Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Nisan '07

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
192
 

Siyaset sınavdan geçiyor

Bugün Türk siyasetinde önemli bir gün. Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi demokrasinin darbe yememesi adına TBMM'de 367 milletvekili hazır bulunacak mı, bulunmayacak mı? Bunu hep birlikte göreceğiz. DYP ve ANAP ortak hareket etme kararı aldılar. Bu karar doğrultusunda tüm parti organlarından gelecek görüşler doğrultusunda bugün net kararlarını verecekler. AKP'nin Cumhurbaşkanını seçebilmesi için en azından ilk 2 turda 367 barajını yakalaması gerekiyor. Bunun için ise 14 milletvekilinin desteğine ihtiyaçları var. Kulislerde çok ciddi pazarlıklar yapıldığını söylemek için kahin olmaya gerek yok. AKP, DYP ve ANAP'ın desteğini alacak ve Cumhurbaşkanlığı konusu bir krize neden olmadan sonuca gidebilecek mi? Bunu hep birlikte göreceğiz.

Bana göre sağda DYP ve ANAP'ın AKP'ye destek vermesi demokraside bir karmaşanın ve kavganın ortaya çıkmaması adına son derece önem taşıyor. CHP'ye gelince... Onlar yıllardır olduğu gibi sadece amblemlerindeki okları eleştiriye döndürerek iktidar partisine atıyorlar. Yaptıkları tek şey eleştirmek. Bunun dışında yol gösterici, birlikte hareket edici bir tavır sergilemiyorlar. Muhalefet demek iktidarı eleştirmek demek değildir. Türkiye'nin doğruya ulaşması adına uzlaşmacı tavır sergilemek, gerektiğinde ülkeyi krize sokmayacak adımları atmak demektir. Oysa yıllardır görüyoruz ki maalesef CHP, ülkeyi "radikal dincilikten koruma" ceketinin altında sadece acımasızca eleştiri yapıyor. Biz CHP'nin ve özellikle de Deniz Baykal'ın iktidarken yaptıklarına da şahit olanlardanız. Bugün ülkemiz gerek ekonomik, gerekse siyasi anlamda belini doğrultamamışsa, dış politikada sesini yükseltemiyor ve kendini dinletemiyorsa bunda geçmiş iktidarların ve CHP lideri Sayın Deniz Baykal'ın da payı var.

Şimdi gelelim en önemli sınav sorularına. Şimdi ben soruyorum. Eğer ANAP ve DYP, AKP'ye TBMM'de destek vermez ise ve bu nedenle ilk 2 turda 367 sayısına ulaşılamazsa ne olacak? Üçüncü turda yarıdan bir fazlası yeterli olacak mı? Veya bu konuda ilk akıla gelen parti olan CHP, Anayasa mahkemesine başvurur ve anayasaya aykırılık iddiasıyla TBMM'nin seçimini iptal etmesini isterse ne olacak? Anayasa mahkemesi bu başvuruyu değerlendirmeye alacak mı ya da Cumhurbaşkanlığı seçimini iptal edecek mi?

Tüm bu sorular demokrasi adına son derece önemli sınav soruları. Ülkede adalet, bazı kesimlerin özellikle de islamcı kesimin ddiaları doğrultusunda düşünceye göre mi işliyor, yoksa herkese eşit mi hareket ediliyor? Bu soruyu sormalarının nedenleri gayet basit. Bundan önceki dönemlerde rahmetli Turgut Özal ve Sayın Demirel'in Cumhurbaşkanlığı seçim dönemlerinde şimdi itiraz edilen hiçbir konuya itiraz edilmemişti. Anayasaya aykırılık olsaydı Anayasa mahkemesi kamu düzeni gereği yapması gerekeni yapardı. Demek ki anayasayı ihlal edecek bir husus ortada yoktu. Peki şimdi, özellikle bu dönemde neden böyle bir ihlal konusu gündeme geldi? Bu ihlal konusu iktidardaki çoğunluk partisinin islamcı zihniyetinden mi kaynaklanıyor? Ülkede adaletin dağıtılmasında çok etkin rolü olan hukukçular bile neden kendi aralarında ikiye ayrıldılar? Anayasada tüm sorulara zaten yanıt verilmiyor mu? Bu kadar soru neden?

İşte demokrasimiz adına en ciddi sınav bugün başlıyor dememizin nedeni bu. Eğer ANAP ve DYP de yukarıda bahsetmiş olduğum endişelerle hareket ederse ve AKP'ye destek verirse tüm bu sorular en azından uzun bir dönem ertelenecek. Ama dikkat edin ertelenecek diyorum. Net bir sonuca varamayacağız. Oysa sağdaki partiler AKP'ye destek vermez ise bütün bu sorulara yanıt en kısa zamanda alınacak. Ve ülkemizdeki adalet anlayışı birçok kesim için ciddi bir sınavdan geçecek.

Benim tahminlerime gelince;
1- Gerek ANAP, gerekse DYP bütün bu karmaşaya izin vermeyecektir. Kendilerine güvence verilmesi durumunda aklıselim bir şekilde AKP'ye destek verecek ve Cumhurbaşkanlığı konusu net bir şekilde ve kaosa meydan vermeden çözüm bulacaktır.

2- ANAP ve DYP, AKP'ye destek vermese bile ben TBMM'de üçüncü turda gerekli kararın alınacağına inanıyorum. Bu konuda anayasaya aykırılık itirazı yapılsa dahi Anayasa Mahkemesi kanunlar doğrultusunda en doğru kararı verecektir. Ne de olsa Adalet mülkün temelidir.

3- En kötü ihtimal ile ülkede erken genel seçimler yapılacaktır. Erken seçimler yapılana kadar da cumhur yani halkımız başkansız kalacak demektir. Ki bu da bence Türkiye adına son derece olumsuz bir imaj yaratacaktır.

Ve son olarak şunu söyleyeyim. Geçtiğimiz yazımda da bahsettiğim gibi halkımız daima ezileni desteklemiştir. Konuştuğum pek çok insan AKP'yi desteklemese bile demokrasi adına yapılanları ülkeye yakıştıramıyorlar. AKP'ye şu anda büyük bir sempati var. Ve eğer herşey AKP'nin düşünceleri dışında gelişirse emin olun ki erken seçimlerde mazlum yerine konulan AKP büyük bir oy potansiyeli yakalayacaktır. O zaman da şimdikinden daha vahim durumlarla karşılaşmamız içten bile olmayacak.

Bekleyelim ve büyük sınavın sonucunu hep birlikte görelim. Kazanan Türkiyemiz olsun.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

CHP'nin etkisizligine, demokrasinin darbe yeme ihtimaline ve sag'in secim icin zorluk cikarmayacagina katiliyorum fakat birsurpriz olursa vay halimize. Sevgiler...

Hasan ARSLAN 
 26.04.2007 21:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 74
Toplam yorum
: 69
Toplam mesaj
: 17
Ort. okunma sayısı
: 2731
Kayıt tarihi
: 09.04.07
 
 

On yıldan fazla süredir reklam ve halkla ilişkiler sektörü ile internet ortamında medya sektöründe h..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster