Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Aralık '07

 
Kategori
Sivil Toplum
Okunma Sayısı
290
 

Sivil havacılık üzerine şimdilik son

Sivil havacılık üzerine şimdilik son
 

Son uçak kazamız üzerine biraz daha yazacağım.

2 Aralık tarihli Hürriyet gazetesinde son kazanın kestirme rota izlenmek istenmesi nedeni ile gerçekleşme olasılığına dair bir haber ve Pazar ekinde de Burdur / İsparta havaalanı üzerine bir bilgi vardı. Eğer Antalya’ ya kara yolu ile gittiyseniz görürsünüz, İsparta hava alanı aslında Burdur gölünün Kuzey ucunda. Burada biliyorsunuz dikkuyruklar için bir tartışma da yaşanmıştı. Sonra pist yönü hem dikkuyruklar hemde iniş sırasındaki güvenlik için değiştirilmiş Hürriyet gazetesinin haberine göre. Değişiklik nedeni güvenlik olabilir ama ben dikkuyrukların dikkate alındığına inanamıyorum. İşe yaradı ise ne güzel.

Şimdi sayın okurlar çevreciliğimi, güvenliği falan hepsini boşverdiğimi düşünün, siz de boşverin. Allah aşkına oraya havaalanı yapılmasının tamamen kapitalist düşünce tarzı açısından anlamı var mıydı ? Çünkü havayolu taşımacılığı çok pahalı bir iş. Bir organizasyonu kurduğunuz zaman maliyetinin tamamen kapitalist mantık içinde çıkabilmesi gerekli. Yani o hava alanına inen kalkan uçak sayısı o yatırımı çıkaracak / gerekli kılacak kadar olmalı. O yatırımı çıkaracak kadar iniş / kalkış yapılabilmesi içinde o kadar yolcu olmalı. Şimdi elinizi vicdanınıza koyun -çok büyük olasılık doğru hatırlıyorum – bir zamanlar için Türkiye’ nin en çok göç veren illerinden biri olan Burdur’ da bir hava yolu şirketini –ki artık birden çok fazla- tatmin edecek yolcu potansiyeli var olabilir mi? Yapılırken de varmıydı ? Diyebilirsiniz ki zaten o havaalanı İsparta için yapıldı. O zaman düşünün İsparta’da ki ticaret ve sanayi ve Üniversite bir havaalanını verimli hale getirecek kadar yolcu potansiyeli yaratabilirmiydi? Her iki ilimizdeki hangi tarihi ve turistik değer, spesifik olarak bu havaalanına tatminkar ve sürekli bir yolcu potansiyeli sağlayabilirdi. (Aman yanlış anlaşılmasın ben tarihi / turistik değer yok demedim. Bu ülkede herkes herşeyden alınıyor.) Sayın okurlar okuduysanız eğer Atlas Jet’ te 150000 USD zarar ettiğini ve 31 aralıktan itibaren İsparta uçuşlarını durduracağını belirtmişti ? Ayrıca düşünün İsparta’ da , Burdur’ da Antalya’ ya sadece 120 km civarı mesafedeler. Antalya’ ya olan yol her iki yönden de hiçbir zaman için kötü değildi. (Üstelik şimdi iyice genişletilip duble! Yapılıyor.) Bu durumda, bu koşullarda tekrar düşünelim, biz o havaalanını neden yaptık? Sayın okurlar ben kulunuz işte bu yüzden diyorum önce geleceğimizi planlayıp ondan sonra her ne yapacaksak yapalım diye.

Gelelim bir başka olguya, 6 çok değerli bilim insanımızı kaybetmemiz nedeni ile ortaya atılan teorilere. Kesin olarak bu teorilerin doğru olduğunu, pilotaj hatası, pist teknik olanakları (ILS olmaması vb) gibi varsayımların bu kazada hiçbir etkisi olmadığını varsayalım. Madem böyle bir olasılık var, insaf edin bu kadar önemli 6 bilim insanı hangi akla hizmet, o saatte aynı anda bir özel havayolunu tercih eder/etmelerine göz yumulur. Hiç değilse üçer üçer binin, farklı saat ve alternatifleri deneyin. İnanın bana şimdi bu sözüm içinde bir sürü eleştiri alırım ve bir sürü mantıklı! gerekçe yazılır bana. Yani eğer bu altı insanımıza yönelik bir korkumuz varsa ulus olarak, yetkililer olarak, bizzat kendileri olarak, ulaşım seçeneği ve yöntemi bumudur ? Eğer böyle bir tehlike varsa o uçak salimen de inse, o saatte hava alanı İsparta arasında başlarına bir şey gelme olasılığı, -o kötülüğü icra edecekler açısından daha kolay, daha az kanlı- daha güçlü değil mi? Ve eğer böyle bir olasılık varsa, normal hayatlarında da bu çok değerli bilim insanlarımız koruma altındalar mıydı ? Bunu gören bilen var mı ?


Canım halkımın bir başka tercihine daha gelelim. İş için İsparta ve/veya Burdur’ a gitmek isteyen neden o saatte bir uçuşu tercih eder anlayamıyorum. Eğer cevap sabah saatlerinde uçuş yok veya o saatteki ucuz şeklinde ise yorum yapmayayım daha iyi. Bir de o uçak zamanında kalksaydı, yolcular taş çatlasa 02.00 gibi, hadi bilemediniz 02.30 gibi her iki şehir merkezine de ulaşmış olacaklardı. O saatte ne işi olacak insanın Allah aşkına. Sabaha kadar beklenecek bir yerlerde. Bilmiyorum mantıksal başka bir açıklama var mı? Hiç mi başka bir alternatif olamazdı ? İnanın anlayamıyorum tercihlerimizi.

Kazadan bu yana şirketin eski bir yönetim kurulu üyesinin söylediklerinden, kaptan pilotun lisans sorunlarına, uçağın olası teknik özelliklerine kadar onlarca detay / varsayım okuduk. Bakalım hangi yetkili makamdan ne zaman nasıl bir açıklama duyacağız ? Unutmayın aynı şirketin iki pilotu kaçırılan uçağı terk etmişti ve benim anımsadığım “bu doğru bir uygulamadır, tüm dünyada böyle yapılmaktadır veya hayır yanlıştır x y z yaptırımları için süreç başlatılmıştır” şeklinde bir açıklama çıkmadı. Eğer yanılıyorsam özür dilerim her ilgiliden. Ve düşünün ki biz bilmediğimiz hangi olasılıklarda uçuyormuşuz. Bizim adımıza denetleme yetkisine / hakkına sahip kuruluşlar nasıl bir açıklama yapacaklar gerçekten çok merak ediyorum. (En azından iddia edildiği gibi pilotun lisans sorunu varmıydı? Eğer varsa hukuken hangi koşullarda uçması normaldir ? Eğer bu uçuş için engeli yoksa bir insanı bu şekilde gündeme getirenler için ne yapılacak? )

Kazanın olduğu akşam ATV’ de sanırım Sn. Korcan Karar görüntüleri aktarıyordu. Kendisi enkazın tam içindeydi ve bir parçayı eline alıp “ bakın open….” diye bir cümlede sarf etti. Parçayı yere bıraktı tabi. Ama benim anlamadığım nokta herkes bu şekilde kaza mahalline girebilir mi? Herkes Sn. Karar kadar bilinçli olup aldığını bırakır mı? Üstelik bıraksa bile pozisyon önemli değil mi? Nasıl iştir bu? Üstelik Jandarma acılı yakınları bile yaklaştırmıyorken bunların yaşanması sizce mantıklı mı? Ayrıca ben sadece bu görüntüyü izledim. Her kanal veya her yetkili / yetkisiz bu sahaya girebildiyse, o zaman kaza kırım ekiplerinin her bulguya eksiksiz ve doğru pozisyonda ulaşma olasılıklarını % kaç olarak düşünebiliriz? Hiçbir şeyi düşünmüyorsak sadece NG kanalındaki uçak kazaları dizisini de izlemedik mi ? Orada kaza sonrası tüm enkazın yerinde incelenip sonra neredeyse tüm parçalarına varıncaya değin toplanıp, uçağın adeta yeniden monte edilip nedenin araştırıldığını da mı görmedik ?

Evet sayın okurlar eğer aptalca mantıklar yürütüyorsam kusuruma bakmayın lütfen. Problemliyim kabul ediyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 226
Toplam yorum
: 98
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 544
Kayıt tarihi
: 16.08.06
 
 

15 Nisan 1959 İstanbul doğumluyum. Marmara üniversitesi siyasal bilimler fakültesi mezunuyum. Ancak ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster