Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Haziran '20

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
44
 

Siyasette Lider ve Liderlik

Siyaset kurumu içinde liderlerin varlığı uzun senelerdir tartışılmıştır.

Bir örgütü veya organizasyonu ileriki dönemlere taşıyacak unsur, onun kurumsallaşması mıdır, bir başka tabirle “kurum kültürünün” oturmuş olması mıdır, ya da...

Her şeyin tek bir kişinin “inisiyatifine” bırakılması mıdır?

Bir toplumun/devletin/ülkenin varoluşunda, kaderinde, yarınında liderlerin/önderlerin yeri çok önemlidir. Öyle liderler vardır ki, gösterdikleri “liderlik vasıflarıyla”, devletini/toplumunu, karanlık tünellerden çıkarıp aydınlığa taşıyabilirken...

Öyle liderler vardır ki... Hırslarına ve beşeriyetin zaaflarına yenik düşerek, toplumlarının mahvına neden olabilirler.

 

Amerika Birleşik Devletleri, günlerdir protesto ve sokak gösterilerine ev sahipliği yapmakta. Siyahî bir ABD vatandaşının hunharca öldürülmesi sonrasında, sokak gösterileri dalga dalga ABD sınırları dahil, başka farklı ülkelerin sınırlarına da sirayet etti.

Bu girizgahtan sonra gelmek istediğim husus...

Lider ve Liderlik vasfı! Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Trump, bence ABD için tam bir hayalkırıklığıdır. Popülist ve pragmatist bir siyaset tarzı izleyen Trump, hem ülkesinde krizlere ve kaosa neden oluyor; hem de sınırötesi bölgelerde de krizleri ateşleyen bir politik tavır takınıyor.

Şöyle baktığımızda... Ne ABD ne İngiltere ne de Fransa doğru düzgün bir liderlik sergileyebilmiştir. Liderlik veya aşırı bir biçimde ön plana çıkarılan lider, yazımın başında belirttiğim gibi, başında olduğu örgüt/organizasyon ya da devlet için yeri geldiğinde avantajlara sahip olabildiği gibi... Karar alma, kontrol ve denetim mekanizmalarının, denge üzerinde işleyebilmesi bağlamında sıkıntılara da neden olabilecektir.

Son dönemde ne kadar tartışılırsa tartışılsın, Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, ülkemizde en beğenilen “lider” olma vasfını sürdürmektedir. Türkiye’de liderlik gerçekten de aşırı bir öneme sahiptir. Öte yandan, iktidar cephesi açısından büyük talihsizlik, Sayın Erdoğan düzeyinde bir “liderin” muhalefet cephesinde olamamasıdır. Bu durum, siyaset kurumu içinde bir rehavete neden olabilmekte ve sistemin tıkanmasına yol açmakta.

***

Wikipedia internet ansiklopedisi, lideri şöyle tanımlamış:

“Bulunduğu çevreye yarar sağlayan, süregelen gelenekte köklü değişiklikler yapan, çevreyi yönetmek için, sorumluluğu; sezgi, zeka ve bilgiye dayalı karar ve uygulamalarla taşıyan kişi.”

 

Tekrar ülkemizden dünyaya döndüğümüzde, ABD Başkanı Trump’ın nasıl bir liderlik yaptığını görüyoruz. Günü gününü tutmayan, stratejik ortaklık, ittifak yaptığı ülkeleri sosyal medya hesaplarından tehdit eden bir çizgi film karakteri! Ne ülkesinde doğru düzgün bir siyaset izleyebildi ne de dünyada. Krizden ve çatışmadan beslenen bir liderlik tavrını sürdürmesi, sadece ülkesinde değil, güya “stratejik çıkarlarının” olduğu bölge ve ülkelerde de istikrarsızlığa ve krizlere neden olmakta.

 

Buradan tekrar ülkemize geldiğimizde, Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın, yıllardır rakipsiz olarak siyaset kurumu içinde varlığını sürdürmesi, siyaset kurumu içinde bir “figür” değil de, siyasetin gidişini ve kırılma noktalarını büyük bir maharetle yönlendiren bir “aktör” olması hasebiyle, Türkiye zor dönemleri belki siyasetin kendi doğal akışının tersi bir süreçte geçtiyse de, son tahlilde Sayın Erdoğan’ın siyasal kimliği ile siyaset tarzı istikrarını korumakta.

Burada bir şeyi açık etmek istiyorum...

Kamuoyumuz tarafından Sayın Erdoğan’a yöneltilen eleştiriler, işte tek adam olduğu, her şeye tek başına karar verdiği, danışma ve müzakerenin olmadığı, denetimsizliğin sistemi kaosa soktuğu tarzındaki bu eleştiriler şuan için benim ilgi alanımda değil.

Şu sayacaklarım hangi lider tarafından zımnen de olsa korunmuyor!

- Lider Sultası...

- Lider Kültü...

 

Bugün Cumhuriyet Halk Partisi’nde de parti içi demokrasinin “olması gerektiği” kadar var olabildiğini iddia edebilir miyiz?

Türkiye’ye has lider sultası ile lider kültü yaratımı, işbaşına gelen tüm siyasetçiler tarafından üstü kapalı olarak korunmakta. Bugün Sayın Erdoğan, dediğim gibi, parti içi demokrasiye izin vermediği, tek merkezden her şeye karar verdiği yönünde eleştiriliyor ya...

O zaman sorumuz şu:

Türkiye’de Sayın Erdoğan’ın varlığında anlam bulan karizmatik liderliği sergileyebilecek namzet bir siyasetçi var mı?

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 501
Toplam yorum
: 112
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 75
Kayıt tarihi
: 18.05.16
 
 

Ben, Uludağ Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü mezunuyum. Şuan için öze..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster