Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Mart '11

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
712
 

Siz, sizin kim olduğunuzu biliyor musunuz?

Siz kimsiniz? Bu soruyu sorduğumda hep benzer cevaplar alırım. Genelde isim söylenir doğrudur. En geniş kapsamlı kimlik tanımı yapanlar mesleklerini söyler. Bu kadar…Ancak kimlik bu kadar basit bir kavram değildir. 

Kim olabileceğimizi gerçekten tasarımlayabiliriz. Biz insanlar kendimizi kötü hissetmek için bir çok yol yaratmışsızdır. Kimlik boyutunda…Örneğin; ben çirkinim. Bu basit bir cümledir ilk başta. Sonra yavaş yavaş dilimize yerleşir ve kendimiz hakkındaki düşüncemiz olur. Sonra bunu hissetmeye başlarız ve duygumuz dönüşür. Sonra bu yeni hislerimize ve düşüncelerimize layık olmaya çalışırız, davranışlarımızı buna göre düzenleriz. Ve Gandhi’nin de dediği gibi; 

Sözlerinize dikkat edin düşüncelerinize dönüşür,  

Düşüncelerinize dikkat edin duygularınıza dönüşür,  

Duygularınıza dikkat edin davranışlarınıza dönüşür,  

Davranışlarınıza dikkat edin alışkanlıklarınıza dönüşür,  

Alışkanlıklarınıza dikkat edin değerlerinize dönüşür,  

Değerlerinize dikkat edin karakterinize dönüşür,  

Karakterinize dikkat edin kaderinize dönüşür. 

Öyleyse tek bir cümle kimlik boyutuna taşındığında kaderimizi biçimlendirebiliyorsa ve tekrar tekrar yaptıklarımız yavaş yavaş kimliğimize dönüşüyorsa, bir durup düşünüp kendimize ben kimim diye sorsak iyi etmez miyiz? 

Kim olduğumuz konusunda yeni inançlar geliştirebiliriz. Buna istinaden davranışlarımız da değişip yeni kimliğimizi destekler hale gelir. Bundan böyle kendiniz için söylediklerinize dikkat edin. Siz kimsiniz? Bir düşünün, verdiğiniz cevaplardan memnun musunuz? 

Bazen kabul etmesek de mutsuzluğumuzun ya da tıkanmışlığımızın sebebi kendi hakkımızda kimlik boyutuna taşımız olduğumuz düşüncelerimizdir. Ben çirkinim, başarısızım, beceriksizim, aptalım, zavallıyım… 

Gelin kendimizi tekrar yapılandıralım. Kimliğinizde neler olsun isterdiniz. Ben öğretmenim, ben anneyim, ben neşe kaynağıyım, ben başarılı bir iş adamıyım, ben akıllı bir öğrenciyim, ben zekiyim vs. Ne olmak isterdiniz? Hemen şu anda karar verin. Heyecanlı değil mi? Ve hemen şimdi bu yeni kimliğinizle tutarlı bir biçimde yaşamaya başlayın ve çevrenizdeki herkese bunu duyurun. 

Artık yeni kimliğimize büründüğümüze göre, o kimliğe göre düşünmeye, hissetmeye ve davranmaya başlayabiliriz. İşte o zaman biz , o ‘tasarımladığımız insan’ oluruz. Hem de ta kendisi oluruz… 

Tıkanmışlıkları çözmek her zaman mümkündür. Karanlığı aydınlatmak için o kadar da fazla ışık gerekmeyebilir… 

 

Sevgiler… 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

karanlıkları aydınlatmak için çokta fazla ışık gerekmeyebilir...Harika İnci..Bana huzur veriyorsun...Başımızı karanlığa değil,ışığa doğru çevirelimmm:)))

Didem KANDEMİR 
 04.04.2011 19:58
Cevap :
Merhaba, bazen gecede oluyoruz bazen kışta.Ama her gecenin sonunda güneş dogar, kıştan sonra bahar gelir. Yeter ki tıkanmıslıklarımızı kimlik boyutuna taşımayalım. Degerli yorumun icin tesekkür ederim... sevgiler...  05.04.2011 21:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 76
Toplam yorum
: 46
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 1040
Kayıt tarihi
: 28.11.10
 
 

İnci AKTAŞ 1984 yılında Bursa'da doğdu. Uludağ Üniversitesi İşletme bölümünden mezun oldu. İstanb..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster