Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Haziran '11

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
261
 

Siyasette 12 Haziran evrimi

Askeri darbelerle bozuk bir evrim süreci geçiren siyasi tarihimiz, devlet partilerinin bölünerek devlet ideolojisini halka eşitlik, demokrasi mücadelesi olarak anlatarak iktidarda kalanlar, 12 haziran seçimlerinde halkın barışçıl bir dille demokrasi taleplerinin sandığa yansımasıyla bir duvara çarpmış oldular. 

Çok partili sisteme geçişle, halka demokrasi vaatlerini yerine getirme sözü veren Cumhuriyet Kurucu Parti yöneticileri kendi içlerinde bölünerek ülkeyi daha demokratikleştirme adına siyasete soyunmuşlardı. Birisi Kemalizmle ve Laikliğe tutunarak siyaset yapmayı misyon edinirken , Cumhuriyete ne kadar bağlı olduklarını halka göstermeye çalışırken, diğeri ise Devletin dinini merkeze koyarak din üzerinden siyaset yapmayı partilerine görev saymışlardı. 

Siyasi tarihi merkezinde din ve Kemalist ideolojiyi barındıran partilerle halka buluşan siyaset, merkezinde insan hakları ve demokratikleşme olmadığı için toplumu hep bir heyezan altında bırakmış, karne ile ekmek, karın tokluğuna fabrika kapılarını göstermiştir. Askeri darbelerle siyaset anlayışı törpülenen, başta siyasetçileri olmak üzere muhaliflerine çeki düzen vermeye çalışan devlet ideolojisi 1989 yılına kadar askeri üniformalılara cumhurbaşkanlığını layık görmüştür. 

İktidar Partisi Seçmeninin Evrimi 

12 Haziran seçimlerinde her iki kişiden birinin oyunu alarak siyaset sahnesinde ilk kez 3 dönem seçilme başarısını gösteren Ak parti ülkemizdeki siyasi evrimin başlangıcını temsil eden bir parti olduğu bir gerçektir. 2002 seçimlerinde devlet partileri başta olmak üzere birçok düzen partisini siyasi tarihimizin tozlu sayfalarına gönderen Ak Parti seçmenleri bu döneme kadar istikrarın sürmesi adına kararlılık göstermişlerdir. Siyasi evrimin temel adımlarını düzen partilerinin dışına çıkarak onları siyasi arenanın dışına iten Ak Parti istikrar ve büyüme konusunda önemli başarılar kazanmıştır. Askeri vesayetin, yargının içinde bulunduğu çıkmazı tartışabilir hale getirmek adına politikalar üretmişlerdir. Zaman zaman seçmeninin dini ve milliyetçi damarlarını okşayan söylevler kullanmış olsalar da sağ ve merkez partiler arasında siyasal evrimin baş aktörü olarak tanımlanabilirler. 

MHP-CHP 

Muhalefet yapmayı misyon olarak kabul etmiş ve hiçbir seçimde iktidar hesapları olmayan bu iki düzen partisi artık son 12 haziran seçimlerinden sonra siyasal evrim içinde sadece bir denek oldukları sandığa yansıyan halkın iradesi ile su götürmek bir gerçek haline geldiğini gördük. Ergenekona yaslanarak, Çoban Sülo desteği ve önceden sipariş edilmiş adaylıklar olsa bile CHP nin alacağı oyun ne olduğu sandığa yansıdı. 

Diğer tarafta ise kaset skandalları ile baraj korkusu yaşamış ve son bir hamle ise vatana, bayrağa sarılan MHP ise çatışmasız ortamda alacağı ve çıkaracağı vekil sayısına şahitlik ettik. Kuruldukları gündem beri çözümsüzlüğün tarafı olan vesayetin, devlet ideolojinin tartışılmaması konusunda siyasi misyon edinen ruh ikizi bu partilerin artık halkın hiçbir kesiminin beklentilerini karşılamadığı, Türkiye siyasetinin geçirmiş olduğu evrimin dışında kaldığını gördük. 

Kürt Hareketi ve Sosyalist Partiler 

Her dönem temsil sorunu çeken, partileri kapatılan, vekillikleri düşürülen kürt seçmeninin yaşadığı siyasi evrim ise farklı yazılara konu olacak türden. Fakat kısaca bahsetmek gerekirse şiddeti terk edip halkı ile siyaset yapma konusunda kendini geliştiren Kürt Hareketi adayları seçim barajlarına rağmen kimsenin tahmin etmediği oranda vekil çıkararak siyasi evrimin sandığa yansıyan en iyi sonucunu bizlere gösterdiler. 

Solda bölünerek çoğalma düşünceleriyle bir yere varılmayacağını farkına varan, ezilenlerin yanında yer almayı bu seçimde kendilerine borç sayan sol partiler ve bazı kuruluşlar Kürt hareketinin yanında koşulsuz olarak yer alarak bugüne kadar yaşayamadıkları bir seçim zaferini tattılar. Solun yenilgiden zafer çıkaran salyalı nutukları yerine, bir arada zafer kazanmanın hazzını 12 Haziran seçiminde tanık oldular. Sol siyasettin kaderi olan “yenile yenile kazanmayı öğrenme” felsefesi yerine, birlik beraberlik, eşitlik ve demokrasi mücadelesinde yer almanın dayanılmaz hafifliğini yaşadılar. 

Sonuç olarak 12 Haziran seçimleri % 87 katılım ve mecliste % 95 temsil ile ülkemizin bugüne kadar yaşamış olduğu siyasal evrimin en anlamlısını ve yol gösterici olabilecek bir siyasal sürecin rehberliğini yaptı. Çözümsüzlükte inat eden partilerin kaybetmeye mahkum olduklarını, siyasi arenada eşitlik demokrasi, barış ve istikrar konusunda samimi olan partileri artık halkın tercihi olduğunu bu seçim sonuçları bizlere gösterdi. 

EDP Adana İl Örgütü Üyesi 

www.edp.org.tr 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 32
Toplam yorum
: 11
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 808
Kayıt tarihi
: 12.03.09
 
 

29 yaşındayım Adanada yaşıyorum. Kendime ait bir kırtasiye dükkanım var. Aynı zamanda İşletme mez..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster