Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Şubat '15

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
209
 

Siyasetçinin psikiyatri raporu ve akıl hastanesinde seçim

Siyasetçinin psikiyatri raporu ve akıl hastanesinde seçim
 

İnternet'ten alınmıştır.


Siyasetçinin psikiyatri raporu

http://blog.milliyet.com.tr/secim-sistemi-ve-miletvekili-adaylarinin-duzeyi/Blog/?BlogNo=114252  . linkli yazımda 'Seçim Sistemi ve Milletvekili Adayların Düzeyi' başlığını irdelemiştim.

Ancak bugünlerde siyasetçiler ve psikiyatri ilişkisi gündeme gelince yukarıdaki yazımı hatırlatmak istedim, ayrıca hiçbir siyasetçi bir diğerine çamur atmadan daha adaylık aşamasında psikiyatri raporu alsa veya 'yalan makinesinden geçse daha doğru olmaz mı? diye önermek aklımdan geçti.

Seçimden önce vaatlerle, seçimden sonra değişen beyanatlarıyla vatandaşları sürekli aldatan, sonra da 'ifadelerim maksadını aştı' 'dün dündür bugün de bugün' gibi abuk sabuk manevralar yapan insanlardan kaçının dengede olduğunu çok merak ediyorum.

Seçimlerde seçmenleri ikna etmek için olmadık şeyler söyleyen siyasetçiler; demokrasiyi aklın ürünü olmaktan seçmenleri kandırma rejimine dönüştüren siyasetçilerin kaçının dengede olduğu söyleyebilir ki?

Son döneminde rahmetli annemin vekâleti için akli denge raporu gerektiğinde hay hay demişti. Ardından psikiyatri kontrolünden sonra noterden vekâlet vermesini mizaha dönüştürerek artık kimse bana bunadın diyemez, akıl raporum elimde deyince 'psikiyatri raporunu' PVC kaplayıp yanı başına koydum ki, kendisini her ziyarete gelene raporunu mizahi şekilde iftiharla göstererek ardından siyasetçilerin saçmaladığını anlatırdı.

Ben de onun oğlu olarak, kendimi daha etkin tanımak için 10 yıl önce beyin MR ını çektirip ve denge testinden geçmiştim, anlattığım insanlar ne zorun vardı dediklerinde ben normal çıktım, sizde de o yürek varsa gidin yaptırın diyiyorum ama henüz cesaret eden olmadı.

Kendi testini yaptırmış biri olarak ben, yüreği olan milletvekillerinin de psikiyatri analizlerini yaptırmalarını öneriyorum ve talep ediyorum.

Kimse kıvırmasın 'psikiyatri analizine' girmeyenin kendinden şüphesi vardır, desek yanlış olur mu?

Hani maliyeti ne olacak diyenlere sanırım onca israfı karşılayan TBMM bütçesi yeter, yetmezse bunun için kampanya başlatmaya söz veriyorum...

--------------------------------------------------------------------------------------------

Akıl hastanesinde seçim yapılsa

Günlük yaşamda siyasi atmosferi izlerken; muhatapların açıklamaları ve karşılıklı atışmaları akıllara ziyan içeriklerden oluştuğunu izlerken acaba AKIL HASTANESİNDE SEÇİM YAPILSA daha gerçekçi olmaz mı? Diye sıkça aklımdan geçmekte ve yazmak bugüne kısmetmiş.

Yerel ve genel seçimlerde siyasi partiler ve adaylar akıl almaz propagandalar yaparlar ve normal karşılanır.

Herkese iki anahtar, kim ne veriyorsa ben fazlasını, ödünç oy, camdan karakol, verdiysem ben verdim, sadece 4 yıl istiyorum, ev kadınına maaş gibi mantık temeli olmayan vaatlerle aptal yerine konan seçmenler sonradan hiçbir tepki vermezken üstüne üstlük tıpış tıpış sandığa gider oyunu verir.

Hani insana dair tıp deneyleri farelerde yapılmakta ama sosyal deneyler için henüz bir ortam tanımlandığından veya haberim olmadığından; öncelikle akıl hastanelerinde seçim yapılsa nasıl bir sonuç oluşur, merakımı bu blogla duyuruyorum. 

Ayrıca günlük hayatta kalibrasyon kategorilerine göre seçim denemeleri yapılsa belki de devletin toplumun daha akılcı yönetilmesine ışık tutacak veriler sonuçlar elde edilebilir.

ÖZETLE; Devletin ve toplumun akılcı yönetimi için farklı özellikleri olacak sosyal laboratuvarlar oluşturulmalıdır, diye düşünüyorum ve öneriyorum.  

www.kadrikanpak.com

Cemile Torun bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

...aklıma gelmez. Ne diyeyim ? Kıskandım, ama takdir de ettim. Yani böyle bir şeyi şimdiye kadar neden düşünmedim diye. Neyse orası işin benle ilgili boyutu ki konumuz o değil. Ancak böyle bir düşünceyi daha güzel, daha sağlam bir noktaya bağlayada bilirsiniz. Şahsi kanaatim kendi tezinizi kaleme alırken Kadri Kanpak titizliğiyle yaklaşmamışsınız. Belki de "ya ne olacak ki öylesine bir düşünce, akademik derinlikli inceleyecek hâlim yoktu ya" diyebilirsiniz. Ama bence öyle değil tabii ki... Hülâsa; Bir Türk sanat-edebiyat-tiyatro klasiği olan Cevat Fehmi Başkut'un "Buzlar Çözülmeden" adlı tiyatro eserinin, sizin tezinizin işlenmiş hâlinden çok da fazla bir farkı yok bence. Tebrikler.

Baver Ergun 
 08.02.2015 20:29
Cevap :
Sözünü ettiğiniz tiyatro oyununu öğrenciyken seyretmiştim ama detayını hatırlamıyorum. Özgün gözlem ve tasarımlar heyecanımdır. Görüşmek üzere, sevgiler selamlar.  09.02.2015 3:25
 

Kadri Bey sizin hakkınızda bir kaç şey söylemek istiyorum. Sahiden, insanlar, insan ilişkileri üzerine çok kafa yoruyorsunuz. Sözümde bir kinaye, ta'riz yoktur. Yukarıda okuduğum yazınızın ana fikrini ileri geri olumsuz eleştirmek kolaydır. Ama insanlar bilmelidir ki,ortaya yukarıdaki gibi özgün, taklitsiz bir düşünce koymak kolay değildir. Şayet bu teziniz, yani yukarıdaki yazınıza kaynaklık eden temel lokomotif düşünce bir yerden kopya değilse (ki öyle yaptığınızı sanmam) en basit ifade ile "sehl-i mümteni" dir. Ama sizin bir etiketiniz ya da kamuoyunca-milyonlarca bilindik bir şöhretiniz olmadığı için böyle güzel ve özgün düşünceler ne yazık ki sanal sayfalarda bir tıklanma sonrası tüketilir gider. Emin olun kendilerini geliştirmek için internette dolaşan taklitçi meşhurlar, bu geliştirilebilir tezinize rastlarlarsa mutlaka bir senaryoda ya da tartışma programında, sanki kendilerine ait bir düşünceymiş gibi ortaya koyabilirler. Akıl hastanesinde politik bir seçim.40 yıl düşünsem..

Baver Ergun 
 08.02.2015 20:22
Cevap :
Sevgili Baver arkadaşım merhaba, ben kendimi tanımak için olabilecek bütün (IQ, EQ, Fonksiyon Testi, Beyin labları vd.) testlerden geçtim. Bu çerçevede etkin ve işlevsel; % 45 gözlem-tasarım, % 30 organizatör-yaptırımcı, % 15 detaycı, % 10 barışçıl çıktım ki; ürünlerimi irdelediğimde bu çerçeveyi görüyorum. Bu yazımda bu kapsamdadır ancak bir master tezi olması gereken bir konuyu sadece tasarım olarak yazabildim. Detay araştırma ve analiz yapılması gereken o kadar çok başlık var ki; ancak 'Hobi Akademi' kurarak yapılabilir. DVM   09.02.2015 3:23
 

Çok ilginç bir öneri...Akıl hastanesinde seçim yapılsa Tayyip seçilemeyebilir. Deliler bizden daha akıllı bence.

Kerim Korkut 
 08.02.2015 12:36
Cevap :
Denenmeli:))  09.02.2015 12:09
 

Akıl hastahanesinde seçim yapılsa hayalinizi pek gerçekçi bulmuyorum. Siyasetçilerin her vaadine kanan ve akıl dışı söylemlerini ciddiye alan demokratik seçimlere katılan seçmenlerin çok akıllı olduklarını kim söylüyor ki? Albert Einstein tekrar tekrar aynı deneyi yapıp her seferinde aynı sonuca ulaşan insanların bir daha ki deneyde farklı bir sonuca ulaşmalarını beklemelerini aptallık olarak tanımlamıyor mu? Hem sonra sizin dediğiniz gibi akıl hastanelerinde seçim yapılsa ve onlarda bu siyasi partilerin hiç birine oy verilmez deseler ne diyeceksiniz? Eminim ki "onlara bakmayın onlar zaten akıl hastaları" demeyecek misiniz? Hem sonra sizde her seferinde olduğu gibi bir daha ki seçimde de "tıpış tıpış" sandığa gitmeyecek misiniz? Benim bildiğim tek şey demokrasinin insanlığın en aptalca bir icadı olduğudur. Bakmayın siz demokrasi bilinen en iyi sistemdir diyenlere, onlar her seferinde yanılır ama ısrarla aynı şeyi söylerler. Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 06.02.2015 12:50
Cevap :
Okurken güldüğüm yorumunuz için teşekkür ediyorum. Benimkisi fantezi, varsayım ve sıra dışı bir deneme olduğundan tabii ki gerçekçi değildir. Tıpkı EİNSTEİN 'in atomu parçalama hayali gibi bir şey::)) SELAMLAR.  06.02.2015 15:48
 
 
Toplam blog
: 617
Toplam yorum
: 2082
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1200
Kayıt tarihi
: 03.12.07
 
 

Her kesimi anlama ve kabullenme bilincimle; her kişinin asgari yaşam şartlarına sahip olabildiği,..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster