Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Nisan '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
258
 

Siyasetin cılkı çıktı mı çıkmadı mı?

Siyasetin cılkı çıktı mı çıkmadı mı?
 

TC Sağlık Bakanlığı Bayındır Devlet Hastanesi (Alıntıdır)


Birileri neden her alanda toplumu germek istiyor anlamak mümkün mü?

12 Eylül Darbesinin hıncını almak için neden bu kadar yaygın bir kindarlık sergileniiyor?

12 Eylülün suçu toplum mudur yoksa o dönemin nice açmazlarının da birer göstergesi olan kardeş kanı dökmesine yol açan iç kargaşayı önleyemeyen ve Cumhurbaşkanı Seçimini gerçekleştiremeyen siyasetçiler midir?

Ayrıca uluslararası silahlı terör saldırıları için başından beri 'artık bıçak kemiğe dayanmıştır' diyen iktidarlar; terörün kaynaklarını durdurmak yerine kan dökülmesini tırmandırmadılar mı?

Son aşamada bu uğurda AKP İktidarınca girişilen Açılım ile Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi iyi uygulandı ya da uygulanmadı bu ayrı konu. Ancak terör örgütünün ülke içindeki uzantılarının silahlarını bırakarak sınır dışına çekilmelerini içeren ve 'Barış Süreci' adı verilen durum çerçevesinde terör örgütünün pek çok tekliflerinin de tartışılmaya başladığı bu süreçte bazı köklü değişikliklere gidilebileceği gibi 'gizli bir uzlaşı' algısı yaygınlaşmaya başlamıştır.

İşte bu kapsamda başta Anayasa Hazırlama Komisyonunda sonra ise Balıkesir Valiliğindeki TC nitelemesinin çıkartılmasının peşinden TC Sağlık Bakanlığı ile TC Ziraat Bankası'nın resmi adlarındaki TC kısaltılmasının kaldırılmaya başlanması toplumda neden ve niçin gibi kaygıların doğmasına yol açmıştır.

Oysa bir devletin resmi adının özellikle resmi makamların levhalarından silinmesi hangi ülkede olursa olsun iktidarların uygulamalarının yanlış olduğunun bir göstergesi değil midir? Yasalarında bu tür adlandırmalar bulunan devletler onların kısaltmalarını da kaldıramaz. Kurumların resmi adı ne ise o yazılır, bu kadar basit. Bu durum kişi adları için de böyledir. Kısaca ‘Teo’ diye seslendiğimiz arkadaşımıza bir mektup yazarken ya da onunla resmi bir iş yapılırken kesinlikle onun Teoman adını yazmak zorundayız. Toplumda konuşurken ya da özel yazışmalarda elbette kısaca Elçilik, Alman Elçiliği, Türk Elçiliği, Amerika Büyükelçiliği, Sağlık Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Adana Belediyesi diyoruz.

Bu yazının solunda bulunan TC Sağlık Bakanlığı Bayındır Devlet Hastanesi tabelası kimi rahatsız etmiştir de dün kısaca Bayındır Devlet Hastanesi yazılmıştır? Kaldı ki olması gereken değişikliklerden biri de 'hastane' yerine kelimenin aslı olan 'hastahane' yazılması gerekmez mi? Bence bu tür ad değişikliğinin içerisinde bazı gizli siyasi mülahazalar yanında, söz konusu on binlerce tabela değişikliği yolu ile ticarete katkıda bulunulmak isteniyor olunabilir de. Gerçekte Sağlık Ocağı adlandırması tutmuşken eski Sağlık Bakanı Recep Akdağ döneminde bütün Sağlık Ocakları birden bire Aile Hekimliği Merkezi'ne dönüştürülmemiş miydi? Anlaşılan AK Partinin Sağlık Bakanlarında 'ad değişikliği' konuusunda değişiklik yapmak gibi bir tavır alış tutumu vardır. Umarım bu tutum yeni doğan çocukların adlandırımalarındaki değişikliğiklere kadar gitmez! Oysa Amerika Birleşik Devletleri Büyükelçiliği, Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanı gibi uzun uzun konuşmaya ve yazmaya hiç de gerek yok. Buna ben de gülerim karşımdaki kişiler de güler.

İşte yukarıda değindiğim alanlardaki değişiklik yapma çıkışları toplumda belirgin bir tepki oluşturduğundan özellikle sanal ortamdaki etkileşimlerde dokuz milyon kadar kişi adının başına; makul bir değişiklik açıklaması da yapılmadığı için inadına T C kısaltmasını yazmaya başlamıştır. Kişiler de doğal olarak bu tür gelişmelere tepki koyarlar. Adlarının başına yasal TC kısaltmasını eklerler ve bu konuda çok değişik yorumlamalarda da bulunabilirler. Ben şu ana kadar adımın başın T C kısaltması eklememiş olsam bile gönlüm bu değişimlerin AKP İktidarına hiç bir fayda getirmeyeceği yönündedir.

Kaldı ki bu tür kısaltmalar bütün uygar ülkelerde vardır. Olmalıdır da. Peki siz hiç ABD Büyükelçiliğinin başındaki 'United States of America' ya da kısaltılmışı olan USA nitelemesini kaldırtabilir ve sadece 'Embassy' kalsın diyebilir misiniz? Ayrıca Amerikalılar şu ya da bu nedenle böyle bir işe kalkışamayacak kadar akılsız mıdır, diye sormadan da geçmek istemem. Sanırım birileri ya boya tasarrufu ya birilerine şirin görünmek ya da içindeki TÜRKİYE CUMHURİYETİ karşıtlığını tatmin etmek için böyle bir girişimde bulunmak istemektedir.

Oysa yapılan iş yürürlükteki yasalardaki ifadelere de toplumun algısındaki oluşumlara da terstir. Bu yüzden resmi makamların yasalara uygun davranmaları kadar güzel bir yol yoktur diye düşünüyorum. Sanırım konuya duyarlı bir kaç kişinin yargıya başvurması durumunda ilgili makamlar soruşturmaya tabi tutulacaklardır.

Gelinen bu aşamada ‘siyasetin cılkı çıkmıştır’ demekten başka ne yapılabilir bilemem. Öyle ki bu tür zorlamalar karşısında herkes siyasetçi kesilmeye başlamış ve 1970’lerdeki gibi çatışmacı eğilimlerin de önü açılmış olmuyor mu?

İşte bu konuda pek çok kişi gibi eli kalem tutan ya da bilgisayarında düşüncelerini yazan pek çok kişi gibi genç bir serbest gazeteci olan Sebahat Bağbars da bir yorumlamada bulunmuş dün.

Buyurun birlikte okuyalım.

http://blog.milliyet.com.tr/adimin-basina-neden-tc-ibaresi-koymadim-/Blog/?BlogNo=410922

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ömer Bey, hepimizin hassas olduğu bir konuya dikkat çekmişsiniz. Elinize ve emeğinize sağlık. Selam ve saygılarımla...

Dr Atanur Yıldız 
 15.04.2013 8:01
Cevap :
Sevgili Doktorum ilginiz için teşekkürlerimi sunarım. Sağlığımızı ilgilendiren konulardaki güzel yazıllarınızı okuyorum. Var olunuz...  15.04.2013 14:34
 

Saygıdeğer Ömer Faruk bey,yorumuma yanıtınızı okudum. Yanıt yazmadan onay verdim. Ancak bir kez daha aynı cevabınıza dönemedim. Ben de sizi tanımaktan mutluluk duydum. Almanya'nın havasını birlikte solumuş olmamız nedeniyle, muhakkak ki, ortak tespitlerimiz ve oradaki yaşamın ortak izleri vardır.Bilvesile, selam, saygı ve sevgilerimi gönderiyorum. Eşimin rahatsızlığı sürecinde bu sıralarda pek yazamıyorum. Görüşmek dileğiyle.Refik BAŞDERE

Refik Başdere 
 12.04.2013 3:47
Cevap :
Refik Bey ilginiz için teşekkürlerimi sunarım. Eşinize de size de sağlık esenlik dolu günler dilerim. Ancak az önce gördüğüme göre bana yollamış olduğunuz ilk yorumunuz dün yayınlanmış iken şu an yerinde yok! Bu yüzden sizin yorumunuzu eğer yayın yönetmenimiz izin verir ise kendi adıma ancak sizin adınızı da belirterek yayınlanması için yollayacağım. Yine yazışalım. En içten saygılarıml...  12.04.2013 15:50
 

BAK sen neler de biliyormuş! Sanal ortamdaki T.C. Değiştirilmesi dayatmasına karşı Tepki Eylemi bir istifa ile ssonuçlanmış Anlaşılan o ki sonucun böyle olabileceği hiç de tahmin edilememiş.Devlet ciddiyeti ile hukuk bilgisi olmayınca kimileri 'ben yaptım oldu' diyerek yoluna devam ettiğini sanır.Az önce sanal ortama düşen Hürriyet(DHA) kaynaklı bir habere göre'Türkiye HalkSağlığıKurumu BaşkanıDr.Mustafa Aksoy görevinden ayrıldı.Aksoy, görevden alınmasının T.C tartışmalarıyla ilgisi olduğu iddialarına, “Mesleğime dönmek için ayrıldım. Ama sayın bakan bununla ilişkilendirmek isterse de kendi tasarrufudur” demiş.Eski yetkiliye göre: 'Bu ülke Türkiye Cumhuriyeti, bakan Türkiye Cumhuriyeti’nin bakanı, bakanlık da Türkiye Cumhuriyeti’nin bakanlığı. Logosunda ay yıldızlı Türk bayrağı var. Buna baktığımızda yüreğimiz kabarıyor, şahlanıyoruz. Kimse bunu farklı yorumlamasın. Amblemde bulunmaması saygısızlık olarak yorumlanamaz'mış. Neyi nasıl yorumlayacağımızı sana mı danışacağız Doktor bey!

Ömer Faruk MENCİK YILMAZ 
 10.04.2013 23:53
 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ Sağlık Bakanlığı'nda bir şeyler oluyor! Anlaşılan Bakan Dr.Müezzinoğlu'na teklif getiren ya da Bakanının TC yazılarını yerli yerine geri koyunuz emri karşısında HSK Başkanı istifa etmiş.Böylece yanlıştan dönülmesi sağlanmış olsa da dayatılan TC DEĞİŞTİRME sorunun müsebbibi de anlaşılmış oldu sonunda.İlgili kişi son bir kararla 'bu ülkede yaşanılmaz,hiç bir değişiklike kabul görmüyor' diyerek Bulgaristan'a mı gidecek dersiniz?Çünkü Bulgarlar bu konuda çok engin bir tecrübeye sahiptir.Umarım o gibi yerlere giderek çok daha donanımlı olarak geri gelmez.En iyisi emekli olarak gitsin orada yaşamaya çalışşsın.Bakalım İSİM DEĞİŞİKLİĞİ nedir ne değldir Bulgaristan'daki TÜRK soydaşlarımızdan neler neler öğrenecektir.Bekleyip göreceğiz.Haydi hayırlısı be erenler. Artık az daha 'huzurlu' olabiliriz.Yine de tedbiri elden bırakmamak gerekir.Çünkü toplumu germek ve çatışma kültürünü yaygınlaştıracak nereden nasıl bir değişiklik yapılmak istenecek belli değil.Hukuk bilmeyince...

Ömer Faruk MENCİK YILMAZ 
 10.04.2013 23:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 570
Toplam yorum
: 661
Toplam mesaj
: 131
Ort. okunma sayısı
: 987
Kayıt tarihi
: 14.09.08
 
 

1974'te H.Ü. Sosyoloji ve İdare Bölümü'nü yüksek lisans tezi ile bitirdim. 1976 yılında yapımcı y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster