Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Şubat '11

 
Kategori
Sivil Toplum
Okunma Sayısı
353
 

Sivil Toplum Üzerine 2

Sivil Toplum Üzerine 2
 

Resmî Toplum, Gücünü Nereden Alır?

Geleneklerden ve alabildiğine örgütlü oluşundan. Yani Tarih kadar eski (Sümerlerde kurulmuş ilk devlet) ve devasa bir örgütlü otorite oluşu, onun sarsılmazlığını sağlar. Yasama, yürütme ve yargı yetkilerini elinde bulundurması bu gücün uygulamadaki yansımalarıdır. Bunlar aracılığı ile gücünü hissettirir Sivil Topluma.

Doğaldır ki, ülkeye giren ve ülkeden çıkan para trafiğini yönlendirmenin de önemi büyüktür! Bu yüzden de toplumun egemenleri hep sözlerinin geçmesini isterler devlet örgütünde ve geçer de.. Arada sırada roller değişse de, ST’nin büyük çoğunluğunun temsilcilerinin sözleri dinleniyormuş görünse de, film yine aynen devam eder.. Hep 'esas oğlan' kazanır.. Esas kızı takar koluna gider.. Figüranlar ve seyirciler bakar sadece arkalarından..

Diğerine oranla sayıca çok çok fazla olduğu halde, ST'nin büyük çoğunluğunun güçsüzlüğü ve hep kaybeden taraf oluşu da, geleneksizliği ve örgütsüzlüğünden ileri gelir..

Elbette 'Sivil Toplum', devletten önce de vardı. Fakat çağdaş anlamda konuşulmaya başlanması ortaçağdan sonraya denk gelir.

Civilization(sivilızeyşın)=medeniyet =uygarlık. Üçü de farklı dillerden ama anlamları ve kökenleri aynı sözcükler.. 'Yerleşik toplum', kaynaklı üçü de.. Yani 'sivil' kavramı göçebe hayatı bittikten sonra, tarım ve ticaretin gelişmesiyle birlikte kentlerde oturan insanların oluşumu. Fakat sonraki bin yıllar boyunca hep göçebe ya da yerleşik resmî toplum/asker egemen olmuş, 'sivil'ler hep figüran olmuşlar.. Ortaçağın bitiminden sonra burjuvaların güçlenmesiyle yeniden ve çağdaş anlamıyla ST konuşulmaya başlanmış..

Yani 500 yıllık bir geçmişi var çağdaş sivil toplumun.. Özellikle de batı toplumlarında gelişme olanağı bulmuş ve bugünkü düzeyine ulaşmış.. ST, "Toplumsal Altüstlükler" dediğimiz, diyebileceğimiz; geniş kitleleri yakından ilgilendiren hareketlerin hem yaratıcısı, hem etkileyen ve etkileneni olmuş. Ama, yukarıda da dediğim gibi, gelenekler açısından, devlet karşılaştırınca açık farkla kaybediyor ST. Birinin 6500-7000 yıllık geçmişi var. Diğerinin 500 yıllık.. Gerçi bu tek başına belirleyici olmuyor. Örgütlülük de aynı derecede, hatta daha fazla önemli! ST, bu açıdan da kaybediyor.. Ya darmadağınık, ya da çok cılız..

Önceki bloglarımın birinde "... Reform, Rönesans döneminden tutun, Aydınlanma Hareketi ve Sosyal Devrimleri ile birçok çalkantı yaşamış, ..." demiştim.. Bunların tümü ST'nin geleneğidir ve önemli deneyimlerin kazanıldığı olaylardır.. Ama bu deneyimler öyle bir şeydir ki "anlatılmaz, yaşanır.." Elbette Tarihsel olaylardan çıkan dersler; çok yönlü olarak yazılmalı, okunmalı, anlatılmalı ama yaşanmalı da..

Tabii, "zaman makinesi” henüz yapılmadı.. 'Tarih' nasıl yaşanacak?" sorusu çıkar karşımıza.. Onun eksikliğini de yine büyük ölçüde ST'nin el attığı, kültür-sanat, iletişim ve bilişim (sinema, tiyatro, kitap (ille de kitap :)), TV, internet, vb.) sektörleri aracılığı ile gidermeye çalışmak gerekir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Toplum güya kendini korumak, savunmak ve bazı hizmetleri almak için devleti kuruyor... O devlet ise (yine güya) egemenlerin/kötülerin eline geçince, kendisi için kurduğu devlete karşı savunmasız kaldı... İki konuda hep çelişkide kaldım ben, doğu toplumları konusunda; 1-Sivil güç hep devleti ele geçirmeye mi çalışmıştır? Tarikatlar, tekkeler, cematler birer ST mıdır?

KUYUCAK 
 13.02.2011 13:36
Cevap :
Sevgili Kuyucak, Sondan başlayayım. (Sanırım STK yerine ST dedin) Gerçi STK'lara gelecek hafta değinmeyi düşünüyordum ama.. Burada kısaca değineyim.. STK'ların en büyük özelliği "Demokratik" oluşu.. Yani periyodik aralıklarla, bazen de olağanüstü genel kurullarla başkanlarını, yönetim kurullarını seçerler.. Tekke, cemaat vb. kurumlarda böyle bir durum YOK! O zaman bunlara STK demek biraz abes olur.. 2- Sivil Güçler devleti ele geçirdiğinde Resmî Güç oluyorlar.. Önemli olan ikisinin birarada yaşamayı başarabilmesi.. Doğu toplumlarında "Tarihsel Devrim" diye bir olgu söz konusu. Batıda yok bu! Sosyal devrimler var.. O konuya burada girmeyelim istersen şimdilik.. Yerimiz yetmez..;) Teşekkürler yorumun için..  13.02.2011 17:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 92
Toplam yorum
: 107
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 500
Kayıt tarihi
: 01.01.11
 
 

Milliyet Bloga taşınmam kolay olmadı.. Varlığını aşağı yukarı başlangıcından beri bildiğim bu dev..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster