Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Mayıs '18

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
185
 

Siyasette “Kenar" Zamanı!

Siyasette “Kenar" Zamanı!
 

Son zamanlarda okuduğum Prof. Dr. Sinan Canan’ın “Kimsenin Bilemeyeceği Şeyler” kitabından, Ekolojide “kenar etkisi” diye anılan bir kuralın var olduğunu öğrendim. Okurken, benim “frontal lob” ışıldamaya başladı! Bu müthiş doğa kuralını niye daha önce duymadığıma hayıflandım doğrusu.

Şimdi nedir bu “kenar etkisi” diyeceksiniz büyük ihtimalle.

Kenar etkisi; “yaşamın ve verimliliğin, farklı ortamları birbirinden ayıran “kenarlarda” veya “sınırlarda” zenginleştiği ve çeşitlendiğini söyleyen, çevre bilimiyle ilgili bir terim. İki ekosistemin birleştiği yerdeki (ekoton) verimliliğin ve çeşitliliğin, her iki alana göre daha yüksek seviyede olacağını ifade ediyor kısacası.

Mesela havayla toprağın, denizle karanın ya da nehirle denizin birleştiği bölge, iki tarafın da biyolojik özelliklerinden yararlandığı için, her iki alana göre daha fazla zenginlik barındırıyor. Bu alan “sınır” ya da “kenardır” ve canlı çeşitliliği en bol alandır.

Kenar etkisi, aklınıza gelen pek çok konuda geçerli bir kural. Hatta sadece doğal değil, yapay sınırlarda da; örneğin iki ülkeyi birbirinden ayıran sınırlarda bile işliyor.

Kıtalar arasında kalan coğrafi konumuyla ülkemiz, bu kuralın en güzel örneklerinden birini oluşturuyor. Birçok endemik canlı türünün oluşmasının yanı sıra, çeşitli medeniyetlerin, kültürün, sanatın, edebiyatın bu topraklarda çokça yeşermesi boşa değil.

Bunu yaşamımıza da uygulayabiliriz.

Genelde aynı fikirden, aynı dünya görüşünden ya da siyasi görüşten kişilerle beraber olmayı tercih ederiz. Herkesin aynı fikirde olduğu bir ortamdan, farklı ve yaratıcı fikirlerin doğma şansı zayıf olur haliyle. Ne kadar çok “farklılık” bir araya gelirse, yaratıcılık da o denli artar.

“Kenarlarda” olmak, verimlilik üretir, çeşitlilik yaratır. Tabiat ana böyle söylüyor!

Çeşitlilik bazılarını korkutur. Zira çeşitlilik; farklılık demektir, çok seslilik demektir…  Çok seslilikten korkanlar, muhalif her sesi yaftalar ve kısmanın yolunu ararlar. Hâlbuki, üretimin ve gelişmenin anahtarı buradadır aslında. Tabi gelişimden yana değilseniz, yapacak bir şey yok!

Derdimiz gelişmekse; kendimize benzemeyen, bizimle aynı fikre ya da inanca sahip olmayan insanlarla bir arada olmamız, sohbetler etmemiz, hatta iş yapmamız şarttır. Tabi ki insanî ilişki kurallarını çiğnemeden…

Fikirler, inançlar hatta bilim dalları arasındaki “kenarlardan” yararlanmak, ilerleme için önemlidir. Örneğin birbirinden bağımsız gibi görünen disiplinler arası çalışmalardan, tek tek bilimlerin bakış açısıyla geliştirilemeyecek derecede verimli üretimler doğuyor, bütünü kavramak kolaylaşıyor.  Ne demişler; “tek bir biliş, kör bir bakış” mış.

Şimdi bu gözlüğü çıkartmadan, ülkemizin gündemine göz atalım istiyorum.

Ülkemizin şu sıralar en önemli gündemi erken, üstelik ultra erken seçim!

Bu ortamda bence en dikkat çekici olan olay; tam da yukarıda sözünü ettiğim “kenar etkisini” yaratabilecek bir ittifakın gerçekleşmiş oluşudur. “Benzemezler ittifakı” diye küçümsenmeye çalışılsa da, farklı siyasi görüşlere sahip partilerin oluşturabildiği bu ittifakın, çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. Zaten toplumda yarattığı ivme, şimdiden hissediliyor.

Sıra, yönetimde “kenar etkisi” yaratmaya geldi kanımca.

Son 16 yıldır, ülkeyi aynı siyasi parti / görüş yönetiyor malûm! Hemen her seçim sürecinde tekrarlanan ve pek çoğu yerine getirilemeyen benzer vaatler, üst üste yapılan hatalar, ileri sürülen trajikomik bahanelerle, kendi tabirleriyle “metal yorgunluğu” etkisinde olduklarını bariz şekilde hissettiriyorlar. Bunu anlamak için, kullanılan dilin seviyesine bakmak yeterli sanırım.

Bana kalırsa artık siyasetin “kenar” yaratmaya, “farklı bir düşünce iklimine” geçişin getireceği dinamizme çok ihtiyacı var.

Kendini “yelpazenin” farklı taraflarında konumlandıran, farklı görüşteki siyaset anlayışlarının yönetimde “kenar” yaratmasına fırsat vermemiz gerek.

“Çimenin bitip ormanın başladığı yerde”, verim yüksek olur!

Tabiat böyle işliyorsa, ondan örnek almak lazım!

Bugüne kadar dinlemedik, bari bu sefer “anne sözü” dinleyip, tabiat ananın yaptığını yapalım.

 

Not: “Gönül Titredi Kalem Yazdı” adlı ilk kitabımı, internet sitelerinden temin edebilirsiniz.

Matilla bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Doğadaki "kenar etkisi" dediğimi şey malesef siyasette olmaz. Çünkü siyaset ve siyasi partiler kendilerini diğer partilerden farklılaştırarak varlığını sürdürme eğilimindedir. Keşke kültürlerimizi doğadan öğrendiğimiz bilgelikler doğrultusunda formatlayabilseydik. Selamlar

Matilla 
 16.05.2018 22:16
Cevap :
Merhaba, Zaten verimliliği ve üretkenliği yaratan, tam da bu farklılaşmalar... Kültürlerin zenginliği de, tam bu noktadan doğuyor anladığım kadarıyla. Siyasette "kenar etkisi" ni yaratabilecek unsur, toplumu farklı siyasi iklimlere taşıyacak olan halk olacaktır kanaatimce. Bence bu konu disiplinler arası bir bakışla değerlendirilmeli belki de... Verdiğiniz katkıya teşekkür ediyorum. Selam ve sevgierimle...   17.05.2018 12:17
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 33
Toplam yorum
: 20
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 253
Kayıt tarihi
: 11.11.14
 
 

1968 İstanbul doğumluyum. İÜ.İkt.Fak.’den mezun oldum. Bir holding bünyesinde; bütçe, finans ve p..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster