Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Aralık '11

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
413
 

Siz bugün kaç yaşındasınız?

Siz bugün kaç yaşındasınız?
 

alıntıdır


Mutfak sohbetindeyiz yine. Kaynayan çayın buharı camı buğulandırırken masada oturmuş annemin koşturmalarını izliyorum. Her şeye aynı anda hakim olma yetisini de hazır yeri gelmişken bir kez daha tebrik ediyorum. Çay demlenirken bize kahve hazırlıyor, bir yandan da muhabbet ediyor.

Sohbetlerimizin en verimlisi masa başında geçenler nedense. Koltuklara serilip rahat rahat konuşmak varken, illa ki mutfakta o taburelerde oturulacak. İkimizde de takıntı halini aldı. Kahveler piştikten sonra oturduk ikimizde yerimize. Yerlerimiz diyorum onlarda bellidir çünkü. Kimse kimsenin taburesine oturmaz bizde:)

Başlıyor anlatmaya. Önce yeğenlerden sonra kendisinden devam ediyor.

****

Birden yıllar önce yaptığı konuşmalara gider, yaşadığı bir olayı anlatır ve bugün ile değerlendirir. Bu kez;

“Biz kırklı yaşların başında teyzenlerle konuşurken, kendimizi hep daha genç hissettiğimizi söylerdik. Öyleydi de. Kırkların başındayken kendimi henüz 30 – 35 yaş arası gibi hissederdim. Hatta bazen 35 i bile fazla bulurdum, yakıştırmazdım kendime” dedi.

Belli ki, bugün o zamana oranla kendini daha bir yıpranmış hissediyordu.

“Bir önceki günü aratmayacak günler yaşamalı insan. Her gün aynı şeyleri yapmak sıkıntı verse de, biliyorum bir gün gelecek bugünleri de arayacağım” dedi ardından.

Neden böyle olur bilinmez ama dediği de yanlış değil. Sahiden her geçen gün aranıyor ve biyolojik yaşın ne olursa olsun, ruh yaşını ruh halin belirliyor.

****

Bazen baktığımda kendime 25-26 yaşı hiç yakıştıramam mesela. O gün öyle çok şey üst üste gelir ki, yaşımdan büyük şeylere olgunluk göstermek zorunda kalırım ve birden yolun yarısına varırım. Bazen de tam tersi, hala 16 da seyir eden, sorumlulukları oldukça hafif biriymişim gibi rahat olurum.

Yaşını belirlemek gerçekten insanın ruh haliyle mi alakalı?

Her geçen günün arandığı şu hayatta kendimize verebileceğimiz en güzel hediye “az yıpranmak.”

Her derdin bir çaresi, her çaresi bulunanın bir yenisi olacak her zaman. Olacak ki, hayat devam etsin.

Bu süreç içerisinde ise yapılacak en güzel şey, şimdi hissettiğimiz yaşı sabit tutmak. Mevsim geçsin, düzen değişsin, güneş batsın yeniden doğsun ve bizim ruh yaşımız hep aynı yerinde seyir etsin. Hep en genç haliyle, en mutlu gününde, en coşkulu,en sağlıklı saatlerinde kalsın.

Yapmak söylemek kadar kolay olmasa da, zorluklar bizlerin varacağı güzelliklere giden yoldur. İçimiz, kaç yaşına gelirsek gelelim hep aynı kalsın. Ne yüreğimizin taa derinlerinde barınan o çocuk bizi bıraksın, ne de “an” ın kavramı unutulsun.

Dün bitti, yarın gelecek, önemli olan ise; şimdi!

İçinde bulunduğumuz anın değerini bilerek, bugünün bize verilmiş yeni bir armağan olduğunun düşünerek soruyorum;

Siz bugün kaç yaşındasınız?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yarın var ve hep yarın var olacak. Gecenin gizemli karanlığı her gün yeni ümitler ve sevinçlerin eşliğinde yırtılacak.Aydınlığa ve umuda yolculuğa çıkacak. İş ki bu duyguları asla yitirmememiz kaydıyla.Güneş her gün yeniden doğarken hayatımıza, yaş değil önemli olan Merveciğim, geride bırakabildiğimiz ve yansıtabildiğimiz mutluluktur hem kendimize hem de çevremize.Sevgilerimle canım kızım.

Ay Şen 
 02.12.2011 0:43
Cevap :
Haklısınız Ayşen Hanım. Birşeyler değişirken önemli olan iz bırakabilmek. Girdiğimiz hayatlara güzellikler katıp, bulunduğumuz yeri koruyabilmek. Sevgiler Ayşen Hanım, özlendiniz.  02.12.2011 11:27
 

Bu durumda ruh yaşı kalıcı değil :) Ve istediğimiz yaşta olabilmek bizim elimizde.Ben hâlâ otuzlara gelemedim :)Kaleminize sağlık.Sevgiler…

Naz Avcı 
 01.12.2011 22:38
Cevap :
Günaydın, Evet hepimizin değişken bir yaşı var:)duruma, şartlara göre değişkenlik gösteriyor. Ama şartlar ne olursa olsun bizim yaşımız hep genç olsun:) sevgiler  02.12.2011 8:34
 

İnsan hissettiği yaştadır derler ama ah şu aynalar ve fotoğraflar.. Ruhunuz genç de olsa bakınca o görüntüyle özdeşleşemiyorsunuz ileri yaşlarda. Hele bir de "Kral çıplak" diyen çocuk gibi "Yaşının adamı ol" diyen bakışlar.Bu nedenle daha beteri olmadan yaşanan her yaş değerli, doyumsuzca yaşanası.. Selamlar.

Turbest 
 01.12.2011 21:12
Cevap :
Merhaba, Çevremiz eleştiriye müsaittir hep. Ama bakacak olursanız "hoca verir talkımı kendi yutar salkımı" misali yaşının adamı ol diyen bakışlar kaç yaşında davranıyorlardır acaba? Kimse için değil önce kendiniz için herşey. Siz mutlu olursanız bu çevreye de böyle yayılacak ve herkes imrenecektir. Kaç yaşına gelirsek gelelim hangimizin içinde bi çocuk yok ki... teşekkür ederim yorumunuz için saygılar...  01.12.2011 22:02
 

Niçin her yazın bana bir öykü gibi geliyor.. Öykü gibi de ondan, diyeceksin... dersen haklısın...Sanırım bir gün öyküleşecekler ve olacaklar... Bir de böyle düşün... Saygılar ...

Erdal Ceyhan 
 01.12.2011 17:53
Cevap :
Hocam sizlerin fikirleri benim için çok önemli ve kıymetli. sizler böyle düşündükçe bende daha pozitif bakıyorum yazdıklarıma. çok teşekkür ederim cesaret verdiniz.neden olmasın, değil mi? selamlar,saygılar  01.12.2011 20:23
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 668
Toplam yorum
: 3225
Toplam mesaj
: 35
Ort. okunma sayısı
: 1757
Kayıt tarihi
: 19.12.10
 
 

İstanbul doğumlu. Kuantum Yaşam Koçu. EFT, NLP, ETKİLİ İLETİŞİM, BEDEN DİLİ gibi bir çok konuda e..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster