Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Ekim '14

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
181
 

Siyaset, cehalet ve küresel sömürü. Anadolu'da durum!

Siyaset, cehalet ve küresel sömürü. Anadolu'da durum!
 

Siyaset ve Cehalet birbirini besler! Günümüzün bitmeyen Fenomeni...


Her şey yerinde güzeldir. Cesetleri parçalayan bakterilerin varlığı yerinde değerlidir. Ama siz o bakterileri evinizde ve bedeninizde çoğaltırsanız suç sizden kaynaklanır. Dünya şimdi virüslere savaş açmış durumda. Virüsleri çoğaltan ve başımıza musallat eden nedenlere çok az bir zaman harcanmış olsa, iş bu noktalara gelmemiş olurdu.Hem dünyanın hem de insanlığın bağışıklık sistemini bozan neden, sınır tanımayan küresel emperyalistler ve iş başı ihanetçileridir! Gelir dağılımındaki adaletsizlikler ve zorla kendilerine benzettikleri bir dünya fenomeni içine hapsedilmiş haldeyiz!

İnsanlığın onurlu mücadele azmini de şekillendirdikleri “din” ve “dinciler” i vasıtasıyla engellemeleridir. İnsanlar ne kadar kapatılıyorlarsa soygunculuğun boyutu da o kadar şiddetli bir hal almıştır! Ülkemizde ki son durum “şekilleri” nde bu durumu net görebilirsiniz!

Enerji kaynakları anadolunun bağrından yeni bir küresel sömürüye amade edileceğinden ortamı yoksunlaştırma politikaları şiddetle devam etmektedir. Çocukların mahremlerine, zihinsel alanına kadar hücum etmeleri bir gözdağıdır!
Ülkemiz ve Dünya bu karanlık soyguncuların pençesine sıkıştırılmıştır!

İşbirlikçi olsun diye adalet ve akademisyenlerin ceplerine biraz "sus payı" vermek ve iktidarsızlaştıtmak istemelerinin bedelleri şimdilerde anlaşılıyordur umarım!
Halk çaresiz ve güçsüz bırakılmış içi boşaltılıp durumdadır. Muhalefet Tüm vidalar gevşemiş darmadağınık bir vaziyettedir. Sivil toplum kuruluşları tırnak boyası derdinde. Çevreciler koca bir reklam içindeler. Bilgisiz ve peşmurgeler iş başlarını işgal etmişlerdir!

Akademisyenlerin toplumu ilgilendiren hayati konularda hiç seslerinini çıkarmamış olması vahim bir korkaklıktır. Şehirler ve binalar kansorejen hale gelmiş, kirli elektrik insanların dokularına kadar hücumdalar Mühendislerimizden çıt çıkmıyor.

Etrafı küresel virüsler işgale hazırlanmakta toplum bir an önce bilgilendirmeli ve bilinçlendirilmelidir. Halk bilgisiz olabilir ama devlet asla!

Ey millet ilk hedefiniz uyanmaktır, başka kurtuluş yoktur!

 Siyasetçilere ve Toplum Yönetmek isteyenlere özlü sözler:

Siyasetçilere "Blog" not..

*Siyasetçiler ve Siyasete soyunanlar bilmelidirler ki, içteki çatışmalarını dindirmeden Halkın karşısına çıkmamalıdırlar. Bu çatışmalarının kıvılcımları, talip olduğu oy pusulalarının kağıt yığınlarını alev topuna çevirirler. İlk yanan da siz olursunuz.

*Siyasete girmek istediğiniz de kendinizin hazır ve donanımlı olduğunu derinden hissedin. Siyaset, küçük bir esintiyle başlar, okyanusun ortasında büyük fırtınalara bırakır.Tayfandan, geminden ve yeteneklerinize güvenle karaya çıkabilirsiniz, yoksa batışınız da derinden olur..

*Para çalınabilir.Bu kısmi bir cezadır. Bir ağacın yanması gibidir. Hem gölgesinden hem de meyvesinden olursunuz. Halkın oylarını yalanlarıyla çalanlar, bu itilmişliğin ruhlarının kızgınlığı, orman yangını gibi etrafını sarar; ya yanarsınız, ya da içinizde büyük yaralar açarsınız. Halkı yönetmek bilgelik gerektirir…

*Bilirseniz toplu iyiliğin en güzel makamı siyaset ODANIZDIR. Bu odanın koltuğunda DOĞRU oturduğunuzu gördüğünüzde koltuğun DOĞRU hesapla yapıldığını görürsünüz. Aynı doğruluğun ruhsal gücüyle hizmet verdiğinizde, hizmeti alanların duası, ofisinizin penceresinden kelebekleri eksik etmez. Pencerenizi açınız temiz hava, temiz duaların kokusudur. "Doğruluğun Kutsal gücü vardır"

*Emekli bazı siyasetçiler vardır ki, yalanlarıyla aldattığı halkın oylarıyla uzun yıllar hükümdarlık sürdürmüşlerdir. Ve hala emekliliğin tadını çıkarıyor olabilirler. Bunlar, çok az şanslı olan insanlardır, Ya olağanüstü dönemlerde halkı daha büyük kötülüklerden korumuş olma şansını kullanıyorlardır, ya da yalancı oyların çokluğu kredisini kullanıyor olabilirler.Gerisini tarih size anlatsın..

*Siyaset Dinin tarifi için değil, mesleğin tarifi için vardır. İnsanlar Yaradan'ı, yaprağa baktıklarında görmüşlerdir.Tarifinin sırları kalplerinde gizlidir. İnsanlar sosyal hayatlarını inşa ederlerken bir arada yaşamın zorunluluğu ve hazzıyla huzur bulmak isterler. İşte, bazı siyasetçiler vardır ki bu huzur kovanına çomak sokarlar. Çomağı da Musa’nın asası zannederler. Bal yapan arıları birbirinden ayırırlar. Eninde sonunda bu bozgunculuğun iğnesini de yerler. Balını almak istiyorsan her renkten çiçeklerin suyunu eksiltme, gölge de etme, işin bu, kovana çomak sokmak değil…

Kalenderce

Ersin Kabaoglu bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 164
Toplam yorum
: 16
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 236
Kayıt tarihi
: 23.02.09
 
 

Kalenderce yaşarım. Okurum, gezerim, Çocukluğum şanslıydı; özgürlük en büyük mükafatım. Hiç bir kal..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster