Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Ekim '06

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
955
 

Siyah beyaz hatıralar

Siyah beyaz hatıralar
 

Sıcak bir yaz akşamı boğaza karşı solgun bir İstanbul gecesinde gözü yaşlı hatıraları yazmak istedim. Bir nefes kadar kısa fakat dokunulmamış ama estiği yerde iz bırakan kimileri için yaşanmamış, kimileri için ardında yalnızca rutubet ve küf kokusu bırakan hatıralar. Belki de aklımda kalan kurumaya mahkum bir gülün gözyaşları ya da siyah beyaz tonlarda eskimeye yüz tutmuş davetkar bir gülümsemeydi yalnızca. Hatıralardan oluşan bir dünya daha mı güzel olurdu? Eski dostlar, akrabalar, ilk aşk, ilk öpücük, ilk sigara, film şeridindeki sevimli çocuk...Hepsi siyah beyaz bir karede hapsolmuş bitmek tükenmek bilmeyen bir mevsim yaşıyorlar.

Yazları yalnız ve solgun, kışları hüzünlü ve bir o kadar eski. Ilık meltem yüzüme vururken rakımdan bir yudum daha alıyorum ve anlıyorum ki her resmin ayrı bir hikayesi var. Hepsinde farklı kahramanlar, farklı mekanlar ama tema hep aynı...Bir yanda piyanonun tuşlarında tekrar bestelenen bir sevda masalı, diğer yanda küçük bir çocuğun gözyaşlarıyla ıslanmış, yaşanmamış, terkedilmiş anılar. Artık daha iyi anlıyorum yaşanmamışlığı. Zaman o kadar hızlı ki takvim sayfaları yetişemiyor. İnsanlar da o sayfalar gibi savrulup gidiyor farklı yerlere ve bir gün resimleri karıştırırken bir bakıyorsunuz hepsi kendi hikayesiyle geri dönmüş. Yıllar önce dertlerinizi paylaştığınız dostlar, başını omzuna yasladığınız sevdikleriniz...Her farklı resimde aklınızda bin bir türlü düşünce geliyor ve sonunda bu acıya dayanamayan gözleriniz resimleri ıslatmaya başlıyor. Damlarlar düşüyor, düşüyor durmak bilmeden ıslatıyor resimleri. Ta ki siz kendi hikayenizle bir resim olana kadar. O zaman anlıyorsunuz ki ağlayan gözler değil yürek! İnsanların hayatlarını bir çırpıda sisli karelerde takip etmek acı veriyor. Kimisi dost, kimisi akraba, kimisi de biranda rastladığınız ve hatta hatırlamadığınız birisi. O an düşünüyorsunuz: acaba şimdi ne yapıyorlar?

Hayat tertemiz bir gömlek. Her seferinde biraz daha kırışıyor, kirleniyor ve sonunda aynaları suçlamaya başlıyorsunuz. Yıllar geçtikçe affetmeyi, yeniden sevmeyi, takvime değil de insanlara göre yaşamayı, başarmayı, sonuna kadar gitmeyi öğreniyorsunuz. Arkanıza baktığınızda güvenebileceğiniz, her şeyinizi emanet edebileceğiniz bir dost gördüğünüzde kendinizi şanslı hissediyorsunuz. Sonra bir duble daha rakı doldurup Orhan Veli’yi, Yaşar Kemal’i, Ahmet Haşim’i düşünüyorsunuz. Onlar İstanbul’a nasıl baktılar? Kim bilir? Belki aşkla, belki tutkuyla, belki de gözyaşlarını tutamadığımız siyah beyaz fotoğraflardan. Hepsinde farklı duyguları, farklı İstanbul’ları, farklı hikayeleri buluyorsunuz okudukça. Şiirlerinde Osmanlı’dan kalma sokakları gezip hanlarda yatıyorsunuz, yedi tepeye tepeden bir bakış atıyorsunuz. Sonra arkanıza dönüp bakıyorsunuz. Biricik torununuz resminizi çekiyor. Artık siz de o karelerin içindesiniz ve sizin de bir hikayeniz var. Yalnızca okunmayı bekliyor. Öyle bir hikayeniz olsun ki tek bir kareye sığmasın, yalnızca siyah ve beyazın değil, her rengin güzelliğini anlatsın.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Edebiyat okuyan benim, ama edebiyatci olan sensin. Yazdiklarinda her seyi o kadar guzel ifade etmissin ki sana soyleyecek soz bulamiyorum. Bence basyazar havasina gir, cok da yakisir cunku gercekten cogu yazardan cok daha guzel yaziyorsun. Cok gururlandim ne diyecegimi bilemiyorum cok da duygulandim. Yazilarin ne kadar basarili oldugunun ve daha da olacaginin belirtisi... Seni cok seviyoruz, Kardisin, Sahire

sahire arslan 
 25.01.2007 1:57
Cevap :
Teşekkür ederim canım ben de okuyunca duygulandım. Havaya girmek için henüz erken sanırım ama kimseye zarar gelmez diye düşünüyorum. Öpüyorum seni:)  25.01.2007 2:16
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 128
Toplam yorum
: 364
Toplam mesaj
: 134
Ort. okunma sayısı
: 1970
Kayıt tarihi
: 03.10.06
 
 

Gözlerini kapat ve düşün: bir cümle kaç kişide farklı etki yaratır? Birbirimizi anlamanın gittikçe z..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster