Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Aralık '14

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
139
 

Siyasi tasfiye tarihinin kanlı bir sayfası

Siyasi tasfiye tarihinin kanlı bir sayfası
 

http://upload.wikimedia.org/wikipedia/en/c/cc/Hitler_1928_crop.jpg


Dünya siyasi tarihi aynı zamanda siyasi tasfiyelerin de tarihi bir bakıma. Siyasi güce ulaşma ve sürdürme yolunda engellerin ve rakiplerin ortadan kaldırılması söz konusu ise bunun bir zamanlar yan yana yürümüş olanlar arasında olması adeta bir kadere dönüşmekte, gerçekte de siyasi tasfiyelerin en zalimce olanları siyasi hareketlerin içindeki hesaplaşmadan kaynaklanmaktadır.

Yakın tarihimizde kurulan İstiklal Mahkemeleri ve İzmir Suikasti davasının kurdurduğu darağaçları ile, bir kısmı artık muhalif unsurlara dönüşen milli mücadele döneminin yoldaşlarının sindirilmesi bunun bir örneğini oluştururken, bugünlerde tasfiye edilmekte olan eski yoldaşı ile iktidarın çatışması tarihin bu açıdan tekerrür faslının ülkemizde uzun süre kapanmayacağını göstermektedir belki de.

Yazımızın konusu ise yakın siyasi tarihin en kanlı tasfiye sayfalarından birisi ve "uzun bıçaklar gecesi" olarak kayıtlara geçen Alman radikal sağının paramiliter örgütü SA' ların (Sturmabteilung-Saldırı Birliği) Hitler’in mutlak iktidarı ele geçirme yolunda ortadan kaldırılması olayıdır.  Bizzat Hitler tarafından idare edilen operasyonla tuzağa düşürülen SA’ların eşcinsel lideri Ernst Röhm başta olmak üzere lider kadrosu ile birlikte yüzlerce örgüt üyesi 1934 yılının 30 Haziran’ı ile 2 Temmuz’u arasındaki üç gün içerisinde kendisine bağlı SS’ler (Schutzstaffel-Muhafız Birliği) eliyle infaz edilmişlerdir. Bazı kaynaklara göre bine yakın SA üyesi ve yakınlarının infaz edildiği olay sonrasında yoğun bir duygusallıkla şüphe içinde bulunan Hitler’i, ölüm döşeğinde bu katliamı onaylayan cumhurbaşkanı Hindenburg rahatlatır. Birkaç ay sonrasında da Hindenburg’un ölümü üzerine Hitler Cumhurbaşkanı’nın tüm yetkilerini de kendisinde toplamıştır. Buna olanak veren yetki yasası (Law to Remedy the Distress of People and Reich) Tehlikedeki Halk ve Devlet İçin Çözüm Yasası adıyla daha önce Mart 1933’de parlementodan geçmiş ve Hindenburg tarafından onaylanmıştı. Bunun da öncesinde Reistag Yangını yasası ile ülkedeki güçlü bir temele sahip olan komünistler yasaklı olarak siyasetten silinmiş, sosyal demokratlar da sindirilmişti. Buna karşılık 1929 ekonomik krizinin de etkisiyle artan işsizler ordusunun radikal çözüm beklentisiyle dahil olduğu SA’ların devrimci olarak nitelenen sol kanadı Hitler’in mutlak iktidarı  için önemli bir engel oluşturmaktadır. Sayıları 3 milyonu aşan SA üyesi paramiliter “kahverengi gömlekliler” in Ernst Röhlm gibi Hitlerin siyasi yaşamının en erken döneminden beri içli dışlı olduğu birisi ile kontrolü mümkün görünmemektedir. Üstelik SA’ların, Versay Anlaşmasıyla sayısı 100 bin olarak dondurulan Alman ordusunun yerini alması fikri ordu komutanlarını, halka dayanan bu gücün Nasyonal Sosyalist temeldeki devrimci talepleri de Alman işadamlarını rahatsız etmektedir. Siyasi tansiyon Başbakan Yardımcısı olan ve Hitler’in şansölyeliği için Hindenburg’u ikna eden Von Pappen’in Haziran ayı ortalarında hükümet terörü aleyhine ve SA’lara ikinci devrim için çağrı yapan konuşması ile doruğa tırmanır. Konuşma Hitler’in tüm engelleme çabalarına rağmen kamuoyuna sızar. Hitler iktidar için tehlike çanları çalmaktadır.  

Katliam operasyonunun zamanlaması öylesine kritiktir ki, bu sayede Hitler bir taraftan Alman ordusunun güvenini kazanırken diğer taraftan da Alman siyaset arenasında tüm rakiplerinin artık kendisini ölümüne kadar engelleyemeyeceği bir güce erişmiş ve elinde bulundurduğu şansölyelik unvanını ölüm döşeğindeki karizmatik lider Hindenburg sonrasında cumhurbaşkanlığı ile birleştirerek diktatörlüğünün önündeki tüm engelleri ortadan kaldırmıştır. O günün sonrasında Hitler’i yakından gözlemleyen özel mimarı Albert Speer (sonrasında silahlanma bakanı) Röhm Darbesi olarak nitelediği olay sonrasında tanık olduklarını şöyle aktarıyor:  “Hitler Münih’te bir dizi tutuklama gerçekleştirdikten sonra 1 Temmuz sabahının geç saatinde döndü ve emir subayından yeni tasarılarımın olup olmadığı, varsa alıp getirmem için bir telefon aldım… Hitler çok heyecanlıydı ve bugün hissediyorum ki büyük bir tehlikeden sıyrılıp gelmişti. Cesaretini sergilemek için nasıl Wiessee’deki (Röhm’ün dostu eşcinsellerle tatil yaptığı ve parti verdiği) Hanselmayer Oteli’ne nasıl zorla girdiğini, silahsız olduklarını ve bu domuzların kendilerine karşı silahlı güçleri kullanıp kullanmayacaklarını dahi bilmediğini defalarca anlattı. Buradaki homoseksüel ortamdan tiksinmişti… Şahsi girişiminin son dakikada bir felaketi önlediğine inanıyordu.”(Albert Speer, Inside the Third Reich, 1971).

Sonuç olarak siyasi kariyeri boyunca ve darbe girişimlerinde desteğini aldığı SA’lar eliyle Nasyonal Sosyalist Parti dışındaki siyasi rakiplerini acımasızca ortadan kaldıran Hitler ve yakın kadrosu (Göring, Himmler, Goebbels v.b.) giderek parti içerisinde otoritesine tehdit oluşturan  SA’ların yönetici kadrosunu yine kendisine sıkı sıkıya bağlı Muhafız Birliği SS’lere bizzat kumanda ederek kanlı biçimde tasfiye etmiştir. Kendisini iktidara taşıyan muhafazakar siyaset adamı ve Başbakan Yardımcısı Von Pappen olay sonrasında Hitler’in hışmına uğrayarak istifa etmek zorunda kalmış ve siyasi kariyerine savaş döneminde Almanya’nın Türkiye büyükelçisi olarak devam etmiştir.      

http://en.m.wikipedia.org/wiki/Sturmabteilung

http://en.m.wikipedia.org/wiki/Schutzstaffel

http://en.m.wikipedia.org/wiki/Night_of_the_Long_Knives

http://en.m.wikipedia.org/wiki/Stennes_Revolt

http://en.m.wikipedia.org/wiki/Ernst_R%C3%B6hm

http://en.m.wikipedia.org/wiki/V%C3%B6lkischer_Beobachter

http://en.wikipedia.org/wiki/Hermann_Ehrhardt

http://en.wikipedia.org/wiki/Von_papen

http://en.wikipedia.org/wiki/Marburg_speech

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değerli bloğuna konu olan bu dramatik ve elim siyasal tasfiye olayları bana -nedense- ünlü bir romanın dokusunu anımsattı. Biraz tarih bilen, çağdaş ve yurtseverler olarak epeydir kendimizi yazgısı değiştirilemeyen bir "Kırmızı Pazartesi romanı" içinde hissediyoruz. Gabriel Garcia Marquez’in ünlü romanını okuyan(lar) bilir… Gerçek bir olaydan alınan romanda, kurbanın, tüm kasaba halkının cümleten malumu olan şahıslarca öldürüleceği bilinir. Cinayet saatinin tıkır tıkır çalıştığının, herkes önceden farkındadır. Ama kimse, cinayeti önlemek için bir şey yapmaz. Herkes topluca hipnoz olmuş da basireti ve eli kolu bağlanmış gibidir. “Kırmızı Pazartesi” bu yüzden, kaçınılmaz sonu önceden malum olan bir öyküdür. Kahredici bir kaderciliği anlatan kitabın orijinal adı bu sebeple gerçekte “Önceden ilan edilen bir ölümün anlatısı”dır. Tek itirazım ise İzmir suikastının ve devamındaki sonuçların bu türden dev 'asa tasfiyelerle aynı kefeye konulmasıdır. Emeğine ve paylaşımına teşekkürler, sevgilerle

Ersin Kabaoglu 
 18.12.2014 15:53
Cevap :
Değerli katkın için teşekkürler. Konuya "siyasi tasfiye" açısından nesnel bakınca yakın tarihten ve bizden bir örnektir "izmir Suikasti" davası ile yapılan tasfiye. Bunun bir nevi sağlaması "Bir garip suikast davası" başlıklı blogda mevcut. Her neyse, "Kırmızı Pazartesi" saptaması yerine oturuyor haklısın. Ancak benim bu konunun derininde ilgimi çeken bir diğer nokta Nasyonal Sosyalist partinin içindeki Marksist olmayan ve tabanı olan sol kanadının varlığı. Sonuçta SA'lar aş ve iş derdindeki fanatik Alman milliyetçileri ve komünistleri yıldırmak için örgütlenmiş paramiliter işsizler ve ezilmişler ordusu. Ancak "uzun bıçaklar gecesi" kanlı tasfiyesi Hitler' in mutlak gücü ele geçirme adına bir nevi iç darbesi. Bu niteliği ile de verdiğim örneklere yaklaşıyor. Ayrıca Hitler bu tasfiyesi ile SA'lara yem olmaktan korkan ordu komutası ile ikinci devrimden korkan kapitalistleri de rahatlatıp safına alıyor. Baki selam ve sevgiler.  18.12.2014 16:43
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 129
Toplam yorum
: 183
Toplam mesaj
: 16
Ort. okunma sayısı
: 1028
Kayıt tarihi
: 12.06.06
 
 

Gazi Üniversitesi İ.İ.B.F mezunuyum. Yüksek Lisans diplomalarımı G.Ü Sosyal Bilimler Enstitüsü'nd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster