne başvurdu.
Sivas Davası’nda da aynı sonuç ile karşı karşıya kalmamak ve gelecekte de benzer olayların yaşanabilirliğinin önüne geçebilmek adına büyük çaba sarf eden aileler, ne yazık ki, tüm çabalarına rağmen olumlu bi’ sonuç alamadılar.

Peki, 35 kişinin diri diri yakıldığı Sivas’ta ve dava sürecinde neler yaşanmıştı?

GENEL BAKIŞ

2 Temmuz 1993! Yer, SİVAS.
Pir Sultan Abdal Şenlikleri’nin 2. günü.
Ve… 35 kişiye mezar olan ‘MADIMAK OTELİ’!

2 Temmuz 1993’te ‘Cumhuriyet Tarihi’nin -belki de- en büyük utancı yaşandı.
Birçok ‘aydınımız’ Pir Sultan Abdal Şenlikleri için Sivas’taydı.
Karşıt grup, çıkardığı küçük seslerle tehlikenin sinyallerini veriyordu.
Gittikçe çoğaldılar; sesleri de büyüdü, eylemleri de…
Hedef, önce, Kültür Merkezi’ydi. Çıkan çatışma, fazla büyümeden, önlendi.
Durmadılar! Gözlerini kan bürümüş binlerce kişilik grup, ‘yeni bin’lerle çoğaldı.
Sloganlar atarak Hükümet Meydanı’na, ardından Madımak Oteli’ne ulaştı. Sloganlara devam ediyorlardı ve çoğalmaya da. Yaklaşık 15 bin kişi olarak belirtiliyordu, polis tutanağında!

‘Sivas Aziz’e mezar olacak…’
‘Kahrolsun laiklik! Sivas laiklere mezar olacak!’
‘Cumhuriyet Sivas’ta kuruldu, Sivas’ta yıkılacak! Şeriat gelecek, batıl zail olacak!’

Hedef ‘aydınlarımız’dı!
Hiçbir engelleme yoktu! ‘Siyasi ve askeri ’ hiçbir güç, ‘gücünü’ kullanmadı. Göstermelik müdahalelerden de anlaşılıyordu ki, bu katliam isteniyor ve ‘tepkisizlik’ ile destekleniyordu.

Ve… Bir ses, GAZANIZ MÜBAREK OLSUN!

Katliam için fitil ateşlenmişti!
MADIMAK OTELİ karşıt grup tarafından ateşe verildi ve otel 35 kişiye mezar oldu.
33’ü yazar-ozan-düşünür, 2’si otel çalışanı olan 35 kişiden kimisi yanarak, kimisi dumandan boğularak can verdi. İçlerinde Aziz Nesin’in de bulunduğu 51 kişi ise, ağır yaralı olarak kurtuldu.
Birçok ozanın doğduğu yer olan SİVAS, ozanlara ve aydınlara mezar oldu.

GELİŞMELER & YAŞANANLAR

Yaklaşık 15 bin kişiden oluşan grubun, ‘yüzde bir’ kadarı gözaltına alındı.
SİVAS DAVASI’ nın ilk duruşması, Ankara 1 No.lu Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde 21 Ekim 1993 günü gerçekleşti.
Katliamın dava sürecinde, olaylara karışan 33 kişi hakkında idam kararı verildi. İdam kararları iki kez Yargıtay'dan döndü ve 2002’de idam cezasının yürürlükten kaldırılması ile verilen idam cezaları, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çevrildi.
Sanıklardan bir bölümü, ‘Etkin Pişmanlık Yasası’ndan yararlanarak serbest bırakıldı. Sonrasında, yanlışlık yapıldı, açıklaması geldi ve sanıklar hakkında yeniden tutuklama kararı çıkartıldı.
Olayın kilit ismi olarak nitelendirilen Cafer Erçakmak ve 7 sanık firar etti. Yurtdışına kaçmış olanların, Türkiye’ ye iadesi sağlanamadı. Sanıkların aranmasına ‘sözde’ devam edilirken kilit isim Cafer Erçakmak, Türkiye’de, kendi kızının evinde Temmuz 2011’de vefat etti.

Alınan kararlar, temyiz, onaylanan hapis cezaları, bozulan 33 idam kararı, devam eden davalar, yapılması gerekenler ama yapılmayanlar ve sonu gelmeyen sancılı süreç.

Geçen 19 yıllık süreçte, yaşananlar ve gelişmeler oldukça şaşırtıcı; bir o kadar da düşündürücü.

Örneğin;
Alınan idam kararları… Sonrasında, idam cezasının yürürlükten kaldırılması…
Devletin Adalet Bakanı’nın, sanık avukatlarının arasında yer alması…
'Etkin Pişmanlık Yasası' ile bazı sanıkların serbest bırakılması… Ardından ‘yanlış karar’ açıklaması...
Firarilerin bi’ türlü yakalanamaması, yakalanmak istenmemesi…
‘Sözde’ kırmızı bülten ile aranan ve yıllardır Fransa’da olduğu iddia edilen, 35 kişinin diri diri yakılarak öldürülmesinin kilit ismi olan sanık Cafer Erçakmak’ın, Sivas’ta ‘masum insanlar’ gibi bi’ hayat sürdüğünün ve ailesinin yanında öldüğünün ortaya çıkması…
Yurtdışında yeri tespit edilen Vahit Kaynar’ın iadesiyle ilgili sürecin, Adalet Bakanlığı tarafından gerçekleştirilmemesi…
Katliam ve dava süresince, olay ve sanıklar lehine, onları destekler yönde adım atan; bu konuda aktif rol oynayan kişilerin terfi etmesi veya devletin üst kademelerinde yer alması…

Ve son olarak, ’20 GÜN’ sonra eklenecek madde,
Davanın, belirtilen süre içerisinde sonuçlandırılamaması nedeniyle ‘ZAMAN AŞIMI SONUCU DÜŞMESİ’!

~


Konu ve gelinen nokta hakkında ne düşünüyorsunuz, ne hissediyorsunuz?
Benim düşündüğüm tek şey, yanarak ölen yakınlarının yürek yangınını -artık- bedeninde de hisseden aileler!
Benim hissettiğim, UTANÇ!

~

Devlet, artık, bu utancıyla yüzleşmeli!
Öldürenlerin değil; ölülerinin ardından, katillerini bulmak ve cezalandırmak isteyen ‘geride kalanlar’ın yanında olmalıdır.
Geçmişiyle hesaplaşmalıdır, devlet.
Bu insanlık suçunun, bu ayıbın ‘zaman aşımı’na uğrayacak olması söz konusu bile olmamalıdır.
2 Temmuz 1993 günü, sessiz ve tepkisiz kalan ‘güçler’ sesini çıkarabilmeli, olayın ve davanın çözülmesi yönünde adımlar atmalı; gerçekler yönünde karar almalıdır.

~

Neden bu devlet, utançlarıyla yüzleş(e)miyor?
Neden işlenen suçlar, suçu işleyenlerin yanına kar kalıyor?
Faili meçhul cinayetler ile ilgili, seneler geçse de neden bir adım bile ileri gidilemiyor ya da faili bilinse dahi devlet, neden ‘görmedim-duymadım-bilmiyorum’ tavrına bürünüyor?
Yakılanların yakınları, her geçen gün acısını daha da derinde hissederken; kilit isim olan sanık, olayın gerçekleştiği Sivas’ta, mutlu mesut yuvasında nasıl normal bi’ yaşam sürüp ölebiliyor?
Devlet, biz elimizden geleni yaptık, cümlesini ardına bile bakmadan kurabilecek mi?
Senelerdir ‘kalplerinde yakılan ateş’ ile yaşamaya çalışan o ailelerin acısı nasıl dinecek?
Dava(lar), zaman aşımına uğradığında her şey bitecek mi?
Devlet, bu utancı yine bi’ utanç olan ‘zaman aşımı’yla mı kapatacak; kapatabilecek mi?

Hangi zaman aşımından bahsediyorsunuz!

Zamanla aşılır mı yürek yangını, iç acısı; hem de o acıya, herhangi bi’ su serpilmeden…
İçi yanan, canı acıyan ‘anne-babaların, eşlerin ve çocukların, diğer yakınların’ yangınına körükle gidecek mi, bu devlet!
Ateşin ve acının düştüğü yürekleri, Sivas Davası’nın katilleri gibi, devlet de mi yakacak!

Bunlar, belki de, hiçbir zaman cevabını öğrenemeyeceğimiz ‘sonu gelmeyecek sorular’...

~

Bu durum ve gelinen nokta, 1993’ten günümüze kadar geçen süreçte, tek bi’ partinin, hükümetin ya da organın değil; bütünüyle devletin, yargının, siyasi ve askeri güçlerin eksikliği, suçu, ayıbı ve utancıdır!

Bu dava hepimizin davası!
Bu yangın hepimizi yaktı; yüreğimizi de, geçmişimizi de, geleceğimizi de…

~

'ZAMAN AŞIMI'NA, BU GÜN İTİBARİYLE, ’20 GÜN’ KALDI!


Son an’a kadar çabamızı göstermeli; sesimizi herkese ve her yere duyurmalı, ulaştırmalıyız!
Aydınlık bi’ gelecek için utancımızla yüzleşmeli, geçmişimizle hesaplaşmalıyız.
Karanlıktan kurtulmak için; karanlığa giden yolu aydınlatmak için ‘geçmişteki karanlıklarımız’a ışık tutmalıyız.

Yakılarak katledilen ‘aydınlarımız’ için, yürekleri yangın yeri olan ‘aileler ve yakınları’ için, ‘geleceğimiz’ için, ‘vicdanımızın karşısında başımız dik durabilmek’ için;

‘ZAMAN AŞIMI’NA HAYIR!

Başak GÜZEL

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhabalar ben Lida, şuan yazınızı okudum. Bir Sivaslı olarak kardeşlerimize yapılanların hala cevapsız kaldığı bir ülkede yaşamaktan utanıyorum. Yangın kalplerimizde!!!

Lida Sarac 
 01.03.2012 19:09
Cevap :
Sevgili Lida, ne yazık ki, bu utanç hepimizin&kimse kılını bile kıpırdatmıyor!!! Yürekleri yakan bu yangının üstü örtülmeye çalışılıyor! Hiçbir şey bu 'katliam'ı unutturamaz! Er ya da geç bu utançla yüzleşilmesi gerek! İlgin&yorumun için çok teşekkürler... Aydınlık&Sevgiyle  06.03.2012 22:38
 

Üzücü olan bu konuyu halka refaranduma götürsek maalasef acımız daha büyür. Babalarımız, analarımız, abilerimiz, ablalarımız, dayılarımız, halalarımız ve bir çok akrabamız hala faşist bir zihniyete sahip. Sivası yakanlar, dindar bir nesilden geldiklerini savunuyorlardı.

Süleyman Akyürek 
 24.02.2012 16:47
Cevap :
Aydınlarımızın, orada bulunma amacı çok farklıydı ama saptırıldı her şey&olanlar ortada. Geçmişimizin en karanlık noktalarından, bu yangın. Paralel zihniyet taşıyan&bu zihniyet odaklı yaşayan o kadar çok ki! Elinde olsa, bi' ateş de kendi yakacak olan; olayı haklı bulan&savunan! Haklısınız, halka gidilse içimizdeki acı daha da derinleşir. Sivas'ı yakanlar, 'dindar bir nesil' olamaz! Bunlar çarpık, sığ&gerici zihniyetin katil temsilcileridir. 'Dindar nesil' yetiştirme gayesi içinde olanlar, bu yönde adım atmaya devam ederler ise sonuç 'onlar açısından' hüsran olacaktır! Baskıcı, kısıtlı, cehalet yanlısı, gerici zihniyete sahip bu yapı devam ederse, yeni nesil dindar değil 'KİNDAR' olacak!!! Elbet, bu zihniyete 'tamamen' dur denecek&güzel günler göreceğiz! Umudumuzu kaybetmemeliyiz! Aydınlık&Umutla  25.02.2012 18:49
 

Merhaba, O acı olaylardan bu güne hangi hükümet davanın sonuçlanmasını istedi? Tabii ki hiçbiri. Hele bunlar asla istemezler. Hizbullah zebanileri gibi bunlarda özgür olacak. Saygı ve selamlar...

izmirli doksanyedi 
 23.02.2012 17:55
Cevap :
Katliam gününde, sessizlikleri ile katliama destek veren 'güçler', şimdi de zaman aşımını iple çekiyor. Sivas Katliamı sanıklarının 8 avukatı AKP'den milletvekili. Bu durum, kelimelerin-düşüncelerin-aydınlık yönünde atılan adımların ümitsizlik ile buluştuğu&kitlendiği nokta!!! Karanlığa adım adım gidiyor, ülkemiz! Sevgi&Selamlar  08.03.2012 13:50
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 51
Toplam yorum
: 26
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 450
Kayıt tarihi
: 12.07.11
 
 

Yazan & Okuyan & Sorgulayan   Burç : Başak Yükselen burç : Koç İlk nefes: 22 Eylül 1983, Perşembe..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster