Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Haziran '08

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
283
 

Siyasiydi

Siyasiydi
 

Bir genç tanımıştım. Kendisi biraz siyasiydi. Hatta bir okulun siyasi parti lideriydi. Baya tanınır bir kişilikti ve sicil dosyaları tek başına bir rafı dolduracak kadardı. Çoktu. Cinayet suçundan dahi yargılanmıştı. Ama nefsi müdafaa olarak sonuçlanmış.

Bu genç henüz doğmuştu ve babası çocuğun kulağına bağırıyordu;

- Kurtuluş, Kurtuluş, Kurtuluş.

Çocuğun adı artık Kurtuluş’tu. Kurtuluş mahallede ki mavi binaya gidiyor ve ders görüyordu. O artık okulluydu. İlkokul beşinci sınıfa gidiyordu ve o artık kocaman bir delikanlıydı. Artık kavga ediyor kendinden dört beş yaş büyükleri dövüyordu. Altıncı sınıfta ise sigaraya başlamıştı. İlk cinayetini de o zaman ciğerlerini öldürerek işlemişti aslında. Kurtuluş sekizinci sınıfa geldiğinde çok mutluydu, çünkü bu onun son okul yılıydı.

Aldığı disiplin suçları parmaklarının sayısını çoktan geçmiş olmasına rağmen okuldan atılmamıştı. Öğretmenleri onun okuldan mezun olarak ayrılmasını istiyorlardı. Çünkü kurtuluş hiçbir zaman yüz üzerinden seksenin altında bir not almamıştı. Nasıl oluyor da bu kadar yaramaz bir çocuk bu kadar yüksek notlar alıyordu bilmiyordum ama Kurtuluş gerçekten zeki bir çocuktu.

Neyse Kurtuluş’un okulu bitmiş ve o boş gezenin boş kalfası olmuştu. Mahalledeki bir serseriydi. Kendine yeni çevreler edinmeye başlamıştı. İlk defa ona değer veren arkadaşları olmuştu. Onlar için canını bile verirdi. Bu arkadaşları sayesinde bir partinin görüşlerini benimsedi ve o partinin mensubu oldu. Her yere afişler asıyor ve halktan o partiye oy vermelerini istiyordu. Çünkü üstünde ki insanlar ondan bunları yapmasını istiyordu. O günlerde kafaya koymuştu; o da afiş astırtacaktı. Hedefini belirlemişti artık. Her geçen gün hedefine yaklaşmaya başladı. Yükseldi, yükseldikçe güçlendi, güçlendikçe kirlendi. Beline silahını, arkasına en güvendiği üç arkadaşını almış ve bir takım olmuştu artık. Takımının lideriydi. Onlar “muhteşem dörtlü” gibiydiler.

Kurtuluş’un yalnız gezdiği günlerde olurdu elbet. Yine o günlerden biriydi. Benimle tanıştı. Kendisi biraz siyasiydi. Hatta bir okulun siyasi parti lideriydi. Baya tanınır bir kişilikti ve sicil dosyaları tek başına bir rafı dolduracak kadardı. Çoktu. Cinayet suçundan dahi yargılanmıştı. Bu genç sürekli karşıt görüşlü parti mensuplarıyla çatışır, kavgalar ederdi. Kavgalarda büyüktü hani. Öyle tekmeyle yumrukla değil. Bıçak dahi olmazdı kavgalarda. Sadece silahlar konuşurdu. Herkes birbirini vururdu.

Yine böyle bir gecede eve gidiyordum. Kurtların sevdiği havaydı. Karanlık ve sokak lambaları kırılmış bir sokaktan geçerken karşıma üç tane serseri çıktı. Hemen belimde taşıdığım ama hiç kullanmadığım silahımı çektim.

Kurtuluş’ta aynı akşam üç can yoldaşıyla geziyordu. Hava barut ve kan kokusu vardı. İşte tam o anda karşılarına bir genç çıktı. Kurtuluş’un arkadaşlarından biri;

“Hey sen, salak. Gecenin bu saat dışarıda ne işin var. Git hadi evine, geri dön.” dedi.

Karşısında ki genç ise;

“Salak sensin lan. Benim evim o tarafta. Siz çekilin yolumdan” dedi.

O gece bende karşıma çıkan dört serseriye çok sinirlendim. Biraz tartıştık. Kötü bir şeyler olacağını anladım ve hemen silahımı kurdum.

Kurtuluş o akşam arkadaşının tartışmasını izliyordu ve arkadaşının silahını çektiğini gördü. Arkadaşı “ne diyorsun lan sen” diyerek ateş etti. Karşıdan bir “ah” sesi geldiğini duyan Kurtuluş hemen arkadaşının önüne atladı. Çünkü biliyordu ki mutlaka karşıdan da bir kurşun gelecekti.

O sırada bacağımdan vuruldum ve hemen karanlığa doğru ateş ettim. Aslında karanlığa değil Kurtuluş’a ateş etmiştim. Kurtuluş, arkadaşının kurtuluşu olmuştu ama kendisi kurtulamadı. O gece karşımdakilerin Kurtuluş ve arkadaşları olduklarını bilseydim asla ateş etmezdim ve eminim ki Kurtuluş karşılarındaki gencin ben olduğumu bilseydi; her ne pahasına olursa olsun, arkadaşına o kurşunu sıktırmazdı. Çok üzgünüm Kurtuluş…

..::Mr.Gunes::.. [(23.08.2006) - (15:42)]

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 12
Toplam yorum
: 14
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 683
Kayıt tarihi
: 13.06.08
 
 

Trakya Üniversitesi Makina Mühendisliği öğrencisiyim. Bulgaristan doğumluyum. Bursa'da yaşıyorum. Ya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster