Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Mayıs '14

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
29
 

Siyaset taşındı…

Siyaset taşındı…
 

msn den


Siyasetin eksen milinin mihveri ideolojidir. İdeoloji ise idealize edilmiş, evrensel anlamda kabul görmüş, teorik fikirlerin bir birini tamamladığı, yönetim ve yönetişim tekniklerinin tamamı olarak algılanır. Ancak; bu teorik fikirler yumağı dinamiktir, kendi alanı içinde, değişen yaşam alışkanlıklarını sürekli okuyarak gençleşir.

Siyaset nereye taşındı?

Ülkemizde siyaset; blokların, göz teması mesafesinde, zihinlerinde siyaset dışı taraflık körlüğü bakışından aldığı öfke zemininde.

Durum böyle olunca; ‘düşmanımın düşmanı dostumdur’ mantığı ile fikir birliği taraflığının yerini kozmopolit fikirlerin işbirliği almıştır.

İktidar bir siyasi partinin elinde ve seçim sistematiği ile halkın onayını aldı. Üstelik yöneten ve Devletin korunma mekanizmalarının başında olması refleksi ile Devleti savunma sorumluluğu konumunda. Bu nedenle kendisinin, yakarak yıkarak değil, demokratik zeminlerde eleştirilmesini, kendisine hücum edilirken, Devlete zarar verilmemesini istemekte. Buda iktidarı halkın gözünde samimi ve masum yapmaktadır.

Diğer muhalefet kesimi ise İktidarı seçim yoluyla yenemeyeceği kaygısı ile iktidarı yıpratayım derken, milli varlıkları hedef almış görünümüne düşmekte.

Kendini ağzıyla sosyal demokrat olarak tanıtırken, kendi içinde fikir bunalımı yaşayan, kurum olarak olduğu yeri, yöneticiler ve üyeler olarak temsil edemeyen CHP’nin siyaset kimliği de taşınmıştır. Bunun sancısını ve bedelini; Ak Parti değil Ülkemiz ve Devletimiz dolayısı ile hepimiz ödüyoruz.

Her siyasi yapı Ülkenin sorunlarını biliyor. Ancak; bu sorunları çözme sorumluluğu ile gücünü elinde tutan Ak Parti’nin bu sorunları çözmesi istenmiyor.

Ak Parti kim? Nerden geldiler bu insanlar?

Cumhuriyetin Mahkemesinin verdiği kararı iplemeyen, Uluslar arası bir ticari şirkete rest çekmesi Ulusal onurumuzu korumak görevi ve sorumluluğunu yerine getirmek değil de ne? TC Devletini hiç gören Uluslar arası bir ticari şirketin bu davranışını savunmak ne zamandır Atatürk ilkesi?

Sınırımızı ihlal eden bir Devletin savaş uçağı TSK tarafından düşürülüşüne karşı çıkmak ne zamandır milli bir duruştur?

Her siyasi parti gaflete düşebilir ama CHP’nin gaflete düşmeye hakkı yoktur. Hem Cumhuriyeti, hem de Atatürk’ü özünde taşıdığını iddia eden bir parti, Ulusal çıkarlar ve milli değerleri siyaset metası olarak harcamaktan çekinmemesi hoş karşılanmaz karşılanmamıştır.  

İki rol model sosyal insan tiplemesi ile karşı karşıyayız.

Biri Gezi eylemlerinde; iktidarda bulunan siyasi partiyi bu Ülkenin sorunlarını çözme irade ve kararlılığına sahip olsa bile, Ülkenin kalkınmasını uçursa bile içine sindiremeyenler. Özgürlükleri alabildiğine geliştirse bile kabul edemeyen, bu tepkisini yakıp yıkarak, ateşe vererek, bunu yaparak hangi çıkar şebekelerinin değirmenine su taşıdığını bilerek öfkelenenler.

Diğeri; Yeni Kapıda iki milyondan fazlası toplanarak karıncayı bile incitmeden mesajını verip evlerine dönen, ama mesajını özellikle iktidara parmağını Başbakanın gözüne doğrultup, kendisini ifade edenler. Öyle ki; Ak Parti’ye bir iktidar gücü verip bu gücü, kendisini adam yerine koymayan ve seçimden sonra unutan yapılar gibi davranmayıp, kendinse kulak verilmesin isteyenler.

Bu Yeni Kapı’yı dolduran insanların duyguları ve talepleri bu partiyle sürekli etkileşim içinde olmuş, karmaşık statüye sahip kitlelerin kendilerinin temsil edildiğine inanmaları süreç içinde kendini göstermiştir.

CHP’nin alnından öptüğü Gezicilerle birlikte marjinalize olması üzücü.  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 169
Toplam yorum
: 28
Toplam mesaj
: 21
Ort. okunma sayısı
: 574
Kayıt tarihi
: 01.06.08
 
 

Yerel bir gazetede yazıyorum. Okumayı severim, şiir okumayı severim. Emekli işçi olarak sosyal ak..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster