Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Ağustos '11

 
Kategori
Blog yazarları tartışıyor!
Okunma Sayısı
390
 

Siyaset ve sanat

Siyaset ve sanat
 

Siyaset günlük yaşantımızın bir parçasıdır. Dünyanın her tarafında ülkenin yönetim tarzının verdiği özgürlükler çerçevesinde insanlar günlük yaşantısında az ya da çok siyaset konuşurlar. Çünkü siyaset toplumsal yaşamın olmaz ise olmazıdır. Siyasetin birçok tanımı bulunmakla birlikte siyaset toplumu yönetme ve yönlendirmede kullanılan tartışma ve de uzlaşmayı içinde barındıran düşünce ve hareket tarzıdır. Tabii siyaset denildiğinde hepimizin aklına toplumu yönetmeye talip politikacılar ve gelir.

Politikacılar ülkenin yönetim şekline göre ve imkânlarına göre her konuda siyaset yapmaya, politikalar geliştirmeye ve uygulamaya çalışırlar. Bu çalışmalarını kimi zaman o ülkedeki yönetim tarzının kurallarına göre yürütürler ve kimi zamanda karşı muhalif politika geliştirir ve uygularlar. Gerektiğinde politik manevralarla rakiplerine karşı üstünlük kurmaya çalışırlar. İktidara gelmenin planının yaparlar. Bazen bağımsız bazen de içinde bulunduğu partinin ve grubun tercihlerine göre politika yapmak zorunda kalırlar. Hele parti içi demokrasi yok ise o zaman durum daha dar kalıplarda kalır. Karşımıza blok halinde siyaset tarzı çıkar.

Kısaca günümüz Türkiye’sinde politika ve siyaset sınırları olan bir çizgide hareket etmeyi öngören bir yönetim sanatıdır. Şöyle bir düşünün seçim zamanı verilen vaatleri, söyleyin seçim sonunda ne oldu. Seçimi kazanmak için yapılan siyasi manevralar, partiler arası siyasi hesaplaşmalar aslında hepsi siyaset bilimi çerçevesinde normaldir. Ama sanatsal bir bakış ile bunların açıklanması ve bazen kabullenmesi zordur.

Siyaset gerektiğinde siyasi kazanç için yalan söylemeyi de gerektirmektedir. Muhalefette iken yapılan baskıları eleştirenler iktidara geldiklerinde o günleri unutabilmektedirler. Haktan hukuktan ve demokrasiden bahsedenler kendi parti içinde bile bu kavramlara yer vermekten kaçınmaktadırlar. Bazı siyasetçiler parti içi disipline aykırı davranıyor diye partiden ihraç edilebilmektedir.

Sanat evrenseldir ve sanatçı evrensel düşünmek zorundadır. Üretilen eserler dili, dini ve ırkı olmadan değerlendirilir. Sanatçı siyasetin gözlüğü ile dünyaya bakamaz. Doğruları, gerçekleri, özgür dünyasında yarattığı değerlerle sunan kişidir. Siyasetin ise sınırları vardır. Genelde bu alan yaşanan yerin sınırları içindedir.

Siyasetçiler bazen sanatçının dünyasına müdahale etmek ister. Onunda kendisi gibi düşünmesi, hiç değilse seçmenlerine şirin görünmek ve daha çok oy alabilmek için kendisine engel olmamasını bekler ve onu zorlar. Onu elde edemediğinde ve engelleyemediğinde gerekirse onun eserlerine karşı tepki koyar. İktidar gücüne göre yıkar, yakar ve yok eder.

Tabii sanatçı ve siyasetçi ilişkisini belirleyen o ülkedeki yönetim anlayışı ve sosyal ve kültürel düzeydir. Bu düzey ülkelerin gelişmişlik seviyesinin de bir göstergesidir. Gelişmiş ülkelerde sanata karşı destek ve anlayış hâkim iken geri kalmış ülkelerde yönetimi destekleyen sanatçılar ön plandadır. Bu nedenle gelişmiş ülkelerde yaratıcılık yüksek ve üretilen eserlerin sanat değeri daha fazladır.

Tarihe şöyle bir göz attığımızda ülkeleri geleceğe götüren en önemli gösterge sanat ürünleridir. Tabii ki siyasette önemlidir. Siyasetin kalitesini belirleyen unsurlardan biri sanata verilen değer, anlayış ve destektir. Siyasetin başarısını ortaya koyan ve fotoğrafını çeken sanatçıdır. Zorlama ile sanat olmaz. Çoğu kez sanatçı geçim için bile sanat yapmaz.

Sanatçının eserleri çocukları gibidir. Sanatı halk için mi yoksa sanat için mi diye değerlendirmek doğru olmaz. Çünkü sanatçının ilham kaynağı ve hayal dünyasını tek bir çizgide düşünmek yanlıştır. Sanatçı özgür düşünmek, sınırları zorlamak durumundadır. Onun için yer, zaman ve mekan sorunu yoktur. Sanatçı hayal dünyasının sokaklarında özgürce koşan bir bireydir. Hayalperest olması onun için sorun değildir. Zihinleri zorlayan bir hayalin eserlere yansıması toplum için sorun oluşturmaz.

Siyasetçi için ise hayalinde bir sınırı olmak zorundadır. Gerçeğe uymayan bir hayalin peşinde siyaset yapmak kısa vadede görünmese de uzun vadede topluma faydadan çok zarar verir. Siyasetin ayaklarının yere basması zorunludur. Gerçeklere göre politikalar belirlenmesi ve uygulaması şarttır. Birçok devletin tarihten silinmesinin nedeni büyük ölçüde yanlış politika uygulayan ve uygulanmasına neden olan siyasetçilerdir.

Sanat ve siyaset birbirine rakip de değildir. Toplumsal yapı içinde birbirini tamamlayan unsurlardır. Sanat siyasetin vizyonuna katkıda bulunan, onu daha anlayışlı kılan ve de geliştiren, bakış açısını değiştiren destekleyici bir zihinsel üretim alanıdır.

Tabii ki herkes sanatçı olamaz. Ancak bir toplum da siyaset yapmadan ve dürüst siyasetçileri olmadan yönetilemez. Başarılı siyasi yönetimlerin olmadığı ortamlarda da sanatçılar için özgür ortam yaratılamaz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ecevit ve Hasan Ali Yücel başarılı siyasetçliklerinin yanı sıra sanatçıydılar..Saygılar

Mesut Selek 
 15.02.2013 16:16
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 416
Toplam yorum
: 86
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 773
Kayıt tarihi
: 19.02.10
 
 

Tarım, Gıda, Ormancılık, Çevre, Örgütlenme ve Proje konularında çalışmalarda bulunmaktayım. Öncel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster