Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Ekim '10

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
282
 

Siyaset meslek mi?

Siyaset kimine göre meslek kimine göre hizmet için araç -ki buna söyleyenlerde dahil kimse inanmıyor- bana göre ise hastalık.Üstelik öldürmese de vücutlarından siyaset virüsünü atan neredeyse hiç yok. Virüs vücuda yerleştimi taşıyıcı olarak vücutta sürekli ikamet ediyor ve % 99 undan ancak ölüm ayırabiliyor. 

Siyasetle ilgilenenler ; yapanlar ve yaptırılanlar olarak teoride ikiye ayrılıyor. 

Siyaset yapanlar iki türdür: 

1-Herkesce itibar görüp , sürekli toplantılarda kafa yoran!, herzaman cep telefonuyla konuşan, arada bir yanındaki talepte bulunmuş seçmenine "senin iş tamam" notunu düşen zatlardır. Onlar, işini gerçek yapan siyasilerin yanında durup fotoğrafta çıkmak için her türlü dar bölgeye sıkışabilecek kadar portatif, iktidarın yanında olayımda görüş, düşünce kişilik çok önemli değil düsturunu ilke edinmiş kullardır. Bunlara portatif siyasetçi adı verilmekte olup siyasi iktidar ömürleri, kendi ömürleri miktarıncadır. 

2- Siyasete bir şekilde bulaştırılmış olup, konuşurken her yalanında kızaran, "nereden bulaştım bu illete" diye sürekli içinden geçiren, memlekete faydalı olabilecek çalışmaların peşindeyken bir şekilde kazaya, suikaste, kasete kurban gidenler. Bunlar ise Kurban Siyasetçiler adı altında anılmaktadır. Ömürleri ise malesef derin devlete dokunana kadardır. 

Siyaset yaptırılanlar da yine kendi içinde iki cinstir. 

1- Siyaset yaparken ilk amaç şahsi menfaattir. Onlar için de ideal, doğruluk, aynı çizgide devam etme, vatan - millet gibi kavramların işlerliği yoktur. Varsa yoksa "ben"dir. Menfaat esas olup ona dokunan kişi için her türlü kötülük hak iken, menfaatine uyanla ilgili ise her türlü övgü ve yalama mevcuttur. Bu gurubun genel adı ise "Sonuna Kadar Menfaatçiler " dir. 

2- Siyaseti sadece inandıkları için ve kesinlikle kendilerini düşünmeden yaparlar. İlk amaç idealler ve inandıkları ilkelerdir. Bu ilkelerde ise esas olan milli, manevi ve ulusal değerlerdir. Bunlar da potansiyel kullanılacak kurbanlardır. Özellikle portatiflerin kullanım sahasına girmektedirler. Nesilleri tükenmek üzeredir. Bu kesimin genel adı ise "Bildiğinden Sapmayanlar"dır. 

Evet bu birazda işin nüktesiydi. Siyaset ülkenin en kritik çalışma sahası iken siyasetçilerde en çok göze çarpan kişilikler olacaktır. Hiç kimsenin iyi niyetini ya da kişiliğini sorgulama hakkımız ve kapasitemiz yok aslında. Ama siyaset ne kadar temiz ve iyi niyetle yapılır, menfaatçi ve portatifler ne kadar az olursa memleketimiz o kadar yaşanabilir olacaktır. Siyaseti meslek edinenlerle değil siyaseti hizmete araç edenlerle bu ülke bir yerlere gelecektir. 

Yoksa siyasetçilere de zorunlu emeklilik şart olacak ! ! ! 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 164
Toplam yorum
: 102
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 657
Kayıt tarihi
: 21.10.10
 
 

İnşaat Mühendisiyim, olaylara anlık değil öncesi ve sonrasıyla bakmaya çaba gösteririm. Dağ havas..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster